
Senarist, izleyiciyi bir labirentin içine sokan, alışılmışın dışında bir yerli yapım. Hikâyenin merkezinde, başarılı ama son dönemde yaratıcılık tıkanıklığı yaşayan senarist Adem (Mustafa Uzunyılmaz) yer alır. Adem, gizemli birinden aldığı bir notla hayatının en büyük projesine başlar: "Senaryoyu yaz, hayatını kurtar."
Ancak Adem yazmaya başladıkça, yazdığı olayların gerçeğe dönüştüğünü ve çevresindeki insanların aslında birer karakterden ibaret olduğunu fark eder. Kendisini kimin yönettiğini ve bu oyunun sonunun nereye varacağını çözmeye çalışırken, derin devlet operasyonlarından ezoterik sırlarla dolu gizli cemiyetlere kadar uzanan karanlık bir ağın içine çekilir. Film, "Biz mi hayatımızı yazıyoruz, yoksa bir başkası bizim için mi yazıyor?" sorusunun peşinden giden, bulmaca gibi bir olay örgüsü sunuyor.
Filmin başrolünde, Türk sinemasının karakteristik yüzlerinden biri olan Mustafa Uzunyılmaz yer alıyor. Uzunyılmaz, karakterin yaşadığı kafa karışıklığını ve paranoyayı oldukça etkileyici bir performansla sergiliyor. Ona, Dilşad Çelebi, Ebru Sarıtaş ve Halis Bayraktaroğlu gibi isimler eşlik ediyor. Oyuncu kadrosu, filmin kasvetli ve gizemli atmosferine uyum sağlayan, abartıdan uzak bir oyunculuk tarzı benimsiyor.
Yönetmen Hulusi Orkun Eser, ilk uzun metrajlı filminde oldukça riskli ve iddialı bir türe soyunmuş. Senarist, yerli sinemada nadir görülen "meta-kurgu" (kurgu üzerine kurgu) öğelerini barındıran bir aksiyon-gerilim denemesi. Film, düşük bütçesine rağmen atmosfer yaratma konusunda başarılı ve izleyiciyi sürekli "Bir sonraki sahnede ne olacak?" merakı içerisinde tutuyor. Özellikle senaryonun iç içe geçmiş yapısı, dikkatli bir izleyici kitlesi gerektiriyor.
Inception, The Truman Show veya Stranger than Fiction (Lütfen Beni Öldürme) tarzı, gerçekliğin sorgulandığı filmleri sevenler için bu yerli deneme oldukça ilgi çekici olacaktır. Eğer polisiye ve komplo teorileriyle beslenen gizem hikâyelerine meraklıysanız, Senarist size farklı bir seyir deneyimi sunacaktır. Standart yerli komedi veya dramlardan sıkılan, zihin açıcı ve bulmaca çözer gibi film izlemek isteyenler için ideal bir tercih.
Bu film, Türk sinemasında pek alışık olmadığımız bir anlatım diline sahip. Sadece bir hikâye anlatmıyor, aynı zamanda hikâye anlatıcılığının kendisini de sorguluyor. "Yazarın ölümü", "özgür irade" ve "kontrol" gibi felsefi kavramları aksiyon dolu bir kurguyla harmanlaması filmi özgün kılıyor. Finaline kadar süren gizem perdesi ve sürpriz sonuyla, izleyiciyi bittikten sonra üzerinde tartışmaya iten yapımlardan biri.
Gerçeklik Algısı: Yaşadığımız dünyanın gerçek mi yoksa yazılmış bir kurgu mu olduğu şüphesi.
Komplo Teorileri: Perde arkasındaki gizli güçlerin bireyin hayatına müdahalesi.
Yaratıcılık ve Bedel: Bir sanatçının eserini yaratırken kendi hayatını riske atması.
Kontrol: İnsanın kendi kaderini yazıp yazamadığı üzerine felsefi bir sorgulama.
Eğer bir yazarın kendi kurgusunda kaybolması temasını sevdiyseniz, Secret Window (Gizli Pencere) veya Ruby Sparks filmlerine göz atabilirsiniz. Daha derin bir gerçeklik sorgulaması için yerli sinemadan Onur Ünlü'nün Beş Şehir veya İtirazım Var gibi özgün işleri de ilginizi çekebilir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...