

-

-

-

-
-

-
-

-

-
-
Film, 1910’lu yılların başında, İstanbul’da Zeytinburnu İmalat-ı Harbiye atölyelerinde çalışan işçi ve öğrencilerin kurduğu futbol takımının hikâyesine odaklanıyor. Ancak bu hikâye sadece bir spor kulübünün doğuşu değil, aynı zamanda bir milletin direnişinin de bir parçasıdır.
Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında İstanbul’un işgaliyle birlikte, İmalat-ı Harbiye çalışanları ve futbolcuları, vatanın bağımsızlığı için büyük bir risk alırlar. Silah tamir eden ve cepheye lojistik destek sağlayan bu yürekli insanlar, bir yandan sahadaki rakipleriyle, diğer yandan ise işgalci güçlerle mücadele ederler. Film, futbolun birleştirici gücünün vatan savunmasıyla nasıl devleştiğini ve bu ekibin Ankara’ya taşınarak Milli Mücadele’nin kalbine yerleşme sürecini anlatan gurur dolu bir macera sunuyor.
Filmin kadrosu, tarihin o vakur ve fedakar ruhunu yansıtmak adına güçlü isimlerden kurulmuştur. Başrollerde Turgay Tanülkü, Sitare Akbaş, Murat Ünalmış ve İnanç Konukçu gibi tecrübeli oyuncular yer alıyor.
Özellikle Turgay Tanülkü’nün hayat verdiği karakter, Milli Mücadele döneminin bilgeliğini ve otoritesini temsil ederken; genç futbolcuları canlandıran oyuncular, sporun getirdiği dinamizmi ve vatanseverlik heyecanını başarıyla yansıtıyor. Oyuncuların arasındaki bu uyum, filmin editoryal gücünü artırarak izleyiciye dönemin atmosferini iliklerine kadar hissettiren bir drama derinliği katıyor.
Yönetmenliğini Serdar Çakar’ın üstlendiği yapım, bir spor filmi olmanın çok ötesinde bir "kurtuluş destanı" niteliği taşıyor. Sinematografide, 20. yüzyılın başındaki İstanbul sokakları, atölyeler ve tozlu futbol sahaları büyük bir titizlikle inşa edilmiş. Film, Ankaragücü kulübünün "İmalat-ı Harbiye"den gelen işçi sınıfı ruhunu ve "Vatan için can, futbol için can" felsefesini başarıyla işliyor. Siyah-sarı ve sarı-lacivert renklerin ardındaki o tarihi ağırlık, filmi bir spor belgesel tadında ama sinematik bir akıcılıkla sunuyor.
Başta Ankaragücü taraftarları olmak üzere, tüm futbolseverlerin Türk spor tarihinin bu onurlu başlangıcını görmek için izlemesi gereken bir yapım. Aynı zamanda Milli Mücadele dönemine ilgi duyanlar ve "ya istiklal ya ölüm" diyen kahramanların hikâyesini seven tarih meraklıları için de harika bir tercih. Ailece izlenebilecek, milli duyguları pekiştiren ve tarih bilinci aşılayan çok değerli bir aile filmi.
Bu yapımı izlemek için en geçerli sebep, bugün tutkuyla bağlı olduğumuz futbol takımlarının aslında hangi temeller üzerine kurulduğunu anlamaktır. Film, futbolun sadece bir oyun değil, işgal altındaki bir millet için bir moral kaynağı ve direniş biçimi olduğunu gösteriyor. İmalat-ı Harbiye ruhunun Ankara’ya taşınma hikâyesi, izleyiciye bir kulübün armasındaki asaletin nereden geldiğini ispatlayan duygusal bir macera vadediyor.
Vatanseverlik ve Direniş: İşgal altındaki İstanbul’da hem sahada hem cephede verilen mücadele.
İşçi Sınıfı Ruhu: Atölye tozundan yeşil sahalara uzanan mütevazı ama güçlü bir kulüp kimliği.
Birlik ve Beraberlik: "Tek Yürek" olmanın zor zamanlarda neleri başarabileceği.
Bu tarihi spor hikâyesini sevdiyseniz, işgal altındaki İstanbul’da yapılan futbol maçlarını konu alan Güneşin Oğlu veya bir kulübün doğuşunu ve mücadelesini anlatan diğer yerli biyografi ve dönem filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca, Milli Mücadele kahramanlarını anlatan yapımlar da benzer bir duygu dünyası sunacaktır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...