

Souleymane

Agente de l'OFPRA
Barry
Emmanuel
Khalil
Ghislain
Mamadou
Yaya
Kadiatou
-
Süleyman’ın Hikayesi, Gine’den Fransa’ya daha iyi bir yaşam kurma umuduyla gelen sığınmacı Souleymane’nin hayatına odaklanıyor. Souleymane, Paris’in kalabalık caddelerinde bisikletiyle yemek siparişleri yetiştirmeye çalışırken, bir yandan da hayati öneme sahip olan iltica görüşmesine hazırlanmaktadır. Ancak yasal ikamet hakkı alabilmek için mülteci dairesine anlatacağı hikâyenin kusursuz olması gerekir. Kendi gerçeği ile sistemin ondan beklediği trajik anlatı arasında sıkışan genç adamın, bu büyük sınava hazırlanmak için sadece iki günü vardır.
Film, bir sığınmacının görünmezliğini ve her gün karşılaştığı mikro aşağılamaları tüm çıplaklığıyla ekrana taşıyor. Souleymane’nin Paris trafiğinde, teslimat uygulamalarının acımasız algoritmaları ve barınma sorunuyla verdiği mücadele, gerilimi yüksek bir hayatta kalma hikâyesine dönüşüyor. Dram filmleri kategorisinde gerçekçiliğiyle sarsıcı bir etki yaratan yapım, modern Avrupa’nın arka sokaklarındaki "görünmez" sınıfa ayna tutuyor.
Filmin en büyük kozu, başrolde izlediğimiz Abou Sangare’nin büyüleyici performansıdır. Profesyonel bir oyuncu olmayan Sangare, canlandırdığı karakterle benzer kaderi paylaşan bir geçmişten gelmesinin verdiği sahicilikle, Souleymane’nin yaşadığı stresi, yorgunluğu ve umudu iliklerine kadar hissettiriyor. Sangare, bu ilk film performansıyla 2024 Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış bölümünde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanarak sinema dünyasında büyük bir yankı uyandırdı.
Kadrodaki bir diğer önemli isim olan Nina Meurisse, iltica görüşmesini gerçekleştiren memur rolünde karşımıza çıkıyor. Meurisse’in canlandırdığı karakter, Souleymane’nin geleceğini belirleyecek olan sistemin hem yüzü hem de vicdanı konumundadır. Ayrıca Emmanuel rolünde Emmanuel Yovanie, Souleymane’in zorlu yolculuğunda karşısına çıkan ve göçmen topluluğu içindeki dayanışmayı ya da sömürüyü temsil eden karakterlerden biri olarak kadroyu tamamlıyor.
Yönetmen Boris Lojkine, Dardenne Kardeşler ekolünü anımsatan bir estetikle, kamerasını karakterinden bir an bile ayırmıyor. Elde taşınan kamera kullanımı ve Paris’in turistik değil, kaotik ve gri yüzünün yansıtılması, filmin belgeselvari gerçekliğini güçlendiriyor. Senaryo, Souleymane’yi bir kurban olarak resmetmek yerine, onun direncini ve sistemin açıklarını yakalamaya çalışan pratik zekasını ön plana çıkarıyor. Filmin temposu, kuryelik yaparken hissedilen o "yetişme" telaşıyla birleşince, durağan bir dramadan ziyade bir sosyal gerilim filmine dönüşüyor.
Toplumsal gerçekçi sinemadan hoşlanan ve insan hikâyelerinin en ham halini izlemek isteyenler için bu yapım bir başyapıt niteliğindedir. Göçmenlik, sistem eleştirisi ve modern kölelik gibi temalara ilgi duyuyorsanız, bu etkileyici festival filmi size çok şey katacaktır. Ayrıca, Cannes gibi prestijli platformlarda ödül almış, oyunculuk odaklı güçlü anlatıları sevenler için de yılın en dikkat çekici yapımlarından biridir.
Filmi benzerlerinden ayıran en net fark, sığınmacı meselesine ajitasyondan uzak, son derece dinamik ve modern bir perspektiften yaklaşmasıdır. Souleymane’nin bisikletiyle Paris sokaklarındaki mücadelesi, günümüzün "gig ekonomisi" (esnek çalışma modeli) altındaki sömürüyü çarpıcı bir şekilde eleştirir. Filmin sonunda yer alan o meşhur mülakat sahnesi, sinema tarihinin en gergin ve duygusal anlarından biri olarak zihninize kazınacaktır.
Görünmezlik: Büyük şehirlerin kalabalığında fark edilmeyen bir sınıfın varlık mücadelesi.
Sistem ve Birey: Bürokrasinin soğuk yüzü karşısında insanın hayatta kalma çabası.
Zaman Baskısı: Sadece iki gün içinde hem para kazanma hem de geleceğini kurtarma zorunluluğu.
Dürüstlük ve Hayatta Kalma: Yaşamak için yalan söylemenin etik ağırlığı.
Eğer Souleymane’nin bu sarsıcı hikâyesi sizi etkilediyse, şu gerçekçi filmler listesine de göz atabilirsiniz:
İki Gün ve Bir Gece (Deux Jours, Une Nuit): Bir kadının işini kaybetmemek için verdiği zamana karşı mücadelesi.
Ben, Daniel Blake: Sistemin çarkları arasında ezilen sıradan insanların onur savaşı.
Tori ve Lokita: Göçmenlik ve dostluk üzerine kurulan bir başka yürek burkan modern trajedi.
Başrol oyuncusu Abou Sangare, film çekildiği sırada gerçek hayatta da Fransa’da oturum izni olmayan bir göçmendi.
Film, 2024 Cannes Film Festivali'nde hem Jüri Özel Ödülü hem de En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görüldü.
Çekimlerin büyük bir kısmı Paris’in gerçek trafiğinde ve sokaklarında, kuryelerin günlük rotaları üzerinde gerçekleştirildi.
Yönetmen Boris Lojkine, senaryoyu yazmadan önce aylarca göçmen dernekleri ve mülteci hakları üzerine araştırmalar yapmıştır.
Film belirli bir kişinin biyografisi değildir ancak yönetmen, Paris’teki yüzlerce Gineli sığınmacı ve kuryenin gerçek yaşam öykülerinden ve mülakat tutanaklarından yola çıkarak bu hikâyeyi kurgulamıştır.
Sistemin mülteci statüsü verebilmesi için belirli siyasi veya hayati tehlike kriterleri aranmaktadır. Souleymane, sadece yoksulluktan kaçtığı için değil, sistemin onu kabul etmesi için trajik bir siyasi hikâyeye sahip olması gerektiğine ikna edilmiştir.
Süleyman'ın Hikayesi (L'Histoire de Souleymane), 27 Aralık 2024 tarihinde Türkiye’de vizyona girmiş olup, festival döneminin ardından dijital platformlarda yerini alması beklenmektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...