

Remzi Başkan

Bulut

Ilgaz

Osman

Rukiye

Dursun

-

-

-

Necati
Karadeniz’in masalsı güzellikteki bir köyünde yaşayan iki aile, geçmişte yaşanan bir olay yüzünden birbirine düşmandır. Bu düşmanlık o kadar köklüdür ki, köyde dilden dile dolaşan bir efsaneye dönüşmüştür: Bu iki aileden biri diğerini severse, o kişi "ölür". Ancak kader, bu iki düşman ailenin gençleri olan Bulut ve Ilgaz’ı birbirine aşık eder.
Genç aşıklar, hem ailelerinin bitmek bilmeyen kavgalarıyla uğraşmak hem de üzerlerindeki bu hayali uğursuzluğu kırmak zorundadır. Köy halkının da dahil olduğu bu kargaşa; yanlış anlamalar, gizli planlar ve Karadeniz insanının o kendine has pratik zekasıyla birleşince işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Film, trajik bir başlıkla başlasa da aslında aşkın ve barışın her türlü nefretin üstesinden gelebileceğini spoilersız bir mizahla sunuyor.
Filmin başrollerinde Alper Saylık ve Fulya Zenginer, birbirine aşık ama aileleri yüzünden kavuşamayan gençleri canlandırırken harika bir enerji sergiliyorlar. Kadronun ağır toplarından Hüseyin Avni Danyal ve Durul Bazan, aile reisleri olarak sergiledikleri inatçı ve komik performanslarla filmin mizah yükünü omuzluyorlar. Ruhi Sarı ve Hakan Salınmış gibi usta isimlerin de eşlik ettiği kadro, Karadeniz insanının o sıcak ve hırçın ruhunu ekrana başarıyla taşıyor.
Cem Tabak’ın yönetmen koltuğunda oturduğu yapım, klasik bir "Romeo ve Juliet" hikayesini Karadeniz’in yaylalarına taşıyor. Filmin en güçlü yönlerinden biri, görsel olarak sunduğu eşsiz Karadeniz manzaraları. Sinematografisiyle izleyiciye ferah bir atmosfer sunan yapım, senaryosundaki samimi diyaloglar ve yöresel esprilerle de türdeşleri arasında öne çıkıyor. Film, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda anlamsız düşmanlıkların hayatı nasıl zorlaştırdığına dair ince bir eleştiri de barındırıyor.
Karadeniz şivesine dayalı durum komedilerini sevenler, aile içindeki tatlı sert atışmalardan keyif alanlar ve akşamını hafif, yüzünde bir gülümseme bırakacak bir yapımla geçirmek isteyenler için ideal. Eğer Hükümet Kadın veya Dondurmam Gaymak tarzı yöresel dokusu kuvvetli filmleri seviyorsanız, bu eğlenceli yapımı da mutlaka listenize eklemelisiniz.
Film, izleyiciyi gündelik dertlerden uzaklaştırıp Karadeniz’in temiz havasını ve samimiyetini hissettiriyor. İnatlaşmanın ne kadar absürt noktalara varabileceğini gösteren sahneler, izleyiciye bolca kahkaha vadediyor. Ayrıca filmin müzikleri ve kullanılan yerel motifler, yapımı sadece bir komedi filmi olmaktan çıkarıp kültürel bir yolculuğa dönüştürüyor.
Yersiz İnatlaşma: Geçmişten gelen anlamsız düşmanlıkların modern hayata etkisi.
Aşkın Gücü: Toplumsal baskılara ve "uğursuzluk" inanışlarına rağmen sevginin galip gelmesi.
Gelenek ve Modernlik: Köy geleneklerinin gençlerin hayatıyla çatışması.
Bu filmin havasını sevdiyseniz, yine Karadeniz’de geçen Sümela’nın Şifresi: Temel veya Oflu Hoca’nın Şifresi serilerini izleyebilirsiniz. Ayrıca iki aile arasındaki rekabeti konu alan efsanevi Neşeli Günler veya daha modern bir örnek olan Eyvah Eyvah serisi de benzer bir seyir zevki sunacaktır.
Filmin çekimleri, Karadeniz’in en yeşil bölgelerinden biri olan Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde gerçekleştirilmiştir.
Filmin adı, bir Karadeniz deyişi olan ve aslında "seni o kadar çok seviyorum ki uğruna ölürüm" iması taşıyan bir sözden esinlenilmiştir.
Hüseyin Avni Danyal, bu rolüyle Karadenizli baba tiplemesindeki ustalığını bir kez daha kanıtlamıştır.
Film çekimleri, Gümüşhane’nin doğal güzellikleriyle ünlü Kürtün ilçesinde ve Örümcek Ormanları çevresinde yapılmıştır.
Başlığı sizi yanıltmasın; film genel olarak neşeli bir tonla ilerleyen ve izleyiciyi mutlu etmeyi amaçlayan bir romantik komedidir.
Evet, filmde Karadeniz şivesi ve yöresel deyimler oldukça yoğun kullanılmıştır, bu da yapıma büyük bir doğallık katmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...