
Gerilim
Guest

Sumer Seth

Natasha
Elder Brother
Younger Brother

Mayank (Manager)

Sumer's Wife (as Tara Sharma Saluja)
Sumer's Daughter
Lobby Manager

Fanny
Brandon, New York’ta yaşayan, başarılı bir kariyere ve dışarıdan bakıldığında düzenli bir hayata sahip olan çekici bir adamdır. Ancak bu parıltılı maskenin altında, Brandon’ın hayatını tamamen ele geçirmiş olan kontrol edilemez bir cinsel bağımlılık yatmaktadır. Gündelik yaşamındaki her boşluğu pornografi, rastgele ilişkiler ve saplantılı arzularla doldurmaya çalışan Brandon için cinsellik bir zevk aracından ziyade, içindeki derin boşluğu susturmaya çalıştığı sağır edici bir gürültüdür.
Bu hassas ve kırılgan denge, Brandon’ın kız kardeşi Sissy’nin beklenmedik bir şekilde gelip onun dairesine yerleşmesiyle bozulur. Sissy’nin varlığı, Brandon’ı kaçmaya çalıştığı geçmişiyle, bastırdığı duygularıyla ve kendine olan nefretiyle yüzleşmeye zorlar. Kendi mahrem alanında bir yabancıyla, üstelik travmalarını paylaştığı tek kişiyle yaşamak zorunda kalan Brandon için bu süreç, ruhsal bir çöküşün ve kaçınılmaz bir hesaplaşmanın başlangıcı olacaktır.
Michael Fassbender, Brandon rolünde kariyerinin en cesur ve ham performanslarından birini sergiliyor. Duygusal olarak tamamen tükenmiş bir adamın acısını, sadece bakışları ve vücut diliyle izleyiciye geçirmeyi başarıyor; karakterin yaşadığı utancı ve çaresizliği adeta fiziksel bir ağırlık gibi hissettiriyor.
Sissy rolünde izlediğimiz Carey Mulligan, kırılgan ve ilgiye muhtaç kız kardeş profilini muazzam bir derinlikle çiziyor. Özellikle bir sahnede seslendirdiği "New York, New York" şarkısı, filmin melankolik atmosferini zirveye taşıyor. İki oyuncu arasındaki tekinsiz ve hüzünlü dinamik, filmin duygusal iskeletini oluşturuyor.
Yönetmen Steve McQueen, utanç kavramını sadece bir duygu olarak değil, bir karakter gibi filmin her karesine yerleştiriyor. New York’un soğuk, steril ve gri tonlardaki sinematografisi, Brandon’ın iç dünyasındaki yalıtılmışlığı kusursuz bir şekilde yansıtıyor. Film, konuyu pornografik bir merakla değil, klinik bir soğukkanlılıkla ve derin bir empatiyle ele alıyor. Uzun plan sekanslar ve minimal diyalog kullanımı, izleyiciyi karakterin yaşadığı klostrofobik hapsolmuşluk hissinin içine çekiyor.
İnsan psikolojisinin karanlık dehlizlerine girmekten çekinmeyen ve karakter odaklı dramlardan hoşlanan yetişkin izleyiciler için bu film bir başyapıttır. Yabancı dram filmleri kategorisinde, bağımlılık konusunu en dürüst ve estetik şekilde işleyen yapımlardan biridir. Eğer sinemada sadece eğlence değil, üzerine günlerce düşünülecek felsefi ve psikolojik bir ağırlık arıyorsanız, bu +18 film beklentilerinizi karşılayacaktır.
Shame, modern çağın "bağlantısızlık" problemini en iyi anlatan filmlerden biridir. Binlerce insanın ortasında, teknolojinin ve imkanların sınırsızlığında bir insanın nasıl bu kadar yalnız kalabileceğini çarpıcı bir şekilde gösterir. Brandon’ın hikayesi üzerinden aslında hepimizin içindeki o "görülme" ve "ait olma" ihtiyacını sorgulatır. Sanatsal yetkinliği ve oyuncu performanslarıyla sinema tarihinin en güçlü dramlarından biri olarak kabul edilir.
Yalnızlık ve Yabancılaşma: Büyük şehirde yaşayan bireyin kendine ve topluma yabancılaşması.
Bağımlılık ve Kaçış: Duygusal acıları dindirmek için kullanılan yıkıcı araçlar.
Utanç ve Travma: Geçmişin dile getirilemeyen yüklerinin bugünkü hayatı sabote etmesi.
Yakınlık Korkusu: Gerçek bir duygusal bağ kurmaktan duyulan derin korku.
Bu filmin psikolojik derinliğini sevdiyseniz, yine Michael Fassbender ve Steve McQueen iş birliği olan Açlık (Hunger) filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca, bağımlılığın yıkıcılığını farklı bir pencereden ele alan Bir Düş İçin Ağıt (Requiem for a Dream) ve modern yalnızlığı işleyen Gece Hayvanları (Nocturnal Animals) gibi psikolojik dram türündeki yapımlar da benzer bir etki bırakacaktır.
Yönetmen Steve McQueen, filmin senaryosunu hazırlarken cinsel bağımlılık üzerine çalışan birçok uzmanla ve bu durumdan muzdarip bireylerle görüşmüştür.
Film, ABD'de nadir görülen "NC-17" (18 yaş altı kesinlikle giremez) derecelendirmesini almıştır, ancak yapımcılar sanatsal bütünlüğü bozmamak için sahnelerde kesinti yapmayı reddetmiştir.
Michael Fassbender, bu rolüyle Venedik Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu (Volpi Kupası) ödülünü kazanmıştır.
Hayır, film dünya genelinde 2011 yılında vizyona girmiştir; ancak dijital platformlarda ve özel gösterimlerde güncelliğini her dönem korumaktadır.
Film bu sorunun cevabını açıkça vermez. Ancak aralarındaki gerginlik ve birbirlerine olan aşırı tepkileri, çocukluk döneminde ortak bir travma yaşadıklarını güçlü bir şekilde hissettirir.
Filmdeki çıplaklık, estetik bir kaygıdan ziyade karakterin ruhsal çıplaklığını ve savunmasızlığını göstermek için kullanılır. Bu sahneler hikayenin merkezindeki "bağımlılık" temasını anlatmak için zorunludur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...