

Esma

Adem

Mesut
Meryem

Doktor

Hale

Emin

Ex

Foto'lu Kadın
Kahveci
Sinema tutkunları genellikle insan psikolojisinin derinliklerine inen, atmosferik ve sarsıcı hikayeler aradıklarında öncelikle yabancı dram filmleri listelerine yönelirler. Ancak usta yönetmen Reha Erdem imzalı Şarkı Söyleyen Kadınlar, sinematografisi ve hikaye anlatımıyla dünya standartlarında bir iş ortaya koyarak, izleyiciyi alışılmadık bir deneyime davet ediyor.
Filmin atmosferi, tıpkı o çok sevilen ödüllü yabancı dram filmleri gibi izleyiciyi ilk dakikadan içine çeken bir izolasyon duygusuyla başlar. Hikaye, deprem ihtimali nedeniyle büyük bir kısmı boşaltılmış ve terk edilmiş bir adada geçer. Bu ıssızlığın ortasında, büyük bir evde yaşayan Mesut, tek yakını olan köpeğiyle münzevi bir hayat sürmektedir.
Mesut’un bu izole yaşamında iletişim kurduğu tek insan, evin günlük işlerine yardımcı olan, yemek ve temizlik için gelen Esma’dır. Ancak bu durağan ve sessiz hayat, beklenmedik olaylarla hareketlenmeye başlar. Şarkı Söyleyen Kadınlar, karakterlerin iç dünyasındaki depremleri, adanın tekinsiz atmosferiyle ustaca harmanlar.
Olaylar zinciri, yardımcısı Esma’nın bir gün ormanda yürürken elinde çantasıyla kimsesiz bir genç kadına rastlamasıyla kırılır. Esma, bu gizemli kadını eve almaya karar verir. Tam bu sıralarda Mesut’un oğlu Adem de hayatının en zorlu virajlarından birini almaktadır. Adem; evliliğinde yaşadığı çatırdamalar ve nükseden hastalığı nedeniyle, yıllardır yıldızının barışmadığı babasının evine, yani adaya dönmek zorunda kalır.
Eğer karakter odaklı, diyalogların ve bakışların çok şey anlattığı bir film izleme deneyimi arıyorsanız, bu yapım tam size göre. Tüm karakterlerin Mesut’un evinde toplanmasıyla birlikte, hikaye giderek daha garip ve mistik bir hal almaya başlar. Bu yönüyle film, Avrupa sinemasının soğuk ve gerçekçi yabancı dram filmleri tadında bir gerilim ve merak duygusu uyandırır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...