
Belgesel, Şili’nin en saygın kültürel gazetecilerinden biri olan Augusto Góngora ve oyuncu/eski Kültür Bakanı olan eşi Paulina Urrutia'nın 25 yıllık aşk hikayesini merkezine alıyor. Sekiz yıl önce Augusto’ya Alzheimer teşhisi konulmuştur. Paulina, hastalığın ilerleyişi boyunca eşine büyük bir şefkat, sabır ve mizahla bakıcılık yapmaktadır.
Filmin en çarpıcı yanı, kişisel hafıza ile toplumsal hafıza arasındaki paralelliktir. Augusto, Pinochet diktatörlüğü döneminde rejimin suçlarını belgelemek ve ülkenin toplumsal hafızasını korumak için hayatını riske atmış bir gazetecidir. Hayatını "unutturmamaya" adamış bir adamın, şimdi kendi kimliğini ve anılarını unutmaya başlaması trajik bir tezat oluşturur. Paulina, ona her gün kim olduğunu ve kimi sevdiğini hatırlatarak, sadece bir eşe değil, bir ülkenin yaşayan tarihine de bekçilik yapmaktadır.
Bu bir belgesel olduğu için, hayatlarını tüm gerçekliğiyle kameraya açan iki ana figür bulunmaktadır:
Augusto Góngora: Şilili gazeteci ve yazar. (Kendisi)
Paulina Urrutia: Ünlü oyuncu ve Şili’nin eski Kültür Bakanı. (Kendisi)
Yönetmen Maite Alberdi (The Mole Agent ile tanınan), çiftin en mahrem anlarına, gece yarısı krizlerinden parktaki neşeli yürüyüşlerine kadar her ana tanıklık etmemizi sağlar. Çiftin kendi çektikleri eski ev videoları ile güncel görüntüler harmanlanarak, izleyiciye zamanın ve sevginin dönüşümü hissettirilir.
Film, Alzheimer üzerine çekilmiş en dürüst ve estetik yapımlardan biri olarak kabul ediliyor. Klasik bir "hastalık dramı" olmanın ötesine geçerek, bir aşk mektubuna ve siyasi bir manifesto niteliğine bürünüyor. Görüntü yönetimi, Augusto'nun zihnindeki bulanıklığı ve Paulina'nın sarsılmaz varlığını ışık ve gölge oyunlarıyla ustaca yansıtıyor. 2023 Sundance Film Festivali'nde "Dünya Sineması Belgesel" dalında Büyük Jüri Ödülü kazanan yapım, izleyiciyi hem ağlatan hem de insan ruhunun direncine hayran bırakan bir güce sahip.
Hafıza, yaşlanma, sadakat ve toplumsal tarih temalı yapımları seven her izleyici bu belgeseli mutlaka izlemelidir. Özellikle bağımsız sinema hayranları ve gerçek hayatın kurgudan daha etkileyici olduğunu düşünenler için bu film bir başyapıttır. Şili tarihine ve diktatörlük sonrası toplumsal iyileşme süreçlerine ilgi duyanlar için de çok katmanlı bir okuma sunmaktadır.
Bu belgeseli izlemek için en büyük sebep, sevginin sadece bir duygu değil, bir "eylem" ve "hatırlama biçimi" olduğunu görmektir. Film, bize anıların silinse bile duyguların nasıl baki kaldığını kanıtlıyor. Augusto’nun "Ben kimim?" sorusuna Paulina’nın verdiği her yanıt, insan onuruna ve sadakate dair unutulmaz bir ders niteliğinde.
Hafızanın Kırılganlığı: Hem bireysel zihnin hem de bir ulusun tarihinin unutulmaya karşı direnci.
Koşulsuz Sevgi: Bir hastalığın gölgesinde bile neşeyi ve şefkati koruyabilme sanatı.
Kimlik: Anılarımız olmadan "biz" kimiz?
Siyasi Miras: Pinochet rejiminin karanlığına karşı verilen "hatırlama" mücadelesinin bedeli.
Eğer bu belgeselin duygusal derinliğini sevdiyseniz, bir yaşlılık ve aşk hikayesini kurgusal ama sarsıcı bir dille anlatan Amour (Aşk) filmini veya yine Alzheimer üzerine çekilmiş belgesel türündeki Dick Johnson Is Dead yapımını izleyebilirsiniz. Ayrıca yönetmen Maite Alberdi'nin bir diğer başarılı işi olan The Mole Agent (Köstebek Ajan) da benzer bir hassasiyetle yaşlılık konusunu işler.
Oscar Adaylığı: 96. Akademi Ödülleri'nde "En İyi Belgesel" dalında aday gösterilmiştir.
Gerçek Arşiv: Filmde Augusto'nun 80'li yıllarda diktatörlük altında gizlice yaptığı habercilik görüntüleri de yer almaktadır.
Süre: 84 dakikalık yoğun ve akıcı bir anlatıma sahiptir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...