

Charlie

Sam

Patrick

Mary Elizabeth

Mother

Father

Aunt Helen

Candace

Brad

Dr. Burton
Charlie (Logan Lerman), klinik depresyonla mücadele eden, içine kapanık ve çevresini bir "duvar çiçeği" (wallflower) gibi dışarıdan izleyen, çok zeki bir lise öğrencisidir. En yakın arkadaşının intiharı ve geçmişindeki travmalarla boğuşurken liseye başlar.
Charlie’nin hayatı, okulun son sınıfındaki iki özgür ruhlu kardeşle tanışınca tamamen değişir: Enerjik, hayat dolu ama kendi kırgınlıkları olan Sam (Emma Watson) ve dışlanmışlığına rağmen neşesinden ödün vermeyen Patrick (Ezra Miller). Bu grup Charlie’yi aralarına alır; ona müzikleri, filmleri, eğlenmeyi ve en önemlisi "sonsuz hissetmeyi" öğretirler. Ancak Charlie, hayatın içine karıştıkça bastırdığı anılarıyla da yüzleşmek zorunda kalacaktır.
Emma Watson (Sam): Harry Potter sonrası kariyerinde bir dönüm noktasıdır. Kısa saçları, Amerikan aksanı ve o tünel sahnesindeki özgür duruşuyla "Hermione" imajını tamamen kırmıştır. Sam, Charlie’nin sadece aşkı değil, dünyaya açılan kapısıdır.
Logan Lerman (Charlie): Karakterin masumiyetini ve içsel acısını o kadar duru oynuyor ki, onunla birlikte üzülmemek elde değil.
Ezra Miller (Patrick): Filmin enerjisini sırtlayan, cesur ve eğlenceli performansı filmin en büyük artılarından biri.
Paul Rudd: Charlie’nin edebiyat öğretmeni rolünde, ona o meşhur "Sevdiğimiz kişiyi, hak ettiğimizi düşündüğümüz kadarıyla severiz" öğüdünü veren bilge figür.
Film, sadece bir gençlik draması değil; aynı zamanda akıl sağlığı, travma sonrası stres bozukluğu ve çocukluk istismarı gibi ağır konuları büyük bir zarafetle ele alan bir başyapıttır. Editoryal açıdan; 90'ların başında geçmesi, kasetler (mix-tapes), David Bowie şarkıları ve "The Rocky Horror Picture Show" gösterileriyle nostaljik ve melankolik bir atmosfer sunar.
İkonik Sahneler: David Bowie’nin "Heroes" şarkısı eşliğinde tünelden geçtikleri sahne, sinema tarihinin en özgürleştirici anlarından biridir.
Derinlikli Diyaloglar: "Şu an yemin ederim ki sonsuzuz" gibi replikler, bir neslin mottosu haline gelmiştir.
Duygusal Arınma: Film sizi hem güldürür hem ağlatır ama sonunda mutlaka umut dolu bir his bırakır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...