
Charles Schine (Clive Owen), Chicago’da yaşayan, işinde başarılı ancak evliliği ve şeker hastası kızı için verdiği maddi mücadele yüzünden bunalmış bir reklam yöneticisidir. Bir sabah işe giderken treni kaçırır ve bir sonraki trende büyüleyici bir kadın olan Lucinda Harris (Jennifer Aniston) ile tanışır.
Bu masum tanışma, kısa sürede bir yasak aşka dönüşür. Ancak ikili, buluştukları bir otel odasında acımasız bir soyguncu olan LaRoche (Vincent Cassel) tarafından saldırıya uğrar. Hayatları bir anda cehenneme döner; zira LaRoche, bu yasak ilişkiyi bildiği için onlara şantaj yapmaya başlar. Charles, ailesini ve kariyerini korumak için polise gidemez. Ancak şantajın boyutu dayanılmaz bir noktaya ulaştığında, Charles her şeyi riske atarak karanlık ve tehlikeli bir yola girmeye karar verir.
Film, zıt karakterlerin çarpışması üzerine kurulu güçlü bir kadro sunuyor:
Clive Owen (Charles Schine): Sıradan, "aile babası" profilinden bir intikam makinesine dönüşen adamın çaresizliğini ve öfkesini çok iyi yansıtıyor.
Jennifer Aniston (Lucinda Harris): Aniston, alışılagelmiş "Amerika'nın sevgilisi" imajını yıkarak, izleyiciyi şaşırtan, gizemli ve kilit bir performansa imza atıyor.
Vincent Cassel (LaRoche): Fransız sinemasının bu usta ismi, sinema tarihinin en sinir bozucu ve tehlikeli kötü adamlarından birini canlandırıyor.
David Oyelowo: Kariyerinin başlarındaki aktör, olayların polis ve hukuk tarafındaki halkalarından birini temsil ediyor.
Xzibit: Rap dünyasından sinemaya geçen sanatçı, filmde Charles’ın bu karanlık dünyada yardım aldığı sert bir karakteri canlandırıyor.
Ters Köşelerle Dolu: Film, "her şeyi anladım" dediğiniz anda senaryo hileleriyle sizi şaşırtmayı başarıyor.
Psikolojik Gerilim: Sadece fiziksel bir kovalamaca değil, aynı zamanda suçluluk duygusu ve şantajın yarattığı psikolojik baskı çok iyi işlenmiş.
Jennifer Aniston'ın Değişimi: Aniston'ın kariyerindeki bu nadir dramatik ve karanlık rolü görmek oldukça ilginç.
Vincent Cassel'ın Tehditkar Varlığı: Cassel'ın ekranda göründüğü her an, izleyicide gerçek bir huzursuzluk yaratıyor.
Sadakatsizliğin Bedeli: Kısa süreli bir kaçamağın, bir insanın tüm hayatını nasıl geri dönülemez bir şekilde mahvedebileceği.
Sıradan İnsanın Sınırları: Köşeye sıkışmış dürüst bir adamın, ailesini korumak için ne kadar ileri gidebileceği.
Adalet ve İntikam: Yasaların yetersiz kaldığı yerde bireyin kendi adaletini arama çabası.
Filmin yönetmeni Mikael Håfström, daha sonra Stephen King uyarlaması olan 1408 ile gerilim türündeki başarısını kanıtlamıştır. Raydan Çıkanlar, özellikle "neo-noir" (modern kara film) öğeleri taşıması ve karanlık atmosferiyle türün meraklıları için kült bir değer taşır.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...