
Sailing with Bushnell Keeler, David Lynch’in 1967 yılında, akıl hocası ve yakın dostu ressam Bushnell Keeler ile birlikte çıktığı bir yelken gezisini belgeleyen çok kısa, amatör bir çalışmadır. Film, geleneksel bir kurgu veya sanatsal bir iddiadan ziyade, Lynch’in eline yeni geçen 16mm kamera ile yaptığı teknik denemelerin ve hayatından bir kesitin yansımasıdır.
Görüntülerde Bushnell Keeler’ı yelkenli teknesinde, suyun ve rüzgarın ortasında görürüz. Lynch, kamerayı sadece bir kayıt cihazı olarak değil, ışığın ve hareketin dokusunu anlamaya çalışan bir göz olarak kullanır. Suyun üzerindeki parıltılar, yelkenin hareketi ve Keeler’ın sakin duruşu, Lynch’in o dönemki resimsel estetiğiyle paralel bir doğallığa sahiptir.
Bu kısa film, Lynch’in "hareketli resimler" yapma merakının başladığı Philadelphia yıllarına ait bir hatıra defteri sayfası gibidir. Her ne kadar sürrealist unsurlar içermese de, Lynch’in objelere ve insan figürlerine olan odaklanma biçimi, ileride kuracağı o kendine has sinematografinin en ham halini temsil eder.
Filmin tek ve gerçek "oyuncusu" Bushnell Keeler’dır. Keeler, Lynch’in hayatındaki en önemli figürlerden biridir; ona sadece resim yapmayı değil, bir sanatçı gibi yaşamayı ve disiplini öğretmiştir. Lynch, belgesellerinde sık sık Keeler’ın kendisine "Sanatçı Hayatı" (The Art Life) kavramını aşılayan kişi olduğunu belirtir.
Bu filmde Keeler, bir aktör gibi değil, kendi doğal ortamında bir denizci olarak görünür. Lynch ise kamera arkasındaki gözlemci rolündedir. Aralarındaki usta-çırak ilişkisinin samimiyeti, çekimlerin amatör ruhuna rağmen hissedilen bir huzur ve saygı atmosferi yaratır.
Bu yapım, bir "film"den çok bir "ev videosu" veya "tarihsel doküman" olarak değerlendirilmelidir. Teknik açıdan kusurlu, sessiz ve kurgusuz olan bu kayıt, Lynch’in sanat okulundaki ilk yıllarına ışık tutar. Görüntüdeki grenli yapı ve doğal ışık kullanımı, yönetmenin daha sonraki karanlık ve endüstriyel işlerinin aksine, şaşırtıcı derecede duru ve aydınlıktır. Lynch hayranları için, yönetmenin dehasının henüz filizlenmediği, sadece "görmeyi" öğrendiği o saf dönemi izlemek büyüleyicidir.
David Lynch’in hayat hikâyesine ve sinematografik gelişimine derinlemesine ilgi duyan sadık hayranlar için bu film, yapbozun eksik bir parçası gibidir. Biyografi meraklıları ve sinema tarihçileri, bir sanatçının ilk teknik denemelerini görmek adına bu 16mm kayda değer verecektir. Eğer Lynch’in sadece korkunç rüyalarını değil, onu şekillendiren gerçek hayat figürlerini de merak ediyorsanız, bu kısa çalışma ilginizi çekecektir.
Bu film, Lynch’in "Sanatçı Hayatı"na başladığı o efsanevi dönemin canlı bir kanıtıdır. Bushnell Keeler’ın kim olduğunu ve Lynch üzerindeki etkisini anlamak, yönetmenin sonraki eserlerindeki disiplini ve estetik kararlılığı kavramayı sağlar. Ayrıca, sinemanın en ilkel ve kişisel haliyle nasıl bir anı saklama aracına dönüştüğünü görmek açısından romantik bir değere sahiptir.
Dostluk ve Mentorluk: Bir usta ile çırağı arasındaki sessiz bağ.
Doğa ve Hareket: Suyun ve rüzgarın yarattığı rastlantısal görsellik.
Keşif: Yeni bir mecranın (16mm film) sağladığı görsel özgürlük.
Sakinlik: Lynch’in sonraki işlerinde nadir görülen, dingin bir ruh hali.
Lynch’in bu dönemdeki diğer çok kısa ve kişisel denemeleri olan Absurd Encounter with Fear veya Fictitious Anacin Commercial benzer bir amatör ruh taşır. Ayrıca bir sanatçının ilk yıllarını ve ilham kaynaklarını anlatan David Lynch: Yaşam Sanatı (The Art Life) belgeseli, Bushnell Keeler ve bu döneme dair çok daha fazla detay sunmaktadır.
Bushnell Keeler, David Lynch’in lise yıllarındaki kız arkadaşı Toby Keeler’ın babasıdır ve Lynch’e ilk profesyonel stüdyo alanını o sağlamıştır.
Film, Lynch’in Pennsylvania Güzel Sanatlar Akademisi'ndeyken satın aldığı ilk kameralardan biriyle çekilmiştir.
Bu görüntüler uzun yıllar Lynch’in kişisel arşivinde kalmış, daha sonra yönetmenin erken dönem çalışmalarını içeren koleksiyonlarla gün yüzüne çıkmıştır.
Hayır, bu film Lynch’in "normal" bir anı kaydettiği nadir anlardan biridir. Ancak suyun üzerindeki ışık oyunlarına olan ilgisi, yönetmenin görsel detaylara olan saplantısının bir önizlemesi olarak okunabilir.
Bushnell Keeler bir ressamdır ve David Lynch'in sanat dünyasına girmesindeki en büyük teşvikçidir. Lynch'e "gerçek bir sanatçı gibi çalışmayı" öğreten kişidir.
Çünkü o dönemde kullanılan 16mm amatör kameralar genellikle ses kaydı yapmıyordu ve Lynch bu kaydı sadece bir anı veya görsel egzersiz olarak planlamıştı.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...