
Film, Fransa'daki Amerikan Büyükelçiliği'nde çalışan ve aslında CIA için düşük seviyeli görevler yapan James Reese'in hikayesine odaklanıyor. James'in tek hayali, gerçek bir saha ajanı olup operasyonlara katılmaktır. Ancak From Paris with Love, hayallerin her zaman beklendiği kadar pürüzsüz olmadığını kanıtlıyor. James’in yolu, kural tanımaz ve "önce ateş et, sonra soru sor" felsefesiyle hareket eden kıdemli ajan Charlie Wax ile kesiştiğinde, Paris sokakları bir anda savaş alanına dönüyor.
From Paris with Love filminin en güçlü yanı, karakterler arasındaki uçurum. Bir yanda satranç oynamayı seven, disiplinli ve protokollere bağlı James; diğer yanda ise dökülmüş saçları, deri ceketi ve elinden düşürmediği silahıyla kaosu temsil eden Charlie Wax. John Travolta’nın hayat verdiği Wax karakteri, filmin mizah ve aksiyon yükünü tek başına sırtlarken, James karakteriyle olan uyumu izleyiciyi ekrana kilitlemeyi başarıyor.
Paris, bu filmde sadece bir arka plan değil, başlı başına bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Terörist bir saldırıyı önlemek için zamana karşı yarışan bu ikili, 48 saat içinde yer altı dünyasından lüks malikanelere kadar şehrin her köşesini altüst ediyor. From Paris with Love, izleyiciye sıradan bir casusluk hikayesinden çok daha fazlasını, saf bir aksiyon ziyafeti sunuyor.
Hikaye ilerledikçe, sadece dış düşmanlarla değil, karakterlerin kendi hayatlarındaki sarsıcı gerçeklerle de yüzleşiyoruz. From Paris with Love, klişe aksiyon filmlerinin aksine, izleyiciyi ters köşeye yatıran olay örgüsüyle merak duygusunu son ana kadar diri tutuyor. Kimin dost kimin düşman olduğu belirsizleşirken, James’in "gerçek bir ajan olma" tutkusu ağır bir bedelle test ediliyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...