
Dram
Paçi: Av Sanatı, izleyiciyi Rize’nin sarp dağlarına, bulutların üzerindeki yaylalara ve asırlardır süregelen kadim bir geleneğin kalbine götürüyor. Filmin merkezinde, ömrünü atmaca yetiştirmeye ve eğitmeye adamış yaşlı bir adam olan "Atmaca Ustası" ile şehirden yanına gelen ve doğaya yabancı olan torunu yer alır. Karadeniz kültüründe sadece bir av aracı değil, bir yoldaş ve gurur kaynağı olan atmaca, bu dede-torun ilişkisinin hem köprüsü hem de sınavı haline gelir.
Hikâye, modern dünyanın hızına ve yapaylığına karşı, doğanın sert ama dürüst kurallarını savunur. Torun, dedesinin bu "av sanatına" başlangıçta anlam veremese de, bir atmacanın yakalanma, evcilleştirilme ve doğaya geri salınma sürecine tanıklık ettikçe hayata dair çok daha derin dersler çıkarmaya başlar. Film, adını bölgede dişi atmacalara verilen bir isim olan "Paçi"den alarak, doğa ile insan arasındaki kopmaz bağı ve bir geleneğin sessizce yok oluşuna karşı duruşunu işler.
Filmin en dikkat çekici özelliği, oyuncu kadrosunda profesyonel isimlerden ziyade bölge halkına ve yerel simalara yer verilmiş olmasıdır. Mustafa Memoğlu, Esra Memoğlu ve İbrahim Sarı gibi isimler, aslında birer oyuncu değil, o coğrafyanın ve kültürün gerçek temsilcileridir. Bu durum, filmin bir dram yapımı olmasına rağmen belgesel tadında bir samimiyet ve inandırıcılık kazanmasını sağlamıştır. Karakterlerin şiveleri, tavırları ve doğayla olan etkileşimleri yapaylıktan tamamen uzak bir portre çizer.
Yönetmen Elçin Elgür, Paçi: Av Sanatı ile Karadeniz’in sadece görsel güzelliklerini değil, aynı zamanda ruhunu ve geleneğini de kayıt altına almayı başarmış. 100 dakikalık süresi boyunca film, Karadeniz yaylalarının büyüleyici manzarasını estetik bir sinematografiyle sunuyor. ECN Film yapımcılığında hayata geçen ve Derin Film dağıtımıyla 4 Mayıs 2018'de vizyona giren yapım, "yavaş sinema" örneklerini andıran dinginliğiyle izleyiciyi huzurlu bir yolculuğa çıkarıyor.
Doğa tutkunları, geleneksel yaşam biçimlerine ilgi duyanlar ve Karadeniz kültürünü merak edenler için bu film kaçırılmaması gereken bir eser. Aksiyon ve karmaşık entrikalar yerine, insan ruhuna dokunan, sessizliğin ve doğanın sesinin hakim olduğu yapımları seven her yaştan sinemasever bu hikâyeyi beğenecektir. Ayrıca atmaca kültürüne ilgi duyanlar için bu gelenek üzerine yapılmış en kapsamlı kurmaca filmlerden biridir.
Film, günümüzde hızla kaybolmaya yüz tutan yerel değerlere ve doğa bilincine dikkat çekiyor. Bir atmacanın özgürlüğüne ne kadar düşkün olduğunu ve insanın doğaya hükmetmek yerine onunla nasıl uyum içinde yaşaması gerektiğini ustalıkla anlatıyor. Paçi: Av Sanatı, görsel bir şölen sunmanın ötesinde, izleyiciye sabrı, sadakati ve veda etmeyi öğreten duygusal bir derinliğe sahip.
Kuşak Çatışması: Geleneksel yaşamı savunan dede ile modern dünyanın etkisindeki torun arasındaki bağ.
Doğa ve Özgürlük: Atmacanın temsil ettiği vahşi doğa ile insanın bu doğaya duyduğu saygı.
Kültürel Miras: Atmacacılık geleneğinin ritüelleri, incelikleri ve Karadeniz insanı için anlamı.
Filmde de detaylıca işlenen bu süreç, doğadan ödünç alınan bir canlının tekrar doğaya bırakılmasına dayanan etik bir avcılık anlayışını temsil eder.
Filmin çekimleri Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde ve yüksek rakımlı yaylalarında gerçekleştirildi. Çekimler sırasında gerçek atmacalar kullanıldı ve atmaca ustalarından danışmanlık alındı. 2018 yılında vizyona giren yapım, Karadeniz’in kültürel zenginliğini sinema perdesine taşıyan en özgün projelerden biri olarak kabul edildi.
Karadeniz şivesinde "kız çocuğu" anlamına gelmesinin yanı sıra, atmaca avcılığında dişi ve güçlü atmacaları tanımlamak için de kullanılan sevgi dolu bir hitap şeklidir.
Film, atmacanın yakalanması ve eğitimi üzerine odaklanır ancak bu süreç doğaya zarar vermeden, tamamen geleneksel ve etik kurallar çerçevesinde gösterilir.
Yönetmen ve teknik ekip profesyonel olsa da, oyuncuların yerel halktan seçilmesi filmin doğallığını korumak adına bilinçli bir tercih olmuştur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...