
Komedi

Kemal

Muhtar'ın Adamı Hayri

Muhtar

Gazino Şarkıcısı

Avukat

Dikiştutmaz Sabri

Sabri'nin Adamı

Muhtar'ın Adamı Kulaksız

Bombacı Niyazi

Meyhaneci Arap
Sahte Kabadayı, İzmit’te kendi halinde pişmaniye satarak geçinen saf ve temiz yürekli Kemal’in, bir anda kendisini İstanbul’un acımasız yeraltı dünyasının ortasında bulmasını konu alır. İstanbul’un en büyük kabadayılarından biri olan "Baba", rakipleri tarafından kurulan bir kumpas sonucu öldürülünce, mirasını ve koltuğunu devralması için tek varlığı olan oğlu Kemal’e haber gönderilir. Ancak Kemal, ne babasının bir mafya lideri olduğundan ne de İstanbul’un bu karanlık labirentlerinden haberdardır.
İstanbul’a adım attığı andan itibaren "Baba"nın koltuğuna oturtulan Kemal, aslında rakip çeteler için kolay bir hedef olarak görülmektedir. Ancak Kemal’in saflığı ve olaylara karşı verdiği beklenmedik tepkiler, kurnaz mafya babalarının planlarını altüst eder. Tesadüflerin ve inanılmaz bir şansın yardımıyla rakiplerini tek tek saf dışı bırakan Kemal, farkında olmadan yeraltı dünyasının en çok korkulan figürlerinden biri haline gelir. Film, absürt olay örgüsüyle suç dünyasını tiye alırken, izleyiciyi bitmek bilmeyen bir kahkaha fırtınasına davet eder.
Kemal Sunal, filmde canlandırdığı Kemal karakteriyle "saf kahraman" tiplemesinin en başarılı örneklerinden birini sunar. Saf bir pişmaniyeciden, racon kesen bir kabadayıya evrilen (veya öyle görünen) karakterin dönüşümünü Sunal’ın eşsiz mimikleri ve zamanlamasıyla izlemek büyük bir keyiftir. Sunal, karakterin şaşkınlığını ve şansını o kadar doğal yansıtır ki, en mantıksız sahneler bile izleyicinin gözünde ikonikleşir.
Filmin kötü adam kadrosu ise adeta bir yıldızlar geçididir. Yavuz Selekman, Mümtaz Ener ve özellikle "Muhtar" rolüyle hafızalara kazınan Kazım Kartal, Kemal’in karşısındaki sert ve acımasız figürleri başarıyla canlandırır. Bu sert karakterlerin, Kemal’in saflığı karşısında düştükleri komik durumlar filmin mizahi gücünü besleyen en önemli unsurdur.
Natuk Baytan’ın yönetmenliğini üstlendiği yapım, Türk sinemasında absürt komedi ve aksiyonun en özgün harmanlarından biridir. Baytan’ın kendine has "hızlı çekim" teknikleri ve abartılı dövüş sahneleri, filmi klasik bir suç hikayesinden çıkarıp bir komedi şölenine dönüştürür. Sahte Kabadayı, yeraltı dünyasının ağır ve karanlık atmosferini, Kemal Sunal’ın naifliğiyle dağıtarak izleyiciye hafif ama düşündürücü bir seyir sunar. Film, kabadayılık müessesesinin aslında ne kadar boş ve tesadüflere bağlı olabileceğine dair alt metinler de barındırır.
Kemal Sunal hayranları ve Natuk Baytan’ın fantastik mizah dilini sevenler için bu film bir başucu eseridir. Eğer ciddiyetten uzak, bol kahkahalı ve nostaljik bir kült film arıyorsanız, Sahte Kabadayı tam size göre. Ayrıca 70’li yılların İstanbul atmosferini ve yeraltı dünyası parodilerini merak edenler de bu yapımdan büyük keyif alacaktır.
Filmi izlemek için en büyük sebep, Kemal’in hiçbir şeyden haberi olmadan en tehlikeli tuzaklardan kurtulma sahneleridir. Özellikle "Gözünden vururum!" repliği ve silahların havada uçuştuğu sahneler, dünya komedi sinemasındaki parodi anlayışıyla yarışır niteliktedir. Kabadayılık kültürünü zekice eleştiren ve ciddiyeti mizahla yıkan yapısı, filmi her dönem izlenebilir kılar.
Şansın Gücü: Zekanın veya gücün değil, bazen sadece şansın insanı zirveye taşıyabileceği.
Görünüş ve Gerçek: İnsanların dışarıdan gördükleri "kabadayı" imajı ile içerideki "saf insan" arasındaki tezat.
Suç Dünyasının Hicvi: Yeraltı dünyasındaki raconların ve güç savaşlarının absürtlüğü.
Baba ve Oğul: Hiç tanınmayan bir babanın mirasının, evladının hayatını nasıl değiştirdiği.
Eğer Kemal Sunal ve Natuk Baytan ortaklığının bu dinamik yapısını sevdiyseniz, Sakar Şakir, Yedi Bela Hüsnü ve Tokatçı filmlerini kesinlikle listenize eklemelisiniz. Bu yapımlar da benzer şekilde şanslı ama saf bir karakterin, güçlü düşmanlara karşı verdiği komik mücadeleleri işler.
Filmdeki birçok sahne, o dönem popüler olan İtalyan mafya filmlerine ve Hollywood’un "The Godfather" gibi yapımlarına bir gönderme niteliğindedir. Kemal Sunal’ın film boyunca yediği pişmaniyeler ve kabadayılık numaraları, çekimler sırasında set ekibini de sık sık gülme krizine sokmuştur. Sahte Kabadayı, sinemalarda gösterildiği dönemde büyük gişe başarısı elde etmiş ve Kemal Sunal’ın en sevilen "kahraman" tiplemelerinden biri olmuştur.
Senaryo gereği Kemal’in İstanbul’un karmaşasından tamamen uzak, naif bir yerden gelmesi planlanmış ve pişmaniyesiyle meşhur İzmit bu tezatlığı yaratmak için seçilmiştir.
Yeşilçam’ın unutulmaz karakter oyuncularından Kazım Kartal, Kemal’in en büyük rakiplerinden biri olan Muhtar karakterine hayat vermektedir.
Hayır, film boyunca Kemal aslında hiç değişmez; sadece çevresindeki olaylar onun saflığını büyük bir ustalıkmış gibi algılatır ve onu "sahte bir kabadayı"ya dönüştürür.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...