

Zhenya

Boris

Alyosha

Coordinator

Masha

Anton

Zhenya's Mother

Police Officer

Masha's Mother
Kuznetsov
Sevgisiz, Moskova’nın soğuk ve gri atmosferinde, evliliklerini bitirmek üzere olan bir çiftin, Boris ve Zhenya’nın hikâyesine odaklanıyor. İkisi de çoktan yeni birer hayat kurmuş, birbirlerine karşı sadece saf bir nefret ve tahammülsüzlük beslemektedirler. Bu bitmek bilmeyen kavgaların ve birbirini suçlamaların tam ortasında, 12 yaşındaki oğulları Alyosha’nın varlığı onlar için sadece bir yük ve ayak bağıdır. Alyosha’nın duyduğu bu dehşet verici sevgisizlik, küçük çocuğun sessizce ağladığı bir sahnede izleyicinin ruhuna işler.
Bir sabah Alyosha’nın okula gitmediği ve eve dönmediği fark edildiğinde, Boris ve Zhenya için zoraki bir arayış süreci başlar. Ancak bu arama süreci, kayıp bir çocuğu bulma çabasından ziyade, ebeveynlerin kendi bencillikleriyle ve sevmeyi hiç beceremedikleri gerçekliğiyle yüzleştikleri bir aynaya dönüşür. Film, kayıp bir çocuğun izini sürerken aslında modern toplumun yitirdiği şefkati ve empatiyi, Rusya’nın kış manzaraları eşliğinde iliklerimize kadar hissettiriyor.
Filmin başrollerinde Zhenya karakterine hayat veren Maryana Spivak ve Boris rolünde Aleksey Rozin yer alıyor. Her iki oyuncu da karakterlerinin iticiliğini ve duygusal yoksunluğunu o kadar büyük bir başarıyla sergiliyorlar ki, izleyicide yarattıkları rahatsızlık hissi filmin sanatsal gücünün bir kanıtı haline geliyor. Spivak’ın canlandırdığı anne figürü, geleneksel şefkatli anne imajını yerle bir eden soğukluğuyla dikkat çekiyor.
Kayıp çocuk Alyosha rolündeki genç oyuncu Matvey Novikov, ekran süresi kısa olsa da filmin en can alıcı anlarına imza atıyor. Onun kapı arkasında duyduğu tartışmalar sonrası döktüğü sessiz gözyaşları, filmin duygusal merkezini oluşturuyor. Gönüllü arama kurtarma ekibini canlandıran yardımcı oyuncular ise, profesyonel ama mesafeli duruşlarıyla bir platform filmi kalitesindeki oyunculuk bütünlüğünü tamamlıyorlar.
Yönetmen Andrey Zvyagintsev, Sevgisiz ile sinema tarihinin en sert ve etkileyici "insanlık durumu" analizlerinden birini sunuyor. Film, 2017 Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü alarak ve Oscar adaylığıyla başarısını dünyaya duyurdu. Görüntü yönetimi, Rusya’nın donuk doğasını ve ruhsuz apartman bloklarını adeta birer karakter gibi hikâyeye dahil ediyor. Bir biyografi kadar çıplak bir gerçeklikle sunulan bu yapım, izleyiciyi teselli etmekten kaçınan, aksine onu kendi içindeki sevgisizlikle yüzleşmeye zorlayan bir yönetmenlik başarısı.
Psikolojik derinliği olan, toplumsal eleştiri barındıran ve karanlık atmosferli dramları seven sinemaseverler için bu film bir başyapıt niteliğinde. Modern insanın dijitalleşen dünyadaki yalnızlığını ve aile kurumunun çöküşünü izlemek isteyenler için sarsıcı bir deneyim vaat ediyor. Eğer bir zafer hikâyesi anlatan spor filmi tadında yapımlar arıyorsanız, bu film size göre olmayabilir; çünkü burada sadece çıplak gerçekler ve telafisi olmayan kayıplar var.
Filmi izlemek için en büyük neden, Zvyagintsev’in toplumsal çürümeyi bireyler üzerinden nasıl ustalıkla resmettiğini görmektir. Kayıp bir çocuk üzerinden kurgulanan gerilim, aslında bir toplumun ruhunu kaybetmesinin hikâyesidir. Filmin her karesi bir tablo titizliğinde çekilmiş olup, sinemanın sadece eğlence değil, aynı zamanda çok güçlü bir ayna tutma aracı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Duygusal İhmal: Bir çocuğun fiziksel varlığının, ebeveynlerinin ego savaşları arasında yok sayılması.
Modern Toplumun Çöküşü: Teknoloji ve yeni ilişkiler peşinde koşarken insani değerlerin yitirilmesi.
Bencillik: Kişinin kendi mutluluğu uğruna en yakınındakini feda edebilme kapasitesi.
İletişimsizlik: Aynı dili konuşan insanların birbirini asla duymaması ve anlamaması.
Bu filmin sarsıcı atmosferini ve aile içi çatışmalarını sevdiyseniz, yönetmenin bir diğer başyapıtı olan Leviathan veya yine Rus sinemasının karanlık yüzünü yansıtan The Return (Dönüş) filmlerine göz atabilirsiniz. Aile içindeki gerilimi odağına alan The Killing of a Sacred Deer (Kutsal Geyiğin Ölümü) de benzer bir huzursuzluk hissi yaratabilir.
Film, 2017 Cannes Film Festivali'nde ilk gösterimini yapmış ve dakikalarca ayakta alkışlanmıştır.
Andrey Zvyagintsev, filmi çekerken Ingmar Bergman’ın "Scenes from a Marriage" (Bir Evlilikten Manzaralar) yapımından ilham aldığını belirtmiştir.
Filmdeki arama kurtarma ekibi, Rusya'daki gerçek gönüllü organizasyonların çalışma prensipleri incelenerek kurgulanmıştır.
Film, geleneksel bir polisiyeden ziyade dram türünde olduğu için Alyosha’nın akıbetinden çok, ebeveynlerin bu süreçteki ruhsal değişimlerine odaklanır; final izleyiciyi derin düşüncelere sevk eder.
Evet, arka planda çalan haber bültenleri ve karakterlerin yaşantısı üzerinden yönetmen, modern Rusya’nın durumuna ve toplumsal duyarsızlığa dair alt metinler sunar.
Orijinal adı "Nelyubov" olan film, sadece sevginin yokluğunu değil, aktif bir sevmeme halini ve duygusal bir çölleşmeyi ifade ettiği için bu adı almıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...