

Laura McAllan

Henry McAllan

Ronsel Jackson

Florence Jackson

Jamie McAllan

Hap Jackson

Pappy McAllan

Weeks

Rose Tricklebank
Dr. Pearlman
Film, savaştan dönen iki askerin hikâyesine odaklanır: Biri beyaz bir çiftçi ailesinin oğlu olan Jamie McAllan, diğeri ise o çiftlikte nesillerdir kiracı olarak çalışan siyah bir ailenin oğlu Ronsel Jackson. Her iki adam da savaşın travmalarını taşımaktadır ancak döndükleri Mississippi, savaş alanından daha az tehlikeli değildir.
Jamie ve Ronsel, yaşadıkları travmaların ortaklığıyla gizli bir dostluk kurarlar. Ancak 1940’ların Güney eyaletlerinde hüküm süren katı Jim Crow yasaları ve sistematik ırkçılık, bu dostluğun varlığına izin vermeyecek kadar karanlıktır. Yönetmen Dee Rees, toprağa (ve çamura) bağlı yaşamanın getirdiği sefaleti, aile içi gerilimleri ve toplumsal nefreti sarsıcı bir dille ekrana taşır. Dram ve tarih türündeki yapım, bir ailenin hayatta kalma mücadelesini anlatırken diğerinin özgürlük ve onur mücadelesini resmeder.
Filmin en güçlü yanlarından biri, her biri devleşen geniş oyuncu kadrosudur:
Carey Mulligan (Laura McAllan): Şehir hayatından kopup çamurlu çiftliğe gelmek zorunda kalan kadının sessiz direnişini başarıyla yansıtıyor.
Garrett Hedlund (Jamie McAllan): Savaş sonrası travmayı ve vicdan azabını iliklerinize kadar hissettiriyor.
Jason Mitchell (Ronsel Jackson): Avrupa'da bir kahraman olarak görüldükten sonra kendi ülkesinde "ikinci sınıf vatandaş" muamelesi görmenin acısını muazzam bir performansla sunuyor.
Mary J. Blige (Florence Jackson): Ünlü şarkıcı, bu rolüyle Oscar adaylığı kazanarak oyunculuk kariyerinde zirve yapmıştır. Sessiz, bilge ve korumacı anne figüründe unutulmazdır.
Mudbound, sinematografisiyle öne çıkan bir yapımdır. Görüntü yönetmeni Rachel Morrison, bu filmle Oscar'a aday gösterilen ilk kadın görüntü yönetmeni olarak tarihe geçmiştir. Filmin renk paletindeki gri ve kahverengi tonlar, çamurun ve umutsuzluğun fiziksel bir ağırlığa dönüşmesini sağlar. Dee Rees'in yönetimi, hikâyeyi tek bir karakterin ağzından değil, birçok farklı karakterin iç sesiyle (voice-over) anlatarak olaylara çok boyutlu bir derinlik kazandırır.
Tarihsel adaletsizliklere ilgi duyan, toplumsal eleştirisi güçlü yapımları seven ve "yavaş yanan" (slow-burn) dramlardan hoşlananlar bu filmi kesinlikle kaçırmamalı. Irkçılığın sadece kaba bir nefret değil, nasıl sistematik bir yapı olduğunu anlamak isteyen her sinemasever için sarsıcı bir ders niteliğindedir.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, II. Dünya Savaşı'nın bittiği ama insanlık savaşının hala devam ettiği o karanlık döneme dürüst bir ayna tutmasıdır. Film, insanın toprağa olan bağıyla nefretin kökleri arasında ürpertici bir benzerlik kurar. Ayrıca Mary J. Blige ve Jason Mitchell'ın ödüllük performansları için bile izlenmeye değer. Netflix yapımları arasında sinemasal değeri en yüksek eserlerden biridir.
Irkçılık ve Şiddet: Deri renginin bir insanın hayatını nasıl cehenneme çevirebileceği.
Savaş Travması (PTSD): Savaşın fiziksel yaralarının iyileşip ruhsal yaralarının açık kalması.
Toprak ve Emek: Toprağın hem bir umut kaynağı hem de bir hapishane olması.
Erkeklik ve Otorite: Babalar ve oğullar arasındaki çatışmalı bağlar.
Mudbound'un o sert ve tarihsel dokusunu sevdiyseniz; 12 Years a Slave (12 Yıllık Esaret), The Color Purple (Mor Yıllar) veya yine ırkçılık ve adalet üzerine kurulu A Time to Kill (Öldürme Zamanı) filmlerini listenize ekleyebilirsiniz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...