

Ahmet
Nimet
Kezban
Salih
Cemal Hoca
Arif
Rıza
Umut
Faruk

Güvenlikçi Araf
Pota, çocukluğun masumiyetini, azmini ve spora olan tutkusunu merkezine alan ilham verici bir hikâyedir. Hikâyenin kahramanı olan Ahmet, ailesiyle birlikte yaşayan, okulundan arta kalan zamanlarda babasına yardım eden ve basketbol hayalleri kuran bir çocuktur. Ancak Ahmet'in yaşadığı mahallede ne bir basketbol sahası ne de düzgün bir pota vardır. Zengin çocukların oynadığı lüks sahalara girmesi ise imkânsızdır.
Ahmet, bu dışlanmışlık ve imkânsızlık içinde pes etmek yerine kendi çözümünü üretmeye karar verir. Arkadaşlarıyla birlikte hurdadan, tahtadan ve bulabildikleri her malzemeden kendi basketbol potalarını yapmaya girişirler. Bu süreç sadece bir spor alanı inşa etme çabası değil; aynı zamanda sınıf farklılıklarına, önyargılara ve mahallenin sert koşullarına karşı verilen bir haysiyet mücadelesidir. Film, küçük bir potanın bir mahalleyi nasıl değiştirebileceğini ve sporun birleştirici gücünü gözler önüne seriyor.
Filmin başrolünde, Ahmet karakterine büyük bir doğallıkla hayat veren çocuk oyuncu Alp Akar yer alıyor. Akar, karakterin hayallerine duyduğu tutkuyu ve yaşadığı hayal kırıklıklarını izleyiciye çok saf bir şekilde aktarıyor. Ona eşlik eden Bahattin Gök, Mehmet Halil Çelik ve Sibel Melek Arat gibi genç yetenekler, mahalle arkadaşlığı ruhunu başarıyla yansıtıyor. Deneyimli oyuncu kadrosu ise (Bülent Çolak, Nilgün Karababa gibi isimler) hikâyeye mahalle kültürünün o sıcak ve bazen de zorlayıcı dokusunu katan performanslar sergiliyor.
Yönetmen Ahmet Toklu, ilk uzun metrajlı filminde son derece samimi ve insani bir yerden hikâye anlatıyor. Pota, büyük prodüksiyonlardan ziyade senaryonun gücü ve karakterlerin sahiciliğiyle öne çıkıyor. Film, 90’ların mahalle kültürünü ve çocukluk ruhunu günümüzün sosyo-ekonomik gerçekleriyle harmanlıyor. Sinematografisi, mahalle sokaklarının darlığını ve o darlığın içindeki geniş hayalleri vurgulayan bir görselliğe sahip. Pota, "yokluktan var etme" temasını klişelere düşmeden, umut dolu bir dille işleyen başarılı bir bağımsız sinema örneği.
Çocukların hayallerine giden yoldaki engelleri nasıl aştığını görmek isteyen aileler için bu film harika bir seçenek. Eğer spor draması türünü seviyorsanız ve spora sadece bir oyun değil, bir kimlik mücadelesi olarak bakıyorsanız Pota sizi etkileyecektir. Özellikle öğretmenlerin ve öğrencilerin birlikte izleyebileceği, üzerine konuşulabilecek derinlikte bir gençlik filmi. Ayrıca, mahalle kültürü ve dayanışma temalı yerli yapımlardan hoşlanan her yaştan sinemasever bu yapımdan keyif alacaktır.
Pota, izleyiciye "imkânın bittiği yerde irade başlar" mesajını çok zarif bir şekilde veriyor. Ahmet'in hurdadan yaptığı pota, aslında tüm çocukların eşit şartlarda oynama hakkını temsil ediyor. Film, toplumsal sınıf farklarını çocukların gözünden anlatarak izleyiciyi hem düşündürüyor hem de duygulandırıyor. Yerli sinemada nadir rastlanan türden bir başarı ve azim öyküsü olması, filmi izlenmesi gereken yapımlar arasına sokuyor. Bittiğinde yüzünüzde bir gülümseme ve kalbinizde sıcak bir umut hissi bırakacak kadar samimi.
Fırsat Eşitliği: Spor yapma hakkının maddi imkânlara bağlı olmaması gerektiği.
Dayanışma: Bir grup çocuğun ortak bir amaç uğruna birbirine kenetlenmesi.
Yaratıcılık: Yokluk içinde yeni yollar bulabilme becerisi.
Sınıf Çatışması: Mahalle çocukları ile kolej çocukları arasındaki sosyal mesafe ve rekabet.
Eğer Pota’nın yarattığı o çocukluk ve başarı atmosferini sevdiyseniz, yerli sinemanın başyapıtlarından Mommo: Kız Kardeşim veya bir öğretmenin öğrencileriyle kurduğu bağı anlatan İki Dil Bir Bavul gibi yapımlara bakabilirsiniz. Dünya sinemasından ise bir çocuğun bale hayalini anlatan Billy Elliot veya bir basketbol hikâyesi olan Hustle benzer bir ilham kaynağı olabilir. Bu tür dram filmleri, insan ruhunun engelleri aşma gücünü kutlar.
Film, 2021 yılında 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali gibi prestijli platformlarda gösterilmiş ve büyük beğeni toplamıştır.
Yönetmen Ahmet Toklu, filmin senaryosunu yazarken kendi çocukluk anılarından ve mahalle basketbolu kültüründen esinlenmiştir.
Film, uluslararası festivallerde de yer alarak Türk sinemasının samimi hikâye anlatıcılığını dünyaya duyurmuştur.
Birebir biyografik bir hikâye olmasa da, yönetmenin ve birçok Anadolu çocuğunun yaşadığı gerçek hayallere ve zorluklara dayanan "çok gerçekçi" bir kurgudur.
Film, Ahmet’in profesyonel bir oyuncu olup olmasından ziyade, o potayı kurma ve oynama özgürlüğünü kazanma sürecine odaklanıyor; gerçek zaferin sahada değil, o sahayı kurma iradesinde olduğunu gösteriyor.
Kesinlikle. Film, çocuklar için çok eğitici, motivasyon artırıcı ve şiddet içermeyen tam bir aile filmidir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...