
Korku
The Good Things Devils Do, suç dünyasının kirli sokaklarından mistik bir dehşetin kalbine uzanan, türler arası bir yolculuk vaat ediyor. Hikâye, suç dolu hayatına son bir vurgunla veda etmek isteyen emektar gangster Richard’ın etrafında şekilleniyor. Richard, son işi için küçük çaplı bir hırsız olan Ian ile iş birliği yapar. Hedefleri, sıradan görünen bir evden yüklü miktarda para çalmaktır. Ancak eve girdiklerinde, karşılarında sadece para değil, hayal bile edemeyecekleri kadar karanlık bir sır bulurlar.
Evin sahipleri, sıradan bir aile maskesinin ardında kadim ve kanlı bir ayini gizlemektedir. Hırsızlık amacıyla girilen bu mekan, kısa sürede bir mezbahaya ve doğaüstü varlıkların oyun alanına dönüşür. Richard ve Ian, dışarıdaki polisten kaçarken içerideki "şeytanlarla" yüzleşmek zorunda kalır. Film, bir soygun hikâyesi olarak başlayıp, gece ilerledikçe grotesk bir hayatta kalma mücadelesine evrilen yapısıyla izleyiciyi şaşırtmayı başarıyor.
Filmin en büyük kozlarından biri, kült korku yapımlarından tanıdığımız isimleri bir araya getirmesi. Korku sinemasının ikonik yüzlerinden Bill Moseley, Richard karakterine hayat verirken, tecrübesiyle filme ağırlık katıyor. Moseley’nin soğukkanlı gangster tavrı, doğaüstü olaylar başladığında yerini tekinsiz bir kararlılığa bırakıyor. Ona eşlik eden David Faustino ise Ian rolünde, karakterin yaşadığı panik ve şaşkınlığı oldukça dinamik bir şekilde yansıtıyor.
Kadronun bir diğer önemli ismi ise Linnea Quigley. 80’lerin korku sinemasına damga vuran Quigley, bu filmde de editoryal açıdan hikâyeye nostaljik ama sert bir dokunuş ekliyor. Oyuncuların birbiriyle olan kimyası, filmin absürt ve karanlık mizahını beslerken, korku sahnelerinin ciddiyetini de dengede tutuyor.
Yönetmen Jess Norvisgaard, ilk uzun metrajlı filminde suç draması ile doğaüstü korkuyu cesurca harmanlıyor. Film, düşük bütçesine rağmen yaratıcı pratik efektleri ve stilize edilmiş görselliğiyle dikkat çekiyor. Özellikle renk paleti ve ışık kullanımı, evin içindeki klostrofobik ve tekinsiz havayı başarıyla destekliyor. Tempo, soygun hazırlığından kanlı finale kadar kademeli olarak artarken, anlatım dili izleyiciyi sürekli bir "bir sonraki odada ne var?" merakı içinde tutuyor.
Türlerin iç içe geçtiği yapımlardan hoşlananlar, özellikle suç filmleri ile korku filmi elementlerinin birleştiği "genre-bending" örneklerini seven izleyiciler bu filme şans vermeli. Bill Moseley ve Linnea Quigley hayranları için nostaljik bir seyir zevki sunan yapım, aynı zamanda bağımsız korku sinemasının çiğ ve samimi dokusunu arayanlar için de uygun. Eğer kapalı alanda geçen, bol kanlı ve sürprizli bir hikâye arıyorsanız bu yapım ilginizi çekecektir.
Bu film, klasik bir soygun hikâyesini alıp onu tamamen beklenmedik bir yöne, vampir mitolojisi ve doğaüstü dehşetle harmanlayarak sunduğu için izlenmeli. Büyük stüdyo işlerinden farklı olarak daha cesur ve kural tanımaz bir yapısı var. Karakterlerin ahlaki açıdan gri bölgelerde gezinmesi, onları sadece birer "kurban" olmaktan çıkarıp hikâyeyi daha derinlikli bir hale getiriyor. Ayrıca pratik efekt meraklıları için tatmin edici görsel anlar barındırıyor.
Açgözlülük: Kolay paranın peşinden gitmenin getirdiği öngörülemez bedeller.
Kurtuluş Arayışı: Suç dolu bir geçmişi olan Richard'ın son bir iş ile hayatını temize çekme çabası.
Görünüşün Aldatıcılığı: Sıradan bir aile evinin arkasında yatan canavarca gerçekler.
Soygun ve korkunun birleştiği yapımlardan hoşlanıyorsanız, From Dusk Till Dawn (Gün Batımından Şafağa) bu türün en net benzeridir. Ayrıca, bir hırsızlık girişiminin kabusa dönüştüğü Don't Breathe (Nefesini Tut) veya daha mizahi ama kanlı bir ev istilası olan Better Watch Out filmleri de benzer bir gerilim ve tempo sunacaktır.
Film, korku sinemasının iki efsane ismi Bill Moseley ve Linnea Quigley'i uzun bir aradan sonra aynı projede buluşturmuştur.
Yönetmen Jess Norvisgaard, filmin görsel dilini oluştururken 70'lerin ve 80'lerin İtalyan korku sinemasından (Giallo) esinlendiğini belirtmiştir.
Çekimlerin büyük çoğunluğu, atmosferi korumak adına tek bir ev içerisinde ve kısıtlı bir zaman diliminde tamamlanmıştır.
Film, klasik mitolojideki vampir ve iblis tasvirlerinden beslenen, ancak kendine has kuralları olan özgün yaratıklar sunmaktadır.
Film bir suç/soygun aksiyonu olarak başlasa da, ikinci yarıdan itibaren tamamen kanlı ve atmosferik bir korku filmine dönüşmektedir.
Şu an için resmi bir devam filmi duyurusu olmasa da, filmin sonu hikâyenin genişlemeye müsait bir evreni olduğunu göstermektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...