
Belgesel

Self / Richard III

Self / Lady Anne

Self / Earl of Buckingham

Self / Duke of Clarence

Richmond

Self / King Edward

Self / Queen Elizabeth

Self - Interviewee

Self - Interviewee

Self - Interviewee
Al Pacino, hayatı boyunca hayranlık duyduğu William Shakespeare’in en karmaşık ve karanlık karakterlerinden biri olan III. Richard’ın peşine düşer. Bu film, geleneksel bir tiyatro uyarlaması değil; bir oyunun provası, bir belgesel ve bir sinema filminin iç içe geçtiği deneysel bir yolculuktur. Pacino, yanına aldığı oyuncu arkadaşlarıyla birlikte, "Neden bugün hâlâ Shakespeare izlemeliyiz?" ve "Sokaktaki insan bu ağır dili nasıl anlar?" sorularına yanıt ararken, izleyiciyi de bu yaratım sürecine ortak eder.
Film, bir yandan III. Richard oyununun en can alıcı sahnelerini sinematografik bir dille sahnelerken, diğer yandan ekibin bu sahneleri nasıl yorumlaması gerektiğini tartıştığı prova anlarını yansıtır. New York sokaklarında rastgele insanlarla yapılan röportajlar, akademisyenlerin görüşleri ve oyuncuların metin üzerindeki sancıları, Shakespeare’i fildişi kulesinden indirip hayatın tam ortasına yerleştirir. Looking for Richard, iktidar hırsı, ihanet ve fiziksel engellerin yarattığı öfkeyle yoğrulmuş bir karakterin anatomisini çıkaran devrimci bir yabancı film çalışmasıdır.
Filmin yönetmenliğini ve başrolünü üstlenen Al Pacino, III. Richard rolünde hem karakterin şeytani zekasını hem de kendi yönetmenlik kaygılarını muazzam bir enerjiyle sergiliyor. Pacino’nun bu performansı, sadece bir oyunculuk değil, Shakespeare’e duyulan bir aşk mektubu niteliğindedir. Ona eşlik eden kadro ise adeta bir yıldızlar geçididir: Winona Ryder, Lady Anne rolünde zarafeti ve kederi taşırken; Kevin Spacey, Buckingham karakterinde sinsi ve stratejik bir ortak portresi çiziyor.
Kadronun diğer ağır topları arasında Alec Baldwin ve Aidan Quinn gibi isimler yer alıyor. Oyuncuların kendi kimlikleriyle prova yaptıkları anlar ile karakterlerine büründükleri anlar arasındaki geçişler, editoryal bir akıcılıkla sunuluyor. Her bir oyuncu, metnin zorluğunu kabul ederek ama ondan korkmayarak, klasik bir eserin nasıl "yaşayan bir organizmaya" dönüştüğünü kanıtlıyor.
Al Pacino’nun ilk yönetmenlik denemesi olan bu yapım, sinema tarihinde "belgesel-drama" (docudrama) türünün en nitelikli örneklerinden biri kabul edilir. 1996 yapımı film, Shakespeare’in 400 yıl önce yazdığı dertlerin bugün hâlâ ne kadar güncel olduğunu kanıtlıyor. Filmin kurgusu, provadan sokağa, sokaktan sahneye geçiş yaparken izleyiciyi bir an bile sıkmıyor; aksine karmaşık bir konuyu son derece sürükleyici bir macera filmi tadında sunuyor. Pacino, yüksek sanat ile popüler kültür arasındaki köprüyü, mizahı ve ciddiyeti harika bir dengede tutarak kuruyor.
Tiyatroya ilgi duyanlar, oyunculuk sanatı üzerine kafa yoranlar ve Shakespeare’in o meşhur "ağır" dilinden çekinen ancak merak eden herkes bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer Al Pacino hayranıysanız ve onun bir karakteri nasıl ilmik ilmik işlediğini görmek istiyorsanız, bu film tam size göre. Sinemanın mutfağını merak eden ve bir sanat filmi üretilirken hangi sancılardan geçildiğini anlamak isteyen izleyiciler için Looking for Richard eşsiz bir ders niteliğindedir.
Bu filmi izlemek, bir sanatçının zihnine açılan gizli bir kapıdan içeri girmek gibidir. Shakespeare’i sıkıcı bulan ön yargıları yıkan yapısı, III. Richard gibi nefret edilesi bir karakterin neden bu kadar büyüleyici olduğunu anlamamızı sağlıyor. Al Pacino’nun New York sokaklarında insanlarla yaptığı samimi sohbetler, filmi entelektüel bir ağırlıktan çıkarıp herkesin dokunabileceği bir samimiyete taşıyor. Klasik bir eserin, doğru ellerde nasıl bir psikolojik dram şaheserine dönüştüğünü görmek için bu yapım bir zorunluluktur.
İktidar ve Hırs: Gücü ele geçirmek için nelerin feda edilebileceği.
Sanatın Evrenselliği: Shakespeare’in yüzyıllar sonra bile insan ruhunu nasıl doğru okuduğu.
Yaratım Sancıları: Bir eseri yorumlamanın ve hayata geçirmenin zorlukları.
Algı ve Gerçeklik: Bir insanın fiziksel kusurlarının toplumsal algıyı nasıl şekillendirdiği.
Eğer bir tiyatro oyununun sahne arkasına ve yaratım sürecine odaklanan bu tarzı sevdiyseniz, modern bir klasik olan Birdman veya bir başka Shakespeare uyarlaması olan Rosencrantz & Guildenstern Are Dead filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca Al Pacino’nun yine bir oyunun peşine düştüğü Salomé veya Kenneth Branagh’ın Shakespeare sevgisini anlatan All Is True, benzer bir editoryal duyarlılık sunan biyografi ve sanat odaklı yapımlardır.
Al Pacino, filmin çekimlerini kendi imkanlarıyla başlatmış ve çekimler aralıklarla dört yıla yakın bir sürede tamamlanmıştır.
Filmde yer alan New York sokak röportajları tamamen doğaçlamadır ve halkın Shakespeare hakkındaki gerçek görüşlerini yansıtır.
III. Richard'ın zırhı ve kostümleri, dönemin atmosferini yansıtmak için özel bir işçilikle hazırlanmıştır.
Film, her iki türü de kapsayan bir "belgesel-drama"dır. Hem bir oyunun sahnelenmiş kısımlarını hem de bu sürecin perde arkasını anlatır.
III. Richard, dünya edebiyatının en kötücül ama bir o kadar da zeki ve karizmatik anti-kahramanlarından biri olduğu için her oyuncu için bir zirve noktasıdır.
Kesinlikle. Filmin temel amaçlarından biri zaten bu karmaşık dili ve hikayeyi, hiç bilmeyen birine bile sevdirmek ve anlaşılır kılmaktır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...