

Annie Reed

Sam Baldwin

Jonah Baldwin

Walter

Becky

Victoria

Jay

Jessica

Suzy

Greg
Sleepless in Seattle, eşini kaybetmiş ve bu kederle başa çıkmaya çalışan Sam Baldwin'in hikayesini merkezine alıyor. Karısının ölümünden sonra hayatına devam etmekte zorlanan Sam, sekiz yaşındaki oğlu Jonah ile birlikte anılarından kaçmak için Chicago’dan Seattle’a taşınır. Ancak Jonah, babasının yeniden mutlu olmasını her şeyden çok istemektedir. Noel gecesi bir radyo programını arayan küçük Jonah, babasının hikayesini tüm ülkeye anlatır ve Sam’i de zorla yayına dahil eder.
Sam'in radyoda paylaştığı samimi ve hüzünlü ifadeler, ülkenin dört bir yanındaki binlerce kadının kalbine dokunur. Bu kadınlardan biri de Baltimore’da yaşayan ve evlenmek üzere olan gazeteci Annie Reed’dir. Annie, rasyonel dünyasında her şey yolunda gitse de Sam’in sesindeki o büyülü bağa kayıtsız kalamaz. Hiç tanımadığı bu adamla arasında kaderin ördüğü gizli bir bağ olduğuna inanmaya başlayan Annie, mantığı ile kalbi arasında büyük bir savaşa girer.
Filmin başrolünde yer alan Tom Hanks, Sam Baldwin karakterine kattığı insani derinlik ve kırılganlıkla izleyiciyi kendine bağlar. Hanks, yas tutan bir babanın hüznünü ve hayata karşı duyduğu çekingenliği o kadar doğal bir performansla sergiler ki karakterin her duygusu izleyiciye geçer. Meg Ryan ise Annie Reed rolüyle, romantik komedilerin "altın kızı" unvanını neden hak ettiğini kanıtlar. Kararsızlıkları, heyecanı ve umuduyla Annie karakterine hayat veren Ryan, beyaz perdedeki en ikonik performanslarından birini sergiler.
Bu ikiliye eşlik eden çocuk oyuncu Ross Malinger (Jonah), hikayenin duygusal motoru görevini üstlenir. Yardımcı kadroda yer alan Bill Pullman, Annie’nin nazik ama heyecansız nişanlısı Walter rolünde hikayenin çatışmasını güçlendirirken; Rosie O’Donnell ise Annie’nin gerçekçi ve dobra arkadaşı Becky rolüyle filme mizahi bir soluk getirir.
Nora Ephron’un yönetmen koltuğunda oturduğu bu yapım, romantik komedi türünün zirve noktalarından biri olarak kabul edilir. Filmin en dikkat çekici özelliği, iki ana karakterin filmin son anlarına kadar fiziksel olarak bir araya gelmemesidir. Ephron, bu cesur tercihle aşkın sadece tensel değil, ruhsal ve kaderci yönünü vurgular. Harika bir tempoya, New York ve Seattle manzaralarıyla bezenmiş bir atmosfere sahip olan film, nostaljik şarkılarla bezeli müzikleriyle de duygusal etkisini katlar.
Klasik aşk hikayelerini sevenler, romantik film tutkunları ve kadere inananlar için bu film mutlak bir başyapıttır. Eğer yağmurlu bir pazar gününde içinizi ısıtacak, nostalji rüzgarları estiren ve gerçek aşkın varlığına dair inancınızı tazeleyecek bir hikaye arıyorsanız bu film tam size göre. Ayrıca aile bağlarının gücünü ve bir çocuğun gözünden ebeveyn mutluluğunu izlemek isteyenler için de aile filmi tadında bir deneyim sunar.
Sleepless in Seattle, modern romantizmi eski Hollywood’un o büyücü havasıyla harmanlamayı başaran nadir yapımlardan biridir. Film, "An Affair to Remember" gibi klasiklere saygı duruşunda bulunurken, kendi özgün dilini yaratır. Sam ve Annie’nin birbirini hiç görmeden kurdukları bağ, günümüzün hızlı tüketim ilişkilerine karşın sabrın ve ruhsal çekimin ne kadar değerli olduğunu hatırlatır.
Kader ve İşaretler: Hayatın tesadüflerden değil, gizli bir plandan oluştuğu fikri.
Keder ve Yeniden Başlamak: Kayıpların ardından hayata tutunma çabası.
İdealize Edilmiş Aşk: Sinematik ve masalsı bir aşkın gerçek dünyadaki arayışı.
Ebeveyn-Çocuk İlişkisi: Bir çocuğun babasının mutluluğu için gösterdiği samimi çaba.
Eğer bu filmin yarattığı o tatlı hüznü ve romantizmi sevdiyseniz, yine Tom Hanks ve Meg Ryan’ın başrolü paylaştığı bir diğer romantik komedi klasiği olan You've Got Mail filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca kader temasını farklı bir açıdan işleyen Serendipity ve klasik Hollywood romantizminin temeli olan An Affair to Remember listeye eklenmesi gereken yapımlardır.
Filmin senaryosu ve yönetmenliği için başlangıçta farklı isimler düşünülmüştü; ancak Nora Ephron projeyi devraldığında hikayeyi tamamen kendi tarzına göre yeniden şekillendirdi. Filmdeki ikonik Empire State Binası sahnesi, binanın gerçek çalışma saatleri dışında çekilmiş ve çekimler için özel bir ışıklandırma sistemi kullanılmıştır. Ayrıca Tom Hanks ve Meg Ryan’ın film boyunca sadece 2 dakika boyunca aynı karede yer alması, sinema tarihinin en ilginç romantik film detaylarından biridir.
Hayır, film tamamen kurgusal bir senaryodur; ancak yönetmen Nora Ephron, insanların radyo programları aracılığıyla kurduğu bağlardan ve klasik Hollywood filmlerinden ilham almıştır.
Yönetmen Ephron, filmi fiziksel bir çekimden ziyade ruhsal bir çekim ve kaderin işleyişi üzerine kurmayı amaçlamıştır. Bu tercih, final sahnesindeki buluşmanın etkisini kat kat artırmaktadır.
Ross Malinger, bu filmle büyük bir çıkış yapmış olsa da yetişkinlik döneminde oyunculuk kariyerine devam etmemiş ve sinema sektöründen uzaklaşmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...