
Ernő Nemecsek
Boka

Geréb
Csónakos
Áts, Feri

Csele
Weisz
Kolnay
Barabás
Leszik
Budapeşte’nin hızla sanayileştiği 20. yüzyıl başlarında geçen hikâye, kendilerine oyun alanı olarak belirledikleri boş bir arsayı ("Arsa"), rakip bir grup olan "Kızıl Gömlekliler"e karşı savunan bir grup çocuğun mücadelesini anlatıyor. Pal Sokağı’nın çocukları için bu arsa sadece bir oyun alanı değil; özgürlüklerini, onurlarını ve kendi kurdukları küçük cumhuriyeti temsil eden kutsal bir topraktır.
Filmin kalbinde, grubun en küçük, en zayıf ama en cesur üyesi olan Erno Nemecsek yer alır. Herkesin rütbeli olduğu bu grupta tek "er" olan Nemecsek, sadakatini kanıtlamak için sağlığını ve canını hiçe sayar. Çocukların dünyasındaki bu "savaş", yetişkinlerin dünyasındaki savaşların tüm trajedisini, onurunu ve anlamsızlığını minyatür bir aynada izleyiciye yansıtır.
Filmin en unutulmaz performansı, Nemecsek karakterine hayat veren Anthony Kemp’e aittir. Kemp, o dönemin çocuk oyuncuları arasında devleşerek, karakterin kırılganlığını ve sarsılmaz azmini izleyicinin kalbine işler. Grubun karizmatik lideri Boka rolünde William Burleigh ise, çocuk yaşta olgunlaşmak zorunda kalan bir liderin ağırlığını başarıyla taşır.
Yönetmen Zoltán Fábri, oyuncu kadrosunda hem İngiliz hem de Macar çocuklara yer vererek uluslararası bir duygu birliği yakalamıştır. Çocukların arasındaki hiyerarşi, disiplin ve dostluk duygusu, profesyonel oyuncuları aratmayacak bir doğallıkla sergilenir.
1969 yapımı bu film, kitabın ruhuna en sadık kalan ve sinema tarihinin en etkileyici sonlarından birine sahip olan uyarlamadır. 1969 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü (Oscar) adaylığı kazanmıştır. Fábri, savaşın sadece topla tüfekle değil, bir çocuğun bakışındaki inançla da anlatılabileceğini kanıtlar. Filmin renk paleti ve Budapeşte'nin o dönemki atmosferi, izleyiciyi nostaljik ama bir o kadar da hüzünlü bir yolculuğa çıkarır.
Her yaştan kitapsever ve sinemaseverin hayatında en az bir kez izlemesi gereken bir yapımdır.
Dostluk, onur ve fedakarlık temalı hikâyeleri sevenler.
Çocukluk döneminin o geri gelmez büyüsünü ve ilk ciddi kayıplarını hatırlamak isteyen yetişkinler.
Filmi benzerlerinden ayıran en büyük özellik, çocuk dünyasını küçümsemeden, onların dertlerini ve mücadelelerini yetişkin bir ciddiyetiyle ele almasıdır. Nemecsek'in hikâyesi, sinema tarihinin en dokunaklı kahramanlık destanlarından biridir. Film bittiğinde size sadece bir hikâye değil, üzerine uzun uzun düşüneceğiniz etik sorular ve boğazınızda düğümlenen bir hıçkırık bırakır.
Vatanseverlik ve Aidiyet: Bir avuç toprak parçasının (Arsa) bir vatan gibi sevilmesi.
Sınıf Farklılıkları ve Onur: Küçük görülmenin yarattığı kanıtlama isteği.
Büyümenin Acısı: Çocukça oyunların, hayatın sert gerçekleriyle çarpıştığı o an.
Sadakat: İhanetin ve bağlılığın bedelleri.
Eğer bu filmin yarattığı dostluk ve çocukluk atmosferini sevdiyseniz, bir diğer klasik olan Stand by Me (Benimle Kal) veya II. Dünya Savaşı'nda çocuk olmayı anlatan Forbidden Games (Yasak Oyunlar) filmlerine mutlaka göz atmalısınız. Ayrıca modern bir çocukluk serüveni için Moonrise Kingdom da iyi bir alternatif olabilir.
Film, Macaristan ve ABD ortak yapımıdır; bu yüzden bazı başrol oyuncuları İngiliz'dir.
Budapeşte'de bugün, filmdeki çocukların oyun oynadığı sahneleri temsil eden heykeller bulunmaktadır.
Ferenc Molnár’ın bu eseri, Türkiye’de de yıllarca okullarda okutulmuş ve en çok sevilen gençlik klasikleri arasına girmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...