
Ece, İstanbul’da yaşayan, başarılı bir iş hayatı olan ancak özel yaşamında aradığı mutluluğu bulamamış genç bir kadındır. Hayatının en büyük dönüm noktalarından birinde, çocukluk aşkı Rüzgar ile yolları tekrar kesişir.
Rüzgar ise, Ece’nin tam aksine daha sakin, doğayla iç içe ve hayatın küçük detaylarından keyif alan bir adamdır. Bu karşılaşma, Ece’nin yıllardır içinde sakladığı duyguları ve unuttuğu hayalleri yeniden uyandırır. Film, iki eski dostun ve aşığın yıllar sonra değişen hayatlarına rağmen birbirlerine nasıl tutunduklarını, geçmişin yaralarını sarmaya çalışmalarını spoilersız ve naif bir dille anlatıyor.
Filmin başrollerinde Türk televizyon ve sinemasının sevilen iki ismi yer alıyor:
Belçim Bilgin (Ece): Modern şehir kadınının içsel çatışmalarını ve aşk karşısındaki kırılganlığını büyük bir samimiyetle canlandırıyor.
İbrahim Çelikkol (Rüzgar): Karizmatik ama bir o kadar da içten karakteriyle, "idealist ve aşık adam" portresini başarıyla çiziyor.
Nebil Sayın ve Zerrin Sümer: Kadronun tecrübeli isimleri olarak hikayeye yer yer komedi, yer yer de derinlik katan karakterlere hayat veriyorlar.
Yönetmenliğini Serkan Acar’ın üstlendiği yapım, görsel diliyle izleyiciyi dinlendiren bir yapıya sahip. Film, özellikle Ege kıyılarında geçen sahneleriyle bir tatil havası sunarken, bir yandan da modern hayatın insanı nasıl yalnızlaştırdığına dair ince eleştirilerde bulunuyor.
Sinematografik açıdan gün batımı sahneleri, deniz manzaraları ve Ege’nin dar sokakları oldukça estetik bir şekilde kullanılmış. Bir yerli film olarak, sakin temposuyla "iyileştirici" bir sinema deneyimi vaat ediyor. Bir platform filmi olarak dijital mecralarda, romantik ve duygusal hikayelerden hoşlanan izleyiciler tarafından sıkça tercih edilen bir yapım.
Yavaş tempolu, görseli zengin ve duygusal derinliği olan aşk hikayelerini sevenler için ideal bir seçim. Eğer "geçmiş hiçbir zaman geçmez" diyenlerdenseniz ve çocukluk aşklarının masalsı yanına inanıyorsanız, bu film size çok iyi gelecektir. Ayrıca İbrahim Çelikkol ve Belçim Bilgin hayranları için kaçırılmayacak bir romantik film.
Film, bize durup nefes almanın, köklere dönmenin ve kalbin sesini dinlemenin önemini hatırlatıyor. Nicole Kidman’ın Destroyer’daki o yıkıcı ve sert geçmiş hesaplaşmasının tam zıddı olarak; Rüzgar, geçmişe şefkatle bakan ve hataları sevgiyle sarmalamaya çalışan bir hikaye sunuyor. Filmin müzikleri ve sahil kasabası atmosferi, izleyiciyi stresli bir günden alıp huzurlu bir yolculuğa çıkarıyor.
Çocukluk Aşkı: Yıllar geçse de eskimeyen ve ilk günkü saflığını koruyan duygular.
Şehir ve Doğa Çatışması: Metropol hayatının hızı ile doğanın dinginliği arasındaki seçim.
İkinci Şans: Hayatın, yarım kalan hikayeleri tamamlamak için sunduğu fırsatlar.
Dostluk: Aşkın temelinde yatan sağlam arkadaşlık bağları.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...