Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)

Dram

Christa

Troy

Jeffrey

Jaydee

Bronnie

Lonnie

Idris

Malik

Adrian

Nasty Nate
Skin, Amerika’nın taşrasında yaşayan ve aşırı sağcı ideolojilere sahip bir ailenin günlük yaşamından sarsıcı bir kesit sunuyor. Küçük bir çocuk olan Troy, babası Jeffrey tarafından silahlarla ve nefret dolu söylemlerle büyütülmektedir. Bir market alışverişi sırasında Troy, siyahi bir adam olan Jaydee ile tamamen masumane bir göz teması kurar. Ancak Jeffrey için bu basit etkileşim, bir çatışma başlatmak için yeterli bir sebeptir.
Jeffrey ve arkadaşları, Jaydee’yi feci şekilde darp ederler. Bu şiddet eylemi, beraberinde bir intikam döngüsünü tetikler. Ancak bu intikam, bilindik fiziksel saldırılardan çok daha farklı ve psikolojik olarak yıkıcı bir yöntemle gerçekleşir. Film, şiddetin sadece uygulandığı kişiyi değil, o şiddeti uygulayanların masum çocuklarını ve geleceklerini de nasıl zehirlediğini çarpıcı bir finalle gözler önüne serer.
Kısa film olmasına rağmen Skin, devasa performanslarla desteklenmiş bir yapım. Jonathan Tucker, Jeffrey rolünde sergilediği agresif ve ürkütücü performansla nefretin vücut bulmuş halini temsil ediyor. Danielle Macdonald, anne rolünde bu şiddet sarmalının içinde kalan ama sessizliğiyle bu sürece ortak olan kadını başarıyla canlandırıyor.
Çocuk oyuncu Jackson Robert Scott, Troy rolünde, masumiyet ile babasının ona empoze ettiği nefret arasında kalan bir çocuğun kafa karışıklığını ustalıkla yansıtıyor. Oyuncuların performansları, filmin yarattığı klostrofobik ve gergin atmosferi editoryal olarak güçlendiren en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
İsrailli yönetmen Guy Nattiv, Skin ile izleyiciyi adeta bir yumruk yemiş hissiyle koltuğuna çiviliyor. Yaklaşık 20 dakika süren film, tempo olarak en başından itibaren yüksek bir gerilim vaat ediyor. Sinematografisi, taşra Amerika'sının çiğ ve gri dokusunu karakterlerin iç dünyasıyla bütünleştiriyor. Yönetmen, şiddeti görselleştirmekten ziyade, o şiddetin yarattığı yankılara ve sonuçlara odaklanarak çok daha derin bir toplumsal eleştiri sunuyor.
Toplumsal adalet, ırkçılık ve ailevi miraslar üzerine düşünmeyi seven her izleyici bu kısa filmi mutlaka izlemeli. Psikolojik gerilimi yüksek, mesajı net ve sarsıcı olan sanat filmi örneklerinden hoşlananlar için bu yapım bir başyapıt niteliğindedir. Ancak içerdiği yüksek şiddet dozu ve ağır temalar nedeniyle hassas izleyicilerin dikkatli olması gereken bir suç dramı olarak sınıflandırılabilir.
Skin, 2019 yılında En İyi Kısa Film dalında Oscar kazanarak başarısını en üst düzeyde kanıtladı. Filmi benzerlerinden ayıran en büyük özellik, ırkçılığı sadece bir kurban-fail ilişkisi üzerinden değil, bir "zehirli miras" olarak ele almasıdır. Final sahnesindeki metaforik anlatım ve ironi, sinema tarihinde unutulmayacak kadar güçlüdür. Sadece 20 dakika içerisinde bir insanın adalet duygusunu ve vicdanını bu kadar sert bir şekilde sorgulatan yapım sayısı oldukça azdır.
Nefretin Mirası: Irkçılığın ve önyargıların aile içinde çocuklara nasıl aşılandığı.
İntikam ve Adalet: Bir suçun karşılığında alınan intikamın yarattığı trajik döngü.
Görünmez Yaralar: Şiddetin fiziksel yıkımından ziyade ruhsal ve toplumsal etkileri.
Kurban ve Fail Değişimi: Adaletin karanlık yollarla arandığı durumlarda rollerin nasıl karıştığı.
Bu filmin yarattığı sarsıcı etkiyi sevdiyseniz, aynı yönetmenin bu kısa filmden esinlenerek çektiği uzun metrajlı Skin (2018) filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca ırkçılığın kökenlerini ve şiddet sarmalını işleyen American History X veya bir gerilim atmosferinde toplumsal meselelere değinen Get Out (Kapan) benzeri yapımlar, bu filmle benzer tematik frekanslardadır.
Yönetmen Guy Nattiv, bu hikayeyi aslında bir gazete haberinden esinlenerek kurgulamıştır.
Film, Oscar kazandığı yıl dünya çapında festivallerde "en sarsıcı final" ödüllerini toplamıştır.
Kısa filmdeki başarının ardından Jamie Bell'in başrolünde olduğu uzun metrajlı bir versiyonu da çekilmiştir, ancak hikayeler birbirinden bağımsızdır.
Final, şiddetin ve nefretin kör olduğunu, insanın ektiği nefret tohumlarının gün gelip kendi en değer verdiği varlığını nasıl vurduğunu simgeleyen trajik bir ironidir.
Evet, film ırkçılığı ve nefreti bir hastalık olarak tanımlar ve bu hastalığın sadece hedefteki kişiyi değil, sahibini ve ailesini de nasıl yok ettiğini anlatır.
Kısa film (bu içerikteki), bir olay örgüsüne ve şok edici bir finale odaklanırken; uzun metrajlı film bir neo-Nazi'nin bu ideolojiden kurtulma ve derisini (kimliğini) temizleme sürecini anlatır.
Akademi Ödülleri (Oscar)
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...