
Film, Hülya Avşar’ın el kamerasıyla ve selfie (özçekim) tarzında yaptığı çekimlerden oluşur. Avşar, bu yapımda çocukluğundan bugüne, sanat dünyasındaki yükselişinden özel hayatındaki fırtınalara kadar pek çok konuyu kendi bakış açısıyla anlatır.
Film boyunca Avşar; ailesi, eski eşleri, dostları ve rakipleriyle olan ilişkilerini samimi (ve yer yer eleştirel) bir dille yorumlar. Bir nevi "görüntülü günlük" olan film, izleyiciye bir yıldızın yalnızlığını, hırslarını ve hayata bakışını doğrudan onun ağzından ve kamerasından dinleme şansı verir.
Filmin en büyük özelliği, kadroda sadece Hülya Avşar'ın olmasıdır:
Hülya Avşar: Yönetmen, senarist ve anlatıcı olarak filmin her anında yer alır. Arşiv görüntülerinde ise hayatına giren pek çok ünlü ismi (Kaya Çilingiroğlu, Zehra Çilingiroğlu vb.) görme şansınız olur ancak tüm anlatım Avşar üzerindendir.
Selfi, Türk sinemasında daha önce pek denenmemiş bir türe giriyor. Bir belgesel ile günlük arasında gidip gelen yapım, Hülya Avşar’ın "kendisiyle yüzleşmesi" olarak tanımlanabilir. Film, çekim tekniği olarak çok düşük bütçeli ve amatör bir ruhla (bilinçli olarak bir el kamerasıyla) çekilmiştir.
Sinematografik açıdan bir estetik kaygısı gütmekten ziyade, "gerçekçilik" ve "doğallık" üzerine kuruludur. Bir platform filmi olarak dijital mecralarda yayınlandığında, Hülya Avşar hayranları ve magazin dünyasının perde arkasını merak edenler tarafından ilgiyle izlenmiştir.
Hülya Avşar’ın kariyerine ve özel hayatına ilgi duyanlar.
Otobiyografik hikayeleri ve "kendini anlatma" üzerine kurulu yapımları sevenler.
Bir sanatçının kendi geçmişiyle nasıl hesaplaştığını merak eden izleyiciler.
Film, Türkiye’nin bir dönemine damga vurmuş bir ismin, tüm maskelerini çıkarıp kamera karşısına geçmesi bakımından ilginçtir. Nicole Kidman’ın Destroyer’daki o fiziksel değişim ve geçmişin hatalarıyla boğuşan karakteri gibi; Selfi’de de Hülya Avşar, kamuoyundaki "kusursuz" imajının dışına çıkarak kendi hatalarını, pişmanlıklarını ve zaferlerini anlatıyor.
Şöhretin Bedeli: Bir yıldız olarak yaşamanın zorlukları ve yalnızlığı.
Yüzleşme: Geçmişteki kararlar ve insanlarla olan hesaplaşmalar.
Doğallık: Işıklar ve makyaj olmadan, en saf haliyle kendini ifade etme çabası.
Zamanın Geçişi: Gençlik fotoğraflarından bugüne uzanan bir yaşam serüveni.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...