Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)


Kim Ki-taek

Park Dong-ik

Yeon-kyo

Ki-woo

Ki-jung

Moon-gwang

Chung-sook

Geun-se

Da-hye

Da-song
Parazit, Güney Kore’nin derin sınıfsal uçurumlarını, bodrum katında yaşayan Kim ailesi ile ultra lüks bir malikanede yaşayan Park ailesinin yollarının kesişmesi üzerinden anlatıyor. Kim ailesinin üyeleri, zekice kurgulanmış bir dizi yalan ve manipülasyonla, kendilerini Park ailesinin hizmetine teker teker dahil etmeyi başarırlar. Ancak bu sınıfsal sızma operasyonu, sadece bir iş bulma hikayesi olmaktan çıkarak, iki aile arasında geri dönülemez bir çatışmaya dönüşür.
Bong Joon-ho’nun ustalığıyla şekillenen film, fakir bir ailenin hayatta kalma mücadelesini anlatırken, zenginliğin naifliğini ve yoksulluğun getirdiği keskin hayatta kalma içgüdüsünü çarpıştırıyor. Hikâye ilerledikçe, malikanenin karanlık köşelerinde saklı kalan sırlar gün yüzüne çıkıyor ve izleyiciyi türler arası keskin geçişlerle dolu, öngörülemez bir yolculuğa çıkarıyor. Bu etkileyici yapım, modern toplumlardaki eşitsizliği en çıplak haliyle gözler önüne seren bir dram filmi ve gerilim şaheseridir.
Filmin başarısının arkasında, her biri karakterinin derinliğini mükemmel yansıtan bir oyuncu kadrosu yer alıyor. Kim ailesinin babası Ki-taek rolünde Song Kang-ho, çaresizliği ve kabullenişi ustalıkla sergileyerek performansıyla devleşiyor. Çocukları rolünde Choi Woo-shik ve Park So-dam, manipülasyon yetenekleri yüksek, zeki ve pragmatik gençleri büyük bir doğal yetenekle canlandırıyorlar.
Park ailesinde ise Lee Sun-kyun ve Cho Yeo-jeong, dış dünyadan kopuk, steril ve steril oldukları kadar da naif zengin portresini kusursuz bir kimya ile sunuyorlar. Oyuncuların her biri, sınıfsal kimliklerini sadece diyaloglarla değil, vücut dilleri ve hatta "kokularıyla" bile hissettirmeyi başararak hikâyeye editoryal bir derinlik katıyorlar.
Yönetmen Bong Joon-ho, Parazit ile sinema tarihine geçecek bir anlatım dili inşa ediyor. Filmin temposu, ilk yarıda eğlenceli bir dolandırıcılık hikâyesi gibi akarken, ikinci yarıda klostrofobik bir gerilime ve toplumsal bir tragedyaya evriliyor. Mimari yapının, özellikle de merdivenlerin sınıfsal yükseliş ve düşüş sembolü olarak kullanımı, yönetmenlik koltuğundaki dehanın açık bir kanıtı. Yabancı filmler arasında kült mertebesine ulaşarak adını altın harflerle yazdıran bu yapım, sadece bir film değil, aynı zamanda küresel bir sistem eleştirisidir.
Toplumsal hiyerarşiyi sorgulayan, sadece düz bir aksiyon ya da dram değil, katmanlı bir hikâye arayan tüm sinemaseverler bu yapımı kaçırmamalıdır. Özellikle gerilim filmi tutkunları ve sinemanın görsel dilini okumayı sevenler için Parazit, her karesiyle bir ders niteliğindedir. Ödüllü ve düşündürücü yabancı filmler listesi yapanlar için listenin ilk sıralarında yer alması gereken bir başyapıttır.
Parazit’i benzerlerinden ayıran en büyük özellik, türler arasındaki akışkanlığıdır. Bir anda gülerken, saniyeler sonra dehşete düşebilir veya hüzünlenebilirsiniz. Film, "iyi" ve "kötü" gibi sığ kalıplardan kaçınarak, herkesin kendi dünyasında haklı sebeplerinin olduğu ama sistemin kimseyi kazanan yapmadığı bir trajedi sunuyor. Senaryosundaki kusursuz matematik ve finalindeki sarsıcı etki, onu son on yılın en önemli sinema olayı haline getiriyor.
Sınıf Çatışması: Zengin ve yoksul arasındaki aşılması imkansız görünen uçurum ve bu uçurumun yarattığı görünmez sınırlar.
Hayatta Kalma İçgüdüsü: Yoksulluğun insanları ittiği yaratıcı ama tehlikeli yollar.
Koku ve Aidiyet: Sosyal statünün somut olmayan ancak en net hissedilen göstergelerinden biri olarak "fakirlik kokusu" metaforu.
Aile Bağları: Zorluklar karşısında bir arada duran Kim ailesinin trajik bağlılığı.
Eğer Parazit'in yarattığı atmosferden etkilendiyseniz, benzer sosyopolitik eleştiriler sunan yapımlara göz atabilirsiniz. Jordan Peele imzalı Get Out (Kapan), sınıf ve ırk meselelerini gerilimle harmanlamasıyla dikkat çekerken; Lee Chang-dong’un Burning (Şüphe) filmi, Güney Kore sinemasının sınıf gerilimini çok daha ağır ve gizemli bir tonda işleyen bir diğer başyapıtıdır. Ayrıca toplumsal hiyerarşiyi bir binanın katları üzerinden anlatan The Platform, bu türdeki çarpıcı örneklerdendir.
Film, Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye alan ve aynı yıl En İyi Film Oscar'ını kazanan ilk İngilizce dışı film olarak tarihe geçmiştir.
Park ailesinin malikanesi, film için özel olarak tasarlanmış bir settir ve mimarisi, kameranın her açısına hizmet edecek şekilde kurgulanmıştır.
Bong Joon-ho, hikayeyi başlangıçta bir tiyatro oyunu olarak planlamış, ancak daha sonra sinemanın görsel imkanlarını kullanmak için senaryoyu filme dönüştürmüştür.
Hayır, film tamamen kurgusal bir senaryodur. Ancak Bong Joon-ho, gençlik yıllarında zengin bir aileye matematik dersi verdiği dönemdeki gözlemlerinden ilham aldığını belirtmiştir.
Filmdeki parazit metaforu tek taraflı değildir. Hem Park ailesinin sırtından geçinmeye çalışan Kim ailesini, hem de temel ev işlerini bile hizmetliler olmadan yapamayan Park ailesinin asalak durumunu temsil eder.
Film, orijinal dili olan Korece çekilmiştir ve dünya çapında altyazılı olarak izlenerek büyük başarı elde etmiştir.
Akademi Ödülleri (Oscar)
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...