
Komedi, Korku, Bilim-Kurgu
Brandon

Philippa

Father Lance

Heather
Drew

Mia

Drudge
Dave
George
Abi
Arjantin sinemasının tekinsiz dehası Demián Rugna’nın kaleminden çıkan Paranormal Hikâyeler (Aterrados), Buenos Aires’in sakin bir mahallesinde başlayan ve kısa sürede kabusa dönen açıklanamaz olayları konu alıyor. Film, bir kadının mutfağından gelen garip seslerin peşine düşmesiyle başlayan ve komşu evlerdeki ürpertici ölümlerle tırmanan bir dehşet silsilesini takip ediyor. Sıradan bir banliyö hayatı, görünmeyen varlıkların ve boyutlar arası geçişlerin sahnesi haline geliyor.
Olayların kontrolden çıkması üzerine, doğaüstü fenomenler konusunda uzman bir ekip ve emekli bir polis memuru, bu gizemi çözmek için bir araya gelir. Ancak karşılarındaki güç, sadece karanlıkta saklanan bir canavar değil; mekanın dokusuna sızmış, fizik kurallarını altüst eden bir anomalidir. Film, klasik atlatma sahnelerinden ziyade, izleyicinin zihninde kalıcı bir huzursuzluk bırakan görsel bir anlatım sunar.
Filmin başarısının arkasında, karakterlerin yaşadığı saf dehşeti seyirciye geçiren son derece ikna edici performanslar yatıyor. Maximiliano Ghione, olayların içine çekilen polis memuru Funes rolünde, rasyonel dünya ile açıklanamaz olanın arasındaki sıkışmışlığı başarıyla yansıtıyor. Karakterin yaşadığı şaşkınlık ve korku, izleyici için bir rehber niteliği taşıyor.
Paranormal araştırmacılar rolünde izlediğimiz Norberto Gonzalo, Elvira Onetto ve George Lewis ise türün klişelerinden uzak, yorgun ama kararlı bir portre çiziyorlar. Özellikle Dr. Albreck karakteri, bu tür bir korku filmi içinde görmeye alışık olmadığımız bir soğukkanlılıkla, yaşanan olayların bilimsel ve metafizik boyutunu dengeliyor. Oyuncuların abartısız ama derinlikli oyunculuğu, filmin gerçekçilik dozunu artırıyor.
Demián Rugna, bu yapımla modern korku sinemasında atmosfer yaratma konusunda ders veriyor. Paranormal Hikâyeler, büyük bütçeli Hollywood prodüksiyonlarının yapamadığını yaparak, günlük hayatın en sıradan anlarını birer korku unsuruna dönüştürüyor. Ses tasarımı ve kamera açıları, izleyiciyi her an bir köşeden bir şey çıkacakmış hissine sokarak yüksek bir tempo sunuyor. Film, sadece korkutmayı değil, aynı zamanda merak uyandırmayı da başaran sağlam bir kurguya sahip.
Türün alışılagelmiş formüllerinden sıkılan ve daha sert, yaratıcı bir görsellik arayan izleyiciler için bu film biçilmiş kaftan. Özellikle gerilim filmleri tutkunları, atmosferin adım adım örülmesinden büyük keyif alacaktır. Eğer açıklanamayan olaylar, paralel evrenler ve görsel olarak rahatsız edici sahneler ilginizi çekiyorsa, bu doğaüstü hikaye sizi fazlasıyla tatmin edecektir.
Bu filmi benzerlerinden ayıran en büyük özellik, korkuyu "göstermekten" çekinmemesi ve bunu yaparken klişelere sığınmamasıdır. Paranormal Hikâyeler, ışık oyunları ve perspektif kullanımıyla izleyicinin bakış açısını manipüle eder. Sadece zıplatma sahneleriyle değil, akıldan çıkmayacak görsel kompozisyonlarıyla da hafızalara kazınır. Güney Amerika sinemasının kendine has karanlık tonunu sonuna kadar hissettiren bir başyapıttır.
Algı ve Gerçeklik: Gördüğümüz dünyanın ötesinde nelerin olabileceğine dair tekinsiz bir sorgulama.
Mekan Hafızası: Evlerin ve mahallelerin sadece beton değil, geçmişin ve başka boyutların izlerini taşıması.
İnanç ve Bilim: Açıklanamayan olaylar karşısında rasyonel bilimin çaresizliği ve yeni keşiflerin sınırları.
Eğer bu filmin yarattığı huzursuz edici atmosferi sevdiyseniz, aynı yönetmenin bir diğer çarpıcı eseri olan When Evil Lurks (Kötülük Beklerken) kesinlikle listenizde olmalı. Ayrıca, mekansal korku ve gizem temalarını işleyen The Autopsy of Jane Doe (Otopsi) ve İspanyol yapımı Rec (Ölüm Çığlığı) gibi gerilim dozu yüksek yapımlar da benzer bir seyir zevki sunacaktır.
Film, dünya çapında pek çok korku festivalinden ödülle dönmüş ve eleştirmenler tarafından son yılların en iyi korku filmlerinden biri olarak gösterilmiştir.
Yönetmen Demián Rugna, bu filmin başarısının ardından Hollywood’un dikkatini çekmiş ve filmin İngilizce yeniden çevrimi için Guillermo del Toro ile görüşmelere başlamıştır.
Filmdeki pek çok efekt, dijital müdahaleden ziyade pratik efektler ve yaratıcı kamera açılarıyla gerçekleştirilmiştir.
Hayır, film tamamen yönetmen Demián Rugna tarafından kaleme alınmış kurgusal bir hikayedir. Ancak Latin Amerika'daki kentsel efsanelerden ve banliyö hikayelerinden esinlenilmiştir.
Film, olayların tam olarak çözülmediği ve tekinsizliğin devam ettiği, izleyiciyi cevapsız sorularla baş başa bırakan çarpıcı bir finalle sona eriyor.
Filmde kanlı sahneler bulunsa da odak noktası fiziksel şiddetten ziyade psikolojik gerilim ve görsel olarak rahatsız edici doğaüstü varlıklardır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...