
Critical Care, idealist bir genç doktor olan Werner Ernst’in, stajyerlik döneminde karşılaştığı absürt ve trajikomik olayları konu alıyor. Film, sağlık sisteminin bir "şifa merkezi" olmaktan çıkıp nasıl devasa bir "kar makinesine" dönüştüğünü sert bir dille eleştiriyor. James Spader’ın hayat verdiği Ernst, vicdanı ile kariyeri arasında sıkışırken, sistemin dişlileri arasında hayatta kalmaya çalışıyor.
Filmin merkezinde, bitkisel hayattaki yaşlı bir hastanın bakımı üzerine çıkan büyük bir kaos yer alıyor. İki kız kardeşin babalarının mirası ve yaşam desteği üzerindeki kavgası, Critical Care filminin dramatik tansiyonunu yükseltiyor. Bir yanda hastayı sadece bir "gelir kapısı" olarak gören hastane yönetimi, diğer yanda ise kişisel çıkarları peşinde koşan aile üyeleri arasında geçen bu hikaye, izleyiciye "Bir insan hayatının bedeli nedir?" sorusunu sorduruyor.
Usta yönetmen Sidney Lumet, Critical Care ile tıp sektöründeki sigorta şirketlerinin ve hukuk sisteminin hastalar üzerindeki etkisini kara mizah öğeleriyle harmanlıyor. Film, sadece bir hastane draması değil; aynı zamanda bürokrasiye ve açgözlülüğe doğrultulmuş keskin bir ok niteliği taşıyor. Albert Brooks’un canlandırdığı Dr. Butz karakteri ise sistemin yozlaşmışlığını temsil eden unutulmaz bir figür olarak karşımıza çıkıyor.
Eğer sistem eleştirisi yapan, düşündürürken huzursuz eden ve güçlü oyunculuklarla desteklenen yapımlardan hoşlanıyorsanız, Critical Care sizin için doğru bir tercih olacaktır. Film, 90’lı yılların atmosferini tıp etiği tartışmalarıyla birleştirerek bugünün dünyasına bile ışık tutan evrensel mesajlar veriyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...