Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)

Belgesel
Teldeki Adam (Man on Wire), sinema tarihinin en etkileyici ve ilham verici yapımlarından biri olarak kabul edilen, James Marsh imzalı bir belgesel şaheseridir. Film, Fransız ip cambazı Philippe Petit’nin 1974 yılında New York’un kalbinde, Dünya Ticaret Merkezi’nin ikiz kuleleri arasına kaçak olarak gerdiği bir tel üzerinde yaptığı efsanevi yürüyüşü merkezine alıyor. Bu eylem, sadece fiziksel bir beceri değil, aynı zamanda yıllar süren titiz bir planlamanın, mühendislik dehasının ve sarsılmaz bir tutkunun ürünüdür.
Belgesel, bir soygun filmi (heist movie) temposunda ilerleyerek, Petit ve arkadaşlarının bu "yüzyılın sanatsal suçunu" nasıl kurguladıklarını, sahte kimliklerle kulelere nasıl sızdıklarını ve ağır ekipmanları güvenlikten nasıl kaçırdıklarını tüm detaylarıyla işliyor. Arşiv görüntüleri, o döneme ait fotoğraflar ve canlandırma sahneleriyle harmanlanan yapım, izleyiciyi yerden 417 metre yükseklikteki o ince telin üzerinde, ölümle yaşam arasındaki o dar çizgide bir yolculuğa çıkarıyor.
Bu yapımın kalbinde, karizması ve durdurulamaz enerjisiyle bizzat Philippe Petit yer alıyor. Petit, sadece bir ip cambazı değil, aynı zamanda hikâyesini anlatırken izleyiciyi hipnotize eden bir sahne sanatçısıdır. Onun tutkulu anlatımı, izleyicinin bu tehlikeli eylemin ardındaki felsefeyi ve özgürlük arayışını anlamasını sağlıyor.
Filmde Petit'ye eşlik eden dostları ve suç ortakları da kendi perspektiflerinden süreci anlatıyorlar. Bu röportajlar, bir hayalin peşinden giderken kurulan sadakat bağlarını ve yaşanan korkuları tüm çıplaklığıyla yansıtıyor. Canlandırma sahnelerinde yer alan oyuncular ise, 70'lerin New York atmosferini ve kulelerin inşaat halindeki o devasa yapısını belgeselin gerçekçi dokusuna başarıyla eklemliyorlar.
Akademi Ödülleri'nde "En İyi Belgesel" Oscar'ını kazanan Teldeki Adam, türünün sınırlarını zorlayan bir yönetmenlik başarısıdır. James Marsh, kuru bir biyografi yerine, gerilimi her saniye artan bir macera kurgusu tercih etmiştir. Michael Nyman’ın eşsiz müzikleriyle birleşen görsellik, izleyicinin yükseklik korkusunu tetikleyecek kadar gerçekçidir. Film, Dünya Ticaret Merkezi'nin trajik sonuna dair tek bir kelime etmeden, o binalara dair en şiirsel ve masum anıyı tazeleyerek büyük bir nezaket sergiliyor.
İmkânsız gibi görünen hayallerin peşinden gidenlerin hikâyelerini sevenler ve biyografi türüne ilgi duyanlar için bu film bir başvuru kaynağıdır. Adrenalin dolu sahnelerden hoşlananların yanı sıra, sanatın ve yaratıcılığın sınırlarını sorgulayan her sinemasever bu yapımı mutlaka izlemeli. Eğer standart bir belgeselden ziyade, sinematografik gücü yüksek bir anlatı arıyorsanız, Teldeki Adam tam size göre.
Bu film, insanın azmettiğinde fiziksel ve yasal tüm sınırları nasıl aşabileceğine dair evrensel bir kanıttır. Philippe Petit'nin tel üzerindeki o 45 dakikalık dansı, dünyayı bir anlığına durdurmuş ve gökyüzünü bir sahneye çevirmiştir. Teldeki Adam'ı izlemek, sadece bir ip cambazının gösterisine şahitlik etmek değil, aynı zamanda korkuyla başa çıkmanın ve imkânsızı mümkün kılmanın felsefesini öğrenmektir.
Tutku ve Adanmışlık: Bir hayali gerçekleştirmek için yıllarca süren hazırlık ve her şeyi göze alma.
Özgürlük ve Sanat: Kuralların ötesine geçerek gökyüzünde sanatsal bir imza bırakma arzusu.
Dostluk ve Güven: Kolektif bir suçun ve mucizenin parçası olan insanların arasındaki bağ.
Yükseklik ve Huşu: İnsan yapısı devasa binalar ile doğanın ve yerçekiminin gücü arasındaki denge.
Philippe Petit’nin bu büyüleyici hikâyesini bir de kurmaca bir film olarak izlemek isterseniz, Robert Zemeckis yönetmenliğinde çekilen ve başrolünde Joseph Gordon-Levitt'in yer aldığı Tehlikeli Yürüyüş (The Walk) filmini izleyebilirsiniz. Ayrıca yine sınırları zorlayan insan iradesini konu alan Free Solo belgeseli, benzer bir gerilim ve hayranlık uyandıran bir diğer başarılı yapımdır.
Philippe Petit, yürüyüşü sırasında telin üzerinde 8 kez gidip gelmiş, diz çökmüş ve hatta telin üzerine uzanmıştır.
Filmde ikiz kulelerin 11 Eylül saldırılarıyla yıkılmasına hiç değinilmemesi, yönetmen James Marsh'ın binaları birer mezar olarak değil, Petit’nin hayalini gerçekleştirdiği görkemli yapılar olarak anma tercihidir.
Petit, bu eylemi nedeniyle tutuklanmış ancak cezası, Central Park'ta çocuklar için ip üzerinde gösteri yapma şartıyla düşürülmüştür.
Petit, 1974 yılında bu efsanevi yürüyüşü gerçekleştirdiğinde 24 yaşındaydı.
Hayır, Petit hiçbir emniyet kemeri veya güvenlik ağı kullanmadan, sadece denge çubuğu yardımıyla telin üzerinde yürümüştür.
Hayır, belgesel aynı zamanda Petit’nin daha önce Notre Dame Katedrali ve Sidney Liman Köprüsü’nde yaptığı yasadışı yürüyüşleri de kapsamlı bir şekilde ele almaktadır.
Akademi Ödülleri (Oscar)
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...