
Dram

Rubin "Hurricane" Carter

Lesra Martin

Lisa Peters

Sam Chaiton

Terry

Della Pesca

Mae Thelma

Lt. Jimmy Williams

Myron Bedlock

Leon Friedman
Rubin "Hurricane" Carter, orta sıklet boks dünyasının zirvesine tırmanmak üzere olan, hızı ve gücüyle tanınan başarılı bir sporcudur. Ancak 1966 yılında New Jersey'de bir barda işlenen üçlü cinayetin ardından hayatı altüst olur. Irkçı önyargıların ve yozlaşmış bir adalet sisteminin hedefi haline gelen Carter, işlemediği bir suçtan dolayı ömür boyu hapis cezasına çarptırılır. Hapishane duvarları arasında geçen yıllar, onun sadece fiziksel özgürlüğünü değil, ruhundaki umudu da çalmaya başlar.
Carter, yaşadığı haksızlığı anlattığı "The Sixteenth Round" adlı otobiyografisini kaleme alır. Yıllar sonra bu kitap, Brooklynli bir genç ve onunla birlikte yaşayan Kanadalı aktivistlerin eline geçer. Carter'ın masumiyetine yürekten inanan bu grup, davayı yeniden açtırmak için hukuk sistemine karşı amansız bir savaş başlatır. Film, bir adamın parmaklıklar ardındaki direnç öyküsüyle, dışarıdaki bir grubun adalet arayışını paralel bir kurguyla işler.
Bu etkileyici biyografi hikayesi, sadece bir boksörün ringdeki başarılarını değil, asıl zaferini ring dışındaki kirli düzene karşı nasıl kazandığını gözler önüne seriyor. Onaltıncı Raund, adaletin geç de olsa tecelli etmesi için ödenen ağır bedellerin hikayesidir.
Denzel Washington, Rubin Carter rolüyle kariyerinin en zirve performanslarından birini sergiliyor. Fiziksel dönüşümü bir yana, karakterin hapishanedeki öfkesini, kabullenişini ve ardından gelen yeniden doğuşunu o kadar derinlemesine hissettiriyor ki, izleyici Carter’ın her bir yumruğunu kalbinde hissediyor. Washington bu rolüyle Altın Küre kazanmış ve Oscar’a aday gösterilmiştir.
Vicellous Shannon, Carter’ın hayatını değiştiren genç Lesra Martin rolünde oldukça duru ve samimi bir oyunculuk sergiliyor. Ona eşlik eden Liev Schreiber ve Deborah Kara Unger gibi isimler, Carter'ın özgürlüğü için her şeyini ortaya koyan aktivist ekibi başarıyla canlandırıyor. Ayrıca Dan Hedaya, hikayenin antagonisti olan yozlaşmış dedektif rolünde nefret uyandıracak kadar ikna edici.
Yönetmen Norman Jewison, ırkçılık ve adalet temalarını işleme konusundaki ustalığını bu filmde de konuşturuyor. Film, bir spor filminden ziyade güçlü bir hukuk ve insan hakları draması olarak öne çıkıyor. Hikayenin kronolojik olmayan yapısı, Carter'ın geçmişi ile günümüzdeki hukuk mücadelesi arasındaki bağı kuvvetlendiriyor. Görüntü yönetimi, hapishane sahnelerinin klostrofobik etkisini ve ringdeki aksiyonu dengeli bir şekilde izleyiciye aktarıyor.
Gerçek yaşam öykülerinden beslenen, toplumsal adalet ve insan hakları temalı filmleri sevenler için bu yapım bir başyapıt niteliğindedir. Azmin zaferine tanıklık etmek isteyen, spor filmi tutkunları kadar etkileyici mahkeme dramalarını takip eden izleyiciler de bu filmden büyük keyif alacaktır. Irkçılığa karşı verilen sessiz ama güçlü direnişleri merak eden herkesin listesinde bulunması gereken bir eser.
Onaltıncı Raund, insanın sadece bedenen değil, zihnen de özgürleşebileceğini kanıtlayan bir film. Denzel Washington'ın devleşen oyunculuğu, tek başına bile izlemek için yeterli bir sebepken; hikayenin duygusal yoğunluğu ve adaletin peşini bırakmayan insanların tutkusu izleyiciye umut aşılıyor. Bir insanın en zor şartlarda bile onurunu nasıl koruyabileceğini görmek için mutlaka izlenmelidir.
Adaletsizlik ve Irkçılık: Hukuk sisteminin önyargılarla nasıl silah haline getirilebileceği.
Azim ve Direniş: Fiziksel ve ruhsal olarak pes etmemenin gücü.
Okumanın ve Yazmanın Gücü: Bir kitabın bir insanın hayatını nasıl kurtarabileceği.
Kefaret ve Dostluk: Hiç tanımadığın birinin hayatı için sorumluluk alma bilinci.
Bu etkileyici adalet mücadelesinden sonra şu filmlere de göz atabilirsiniz:
Esaretin Bedeli: Haksız yere hapse giren bir adamın umut ve sabır dolu hikayesi.
Ali: Bir başka efsane boksörün, Muhammed Ali’nin hem ringdeki hem politikadaki mücadelesini anlatan biyografi türünde bir eser.
Just Mercy: Genç bir avukatın, haksız yere idam cezası alan bir mahkumu kurtarma çabası.
Denzel Washington, Rubin Carter rolüne hazırlanırken gerçek Carter ile uzun zaman geçirmiş ve boks sahneleri için profesyonel boksörlerle bir yıl boyunca antrenman yapmıştır. Film vizyona girdiğinde bazı tarihi detayların saptırıldığına dair eleştiriler alsa da, Rubin Carter’ın kendisi filmin ruhunu ve mücadelesini yansıtma biçiminden oldukça memnun kalmıştır. Bob Dylan’ın ünlü "Hurricane" şarkısı da bu haksızlığa dikkat çekmek için yazılmıştır.
Evet, film boksör Rubin "Hurricane" Carter'ın işlemediği bir cinayet yüzünden yaklaşık 20 yıl hapiste kalmasını ve sonrasında gelen özgürlük mücadelesini anlatmaktadır.
Carter, cinayetle suçlandığı dönemde şampiyonluk maçına çıkmaya hazırlanıyordu ancak hapse girmesiyle kariyeri son buldu; yine de boks dünyasında bir efsane olarak kabul edilir.
Boks maçları genellikle 15 raund sürer; "Onaltıncı Raund" ismi, Carter'ın ring dışındaki adalet mücadelesinin, gerçek maçtan çok daha uzun ve zorlu geçtiğini sembolize eder.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...