

Lydia Tár

Sharon Goodnow

Francesca Lentini

Olga Metkina

Andris Davis

Eliot Kaplan

Krista Taylor

Sebastian Brix
Petra

Adam Gopnik
Tár, klasik müzik dünyasının zirvesinde yer alan, Berlin Filarmoni Orkestrası’nın ilk kadın şefi Lydia Tár’ın hikâyesini merkeze alan, psikolojik derinliği oldukça yüksek bir filmdir. Hikâye, Lydia’nın kariyerinin zirvesindeyken, yeni bir senfoni kaydı ve otobiyografisinin tanıtımı gibi önemli projelere odaklandığı bir dönemde başlar. Ancak bu parlak imajın ardında, Lydia’nın manipülatif kişiliği, güç tutkusu ve geçmişinden gelen gölgeler yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlar. Film, izleyiciyi modern dünyanın "cancel culture" (iptal kültürü) ve etik sınırlarıyla yüzleştirirken, bir dehanın kendi yarattığı labirentte nasıl kaybolduğunu soğuk ve mesafeli bir atmosferle işlemektedir.
Filmin başarısının en büyük paydaşlarından biri olan Cate Blanchett, Lydia Tár karakterine hayat verirken kariyerinin en unutulmaz performanslarından birini sergiliyor. Blanchett’in her mimiği ve orkestra yönetişindeki her hareketi, karakterin otoritesini ve içsel çöküşünü ustalıkla yansıtıyor. Filmin yönetmen koltuğunda, uzun bir aradan sonra sinemaya dönen usta isim Todd Field otururken, oyuncu kadrosunda Nina Hoss, Noémie Merlant ve Sophie Kauer gibi yetenekli isimler Blanchett’e eşlik ediyor. Yönetmen Field, oyuncu yönetimindeki titizliğiyle, karakterler arasındaki gerilimi ve hiyerarşik dengeleri her sahnede hissedilir kılıyor.
Tár, temposunu acele etmeden belirleyen, görsel diliyle izleyiciyi adeta hipnotize eden bir yapımdır. Filmin en dikkat çekici yanı, bir biyografi filmi izliyormuş hissi veren gerçekçi kurgusudur; oysa Lydia Tár tamamen kurgusal bir karakterdir. İzleyici yorumları incelendiğinde, filmin sunduğu entelektüel derinlik ve güç dengeleri üzerine kurulan hikâye yapısının büyük takdir topladığı görülmektedir. Ses tasarımı ve görüntü yönetimi, klasik müzik dünyasının hem ihtişamını hem de o dünyanın içindeki klostrofobik baskıyı hissettirmekte oldukça başarılıdır. Sinema eleştirmenleri tarafından yılın en iddialı yapımlarından biri olarak nitelendirilen film, sanatın ve sanatçının etik sorumluluklarını sorgulatan sarsıcı bir deneyim sunmaktadır.
Bu film, özellikle karakter odaklı dramlardan hoşlanan, sinemada estetik ve entelektüel bir derinlik arayan izleyiciler için idealdir. Klasik müzik tutkunlarının yanı sıra, güç yozlaşması, toplumsal etik ve modern dünyanın dinamikleri üzerine düşünmeyi seven sinemaseverler de bu yapımdan büyük keyif alacaktır. Ancak, hızlı aksiyon ve basit olay örgüleri bekleyenler için filmin ağır ilerleyen yapısı zorlayıcı olabilir. Sanatın doğasını ve bir insanın zirveden inişini merak eden her yetişkin izleyici bu filme şans vermelidir.
Eğer bu filmin yarattığı atmosfer ve karakter analizi ilginizi çektiyse, yine bir sanatçının obsesif tutkularını anlatan Whiplash veya gücün karanlık tarafına odaklanan There Will Be Blood gibi yapımlar listenizde yer alabilir. Ayrıca, kadın karakterin psikolojik derinliği ve otorite mücadelesi açısından The Piano Teacher da benzer bir duygu dünyasına hitap etmektedir. Bu filmler, karakterlerin mesleki tutkuları ile kişisel yıkımları arasındaki ince çizgiyi başarıyla işleyen eserlerdir.
2022 yapımı olan film, dram türünde yer alan ve yaklaşık 158 dakikalık bir süreye sahip olan uzun metrajlı bir çalışmadır. Genelde soğuk renk paletleri ve keskin bir ses tasarımıyla şekillenen yapım, izleyicide hem hayranlık hem de rahatsızlık uyandıran bir tona sahiptir. Modern klasik müzik dünyasının perde arkasını merak edenler için oldukça detaylı ve gerçekçi sahneler içermektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...