
Dünya üzerinde yaşamın sona erdiği uzak bir gelecekte geçen Love Me, bir şamandıra ile bir uydunun beklenmedik karşılaşmasını merkezine alıyor. Milyarlarca yıl süren yalnızlığın ardından, internetten kalan verilerle bir kimlik oluşturmaya çalışan bu iki varlık, "insan gibi" hissetmenin ve sevilmenin ne demek olduğunu keşfetmeye çalışıyor. Love Me, izleyiciyi varoluşsal bir boşluğun içinde romantik bir yolculuğa çıkarıyor.
Film, günümüzün dijital dünyasına keskin bir ayna tutuyor. Sosyal medya etkileşimleri, filtrelenmiş anılar ve kusursuz görünme çabası, Love Me hikayesinin temelini oluşturuyor. Karakterler, birbirlerine aşık olabilmek için geçmişteki insanların bıraktığı dijital ayak izlerini taklit ederken, "Gerçek aşk, algoritmalardan daha güçlü müdür?" sorusunu sorduruyor. Bu yönüyle film, modern çağın yapay ilişkilerine şiirsel bir eleştiri getiriyor.
Yönetmenler Sam ve Andy Zuchero, Love Me ile görsel sınırları zorlayan bir anlatım dili benimsiyor. Tamamen boş bir dünyadan, rengarenk dijital evrenlere uzanan bu görsel şölen, Kristen Stewart ve Steven Yeun’un muazzam performanslarıyla birleşiyor. Love Me, sadece bir bilim kurgu değil, aynı zamanda ruhun ve bağlantı kurma ihtiyacının zamansızlığını anlatan lirik bir hikaye sunuyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...