
Dram, Tarih

Jackson Pollock

Lee Krasner

Dan Miller

Ruth Kligman

Howard Putzel

Tony Smith

Willem DeKooning

Charles Pollock

Sande Pollock

Helen Frankenthaler
Pollock, 1940’lı yılların New York sanat dünyasında Jackson Pollock’un yükselişini ve trajik çöküşünü ele alıyor. Film, Pollock’un henüz keşfedilmemiş, yoksulluk içinde ve alkol sorunlarıyla boğuşan bir sanatçı olduğu dönemle başlar. Hayatına giren yetenekli ressam Lee Krasner, onun dehasını fark eder ve kendi kariyerini bir kenara iterek Jackson’ın sanatını dünyaya tanıtmak için kendini adar.
Jackson Pollock, tuvali yere serip boyayı üzerine damlatarak oluşturduğu "dripping" (damlatma) tekniğiyle sanat dünyasında devrim yaratır. Ancak gelen başarı, onun içsel huzursuzluğunu ve psikolojik sorunlarını dindirmez. Şöhretin baskısı, aldatmalar ve bitmek bilmeyen alkol krizleri, hem sanatını hem de Lee ile olan ilişkisini büyük bir felakete sürükler. Film, yaratıcılığın sancılarını ve bir dâhinin kendi kendini yok edişini gerçekçi bir dille anlatan güçlü bir biyografik dram örneğidir.
Filmin yönetmenliğini de üstlenen Ed Harris, Jackson Pollock rolünde kariyerinin en etkileyici performanslarından birini sergiliyor. Harris, Pollock’un hem vahşi enerjisini hem de derin depresyonlarını o kadar inandırıcı yansıtıyor ki, bu rolüyle Oscar adaylığı kazanmıştır. Harris, filmdeki resim sahnelerinde dublör kullanmamış, Pollock’un tekniğini bizzat öğrenerek uygulamıştır.
Marcia Gay Harden, Lee Krasner rolünde sergilediği muazzam performansla "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" Oscar’ını kazanmıştır. Harden, Jackson’ın gölgesinde kalan ama onun varoluşunun temel direği olan güçlü bir kadını büyük bir ustalıkla canlandırır. Kadroda ayrıca sanat koleksiyoneri Peggy Guggenheim rolünde Amy Madigan ve sanat eleştirmeni Clement Greenberg rolünde Jeffrey Tambor gibi isimler yer alarak dönemin sanat çevresini başarıyla tamamlar.
Pollock, bir sanatçının hayatını anlatan filmler arasında en "dürüst" olanlardan biri olarak kabul edilir. Ed Harris, yönetmen koltuğunda otururken Pollock’u kahramanlaştırmaktan kaçınmış, onun kaba, zor ve hatta itici yanlarını olduğu gibi göstermiştir. Film, sanatın nasıl ortaya çıktığına dair (yaratım süreci) sahneleriyle büyüleyicidir; boyanın tuvalle buluştuğu anlar adeta hipnotize edicidir.
Sinematografi, 1940’ların ve 50’lerin New York ve Long Island atmosferini, bir Pollock tablosu gibi dokulu ve canlı bir şekilde sunar. Müzikler, sanatçının değişken ruh halini pekiştiren hüzünlü ve gergin bir tona sahiptir. Bu yapım, sadece bir ressamın hayatını değil, bir dönemin sanat anlayışının nasıl kökten değiştiğini de anlatır.
Resim sanatına ilgi duyanlar, modern sanatın doğuşunu merak edenler ve "lanetli dâhiler" üzerine kurulu dramaları sevenler için bu film bir başyapıttır. Eğer bir sanatçının iç dünyasındaki fırtınaları ve yaratım sürecinin fiziksel zorluğunu görmek istiyorsanız Pollock size çok şey katacaktır. Ayrıca Ed Harris ve Marcia Gay Harden’ın oyunculuk dersi niteliğindeki performanslarını izlemek isteyen her sinemaseverin listesinde olmalıdır.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, soyut sanatın ne anlama geldiğini ve o meşhur "damlatma" tekniğinin arkasındaki felsefeyi anlamaktır. Pollock, sanatın sadece bir hobi değil, bir kurtuluş ve aynı zamanda bir lanet olabileceğini gösterir. Ed Harris’in on yılı aşkın süren bir hazırlık sürecinden sonra çektiği bu film, tutkuyla yapılmış bir işin ne kadar etkileyici olabileceğinin kanıtıdır.
Yaratıcılık ve Acı: Sanatsal dehanın çoğu zaman psikolojik zorluklarla ve kişisel trajedilerle el ele yürümesi.
Fedakarlık: Lee Krasner örneğinde olduğu gibi, bir dâhinin var olabilmesi için arka planda verilen sessiz destek.
Modern Sanatın Kabulu: Alışılmışın dışındaki bir sanat anlayışının toplum ve eleştirmenler nezdinde verdiği meşruiyet mücadelesi.
Eğer bir ressamın hayatını ve sanatını konu alan bu yapımı sevdiyseniz, Salma Hayek’in başrolünde olduğu Frida veya Van Gogh’un hayatını anlatan Lust for Life (Yaşama Tutkusu) ile At Eternity's Gate (Sonsuzluğun Kapısında) filmlerini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca bir başka modern sanat figürünü işleyen Basquiat da benzer bir tat bırakacaktır.
Ed Harris, Pollock rolüne hazırlanırken evine bir resim atölyesi kurmuş ve yıllarca Pollock gibi resim yapma pratiği yapmıştır.
Film, Steven Naifeh ve Gregory White Smith’in Pulitzer ödüllü "Jackson Pollock: An American Saga" adlı biyografisinden uyarlanmıştır.
Filmdeki resim yapma sahneleri, Pollock’un gerçek evi ve atölyesi olan "Pollock-Krasner House"da çekilmiştir.
Filmde de tasvir edildiği gibi Pollock, 1956 yılında alkollü araç kullanırken yaptığı bir trafik kazasında 44 yaşında hayatını kaybetmiştir.
Hayır, telif hakları ve güvenlik nedeniyle orijinal tablolar yerine profesyonel ressamlar ve Ed Harris tarafından üretilen reprodüksiyonlar kullanılmıştır.
Evet, Lee Krasner da soyut dışavurumculuğun çok önemli isimlerinden biriydi ancak Jackson Pollock hayattayken kendi kariyerini büyük ölçüde onun başarısı için feda etmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...