
Backtrack, kızını trajik bir kazada kaybetmiş olan psikoterapist Peter Bower’ın hikayesini merkezine alıyor. Peter, bir yandan yas tutarken bir yandan da mesleğine dönmeye çalışır. Ancak seanslarına gelen hastaların her birinde bir tuhaflık olduğunu fark etmesiyle işler değişir.
Zamanla bu hastaların aslında onlarca yıl önce ölmüş kişiler olduğunu anlayan Peter için gerçeklik ve sanrı arasındaki çizgi bulanıklaşmaya başlar. Backtrack, ana karakterin kendi akıl sağlığını sorguladığı bu süreçte izleyiciyi de sürekli diken üstünde tutmayı başarıyor.
Peter, gördüğü bu vizyonların nedenini çözmek için doğup büyüdüğü kasabaya, köklerine geri döner. Backtrack filminde her yol, yıllar önce gerçekleşen korkunç bir tren kazasına çıkar. Karakterimiz, sadece hastalarının değil, kendi çocukluğunun da hayaletleriyle yüzleşmek zorundadır.
Filmin atmosferi, Avustralya’nın puslu ve melankolik dokusuyla birleşerek gerilimi katlıyor. Peter’ın keşfettiği sırlar, izleyiciye "Bazı anılar neden unutulur?" sorusunu sordururken, Backtrack finale doğru hızla yaklaşan bir gerilim trenine dönüşüyor.
Yönetmen Michael Petroni, Backtrack ile suçluluk duygusunun insan zihnini nasıl hapsedebileceğini ustalıkla işliyor. Adrien Brody’nin melankolik yüz hatları ve başarılı performansı, karakterin içsel acısını ve yaşadığı korkuyu iliklerinize kadar hissettiriyor.
Eğer atmosferik gerilimlerden, ters köşe yapan senaryolardan ve gizemli hikayelerden hoşlanıyorsanız; geçmişin tozlu sayfalarını aralayan Backtrack sizin için doğru tercih olabilir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...