
Dram

Ali Firat

Erol

-

-

Old man in the coffee house

-

-

-

-
-
Sis, Türkiye’nin en sancılı dönemlerinden biri olan 1970’lerin sonundaki siyasi kaosu ve bu kaosun bir aile üzerindeki yıkıcı etkilerini konu alır. Hikaye, emekli bir hakim olan Ali Fırat’ın, ideolojik görüşleri nedeniyle birbirine düşman kesilen iki oğlu arasındaki amansız çatışmayı durdurma çabası etrafında şekillenir. Bir tarafta düzeni savunan, diğer tarafta ise devrimci idealleri olan iki kardeş, aynı evin içinde birbirine yabancılaşmıştır.
Sokakların barikatlarla bölündüğü, her gün faili meçhul cinayetlerin işlendiği bir atmosferde, baba karakteri hukukun ve adaletin temsilcisi olarak evlatlarını bu "sis" içinden çıkarmaya çalışır. Ancak toplumsal şiddet o kadar derine nüfuz etmiştir ki, aile bağları bile bu büyük yangını söndürmeye yetmez. Film, kişisel trajediler ile toplumsal kırılmaları iç içe geçiren, vicdan ve otoriteyi sorgulayan karanlık bir hikaye sunar.
Filmin başrolünde, Türk sinemasının dev ismi Rutkay Aziz yer alıyor. Hakim Ali Fırat karakterine hayat veren Aziz, adaleti temsil eden vakur duruşu ile çocuklarını kaybeden bir babanın içsel fırtınalarını muazzam bir vakarla yansıtıyor. Oyuncunun performansı, filmin editoryal ve dramatik yükünü zirveye taşıyor.
Ona eşlik eden Perihan Savaş, ailenin bir arada kalması için çırpınan ve acıyı derinden yaşayan anne figüründe oldukça etkileyici. Kardeşleri canlandıran genç oyuncular ise dönemin gençliğinin içine düştüğü ideolojik körlüğü ve tutkuyu gerçekçi bir biçimde sahneliyorlar. Kadronun bütünsel başarısı, izleyiciyi 1988 yılından alıp 70’lerin o gergin sokaklarına hapsetmeyi başarıyor.
Zülfü Livaneli’nin yönetmenliğini üstlendiği Sis, Türk sinemasında politik hesaplaşmaların ve toplumsal travmaların en duru işlendiği yapımlardan biridir. Livaneli, yönetmenlik koltuğunda sadece bir hikaye anlatmıyor, aynı zamanda bir dönemin sosyolojik otopsisini yapıyor. Filmin görüntü yönetimi, adeta ismine sadık kalarak, her sahnede bir belirsizlik ve hüzün perdesi (sis) hissettiriyor. Tempodan ziyade duyguya ve atmosfere odaklanan yapım, sadece Türkiye'de değil, uluslararası arenada da büyük saygı görmüş bir başyapıttır.
Türkiye’nin yakın tarihine ilgi duyanlar, siyasi dramlardan hoşlananlar ve toplumsal meselelerin birey üzerindeki etkilerini merak edenler için bu yapım bir zorunluluktur. Eğer bir filmde sadece olay örgüsü değil, aynı zamanda derinlikli bir felsefi sorgulama arıyorsanız, bu yerli film beklentilerinizi fazlasıyla karşılayacaktır. Ayrıca Zülfü Livaneli’nin sinema dilini ve Rutkay Aziz’in ustalığını görmek isteyen her sinemaseverin listesinde olmalıdır.
Sis, ideolojilerin insan hayatından daha değerli görüldüğü dönemlerin nasıl büyük acılar doğurduğunu hatırlatan bir uyarı niteliğindedir. Film, şiddetin kazananı olmadığını, sadece kaybeden babalar ve parçalanan hayatlar bıraktığını tüm çıplaklığıyla gösterir. Estetik bir anlatımın içine gizlenmiş sert gerçekliğiyle, izleyiciyi kendi vicdanıyla baş başa bırakan nadir filmlerden biridir. Avrupa Film Akademisi tarafından "En İyi Film" dalında aday gösterilmesi de kalitesinin en büyük tescilidir.
Kardeş Kavgası: İdeolojik farklılıkların kan bağına galip gelmesi ve yabancılaşma.
Adalet ve Otorite: Yasaların temsilcisi bir babanın, hayatın kuralları karşısındaki çaresizliği.
Toplumsal Kutuplaşma: Bir ülkenin ikiye bölünmesinin mikro ölçekte bir aileye yansıması.
Yalnızlık: Karakterlerin kendi doğruları içinde hapsolması ve iletişim kuramaması.
Siyasi arka planlı ve toplumsal dram yüklü bu kült filmler de dikkatinizi çekebilir:
Babam ve Oğlum: 1980 darbesinin gölgesinde bir aile trajedisini çok daha duygusal bir tonda işleyen modern bir klasik.
Eylül Fırtınası: Yine siyasi değişimlerin bir çocuk ve ailesi üzerindeki etkilerini anlatan Atıf Yılmaz yapımı.
Sen Türkülerini Söyle: 1970’lerin militan gençliğinin hapis sonrası yaşadığı hayal kırıklıklarını konu alan Şerif Gören filmi.
Sis, Zülfü Livaneli'nin sinema kariyerindeki en önemli basamaklardan biridir. Film, 1989 yılında Avrupa Film Ödülleri'nde (Felix) "En İyi Film" kategorisine aday gösterilerek Türk sineması için uluslararası bir başarı kazanmıştır. Ayrıca filmde yer alan mekanlar, 70’lerin Ankara ve İstanbul dokusunu yansıtmak adına titizlikle seçilmiştir. Filmin müzikleri de yine bizzat Livaneli tarafından bestelenmiş ve sahnelerin etkileyiciliğini katlamıştır.
Film, 1988 yılında çekilmiş olup, hikayesi 1970'li yılların sonunda, 12 Eylül darbesinin hemen öncesindeki siyasi kaos ortamında geçmektedir.
Sis, başta Montpellier Akdeniz Filmleri Festivali’nde "Altın Antigone" ödülü olmak üzere, hem ulusal hem de uluslararası pek çok festivalden takdir ve ödülle dönmüştür.
Senaryo, Zülfü Livaneli tarafından kaleme alınmış olup, doğrudan o dönemin gerçek tanıklıklarından ve toplumsal gözlemlerden beslenen özgün bir metne sahiptir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...