

George Pemberton

Serena Pemberton

Galloway

Sheriff McDowell

Lowenstein

Campbell

Vaughn

Agatha

Horace Kephart

Abe Hermann
1929 yılında, Kuzey Karolina dağlarının vahşi coğrafyasında geçen hikâyede, kereste imparatorluğu kurmaya çalışan hırslı George Pemberton’ın hayatı, Serena adında gizemli ve güçlü bir kadınla tanışmasıyla tamamen değişir. Serena, o dönemin kadın profilinden çok farklıdır; ata binen, avlanan ve iş dünyasında erkeklere kafa tutan bir figürdür. İkili tutkulu bir evlilik yaparak güçlerini birleştirir.
Ancak bu mükemmel görünen imparatorluk, geçmişin sırları ve Serena’nın anne olamayacağını öğrenmesiyle sarsılmaya başlar. George’un geçmişinden gelen bir çocuk haberi, Serena’nın içindeki korumacı ve intikamcı ruhu uyandırır. Tutku, yerini yıkıcı bir kıskançlığa bırakırken, çift kendi yarattıkları bu vahşi dünyada hayatta kalma ve birbirini yok etme noktasına gelir. Dram ve gerilimin iç içe geçtiği yapım, bir kadının kontrolü ele alma arzusunun trajik sonuçlarını işliyor.
Filmin en dikkat çeken yönü, Umut Işığım (Silver Linings Playbook) ve Düzenbaz (American Hustle) filmlerindeki muazzam uyumlarıyla tanınan Jennifer Lawrence ve Bradley Cooper'ı yeniden bir araya getirmesidir.
Jennifer Lawrence (Serena Pemberton): Karakterin soğukkanlılığını, gücünü ve yavaş yavaş deliliğe sürüklenen ruh halini büyük bir başarıyla yansıtıyor.
Bradley Cooper (George Pemberton): Hırslı bir iş adamı ile karısına olan aşkı arasında sıkışmış, vicdan azabı çeken bir adamı canlandırıyor.
Rhys Ifans (Galloway): Serena’nın sadık ve gizemli takipçisi rolünde, filme tekinsiz bir hava katıyor.
Toby Jones: Kasabanın şerifi rolüyle adaleti temsil etmeye çalışıyor.
Oyuncuları ve oyuncu kadrosu, filmin ağır ve melankolik atmosferini taşıyabilecek güçlü performanslar sergileyerek, bu sert aşk hikâyesini inandırıcı kılıyor.
Oscar ödüllü yönetmen Susanne Bier, Ron Rash’in aynı adlı romanından uyarlanan bu filmde, doğanın vahşiliği ile insanın içindeki vahşiliği paralel bir şekilde sunuyor. Görsel olarak büyüleyici orman manzaraları ve dönem kostümleri, filmin prodüksiyon kalitesini ortaya koyuyor. Ancak film, alışıldık bir romantik dramdan ziyade, Shakespearevari bir trajediye daha yakın duruyor. Tempo yavaş ilerlese de, Serena karakterinin psikolojik derinliği ve aldığı karanlık kararlar filmi sürükleyici kılıyor.
Jennifer Lawrence ve Bradley Cooper ikilisinin ekran kimyasını sevenler, 1930’ların atmosferini yansıtan dönem filmlerine ilgi duyanlar ve "kara film" (film-noir) etkileri taşıyan trajik hikâyelerden hoşlananlar bu filmi kesinlikle izlemeli. Eğer tutkunun nasıl bir yıkıma dönüşebileceğini anlatan, sonu tahmin edilemez psikolojik gerilim unsurları barındıran dramları seviyorsanız, Serena sizi etkileyecektir.
Film, kadın karakterin sadece bir "eş" değil, olay örgüsünü bizzat yöneten, sert ve bazen korkutucu bir figür olmasıyla klasik dönem dramlarından ayrılıyor. Jennifer Lawrence’ın buz gibi bakışları ve karakterin dönüşümü, oyunculuk adına izlenmeye değer. Ayrıca hırsın ve doğayı katletme arzusunun insanın ruhunda açtığı yaraları görmek açısından da derinlikli bir altyapıya sahip.
Tür: Dram, Romantik, Tarih
Vizyon Yılı: 2014
Yönetmen: Susanne Bier
Öne Çıkan Not: Çekimlerin üzerinden uzun süre geçtikten sonra vizyona girmesiyle sinema dünyasında merak uyandırmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...