

Buster Scruggs (segment "The Ballad of Buster Scruggs")

The Kid (segment "The Ballad of Buster Scruggs")

Curly Joe (segment "The Ballad of Buster Scruggs")

Curly Joe's Brother (segment "The Ballad of Buster Scruggs")

Frenchman (segment "The Ballad of Buster Scruggs")
Gun Check Man (segment "The Ballad of Buster Scruggs")

Mean-Eyed Card Player (segment "The Ballad of Buster Scruggs")

Piano Player (segment "The Ballad of Buster Scruggs")

Cantina Bartender (segment "The Ballad of Buster Scruggs")

Cantina Bad Man (segment "The Ballad of Buster Scruggs")
The Ballad of Buster Scruggs, Amerikan sınır boylarının vahşi ve acımasız doğasını birbirinden bağımsız altı farklı kesit üzerinden beyazperdeye taşıyor. Film, şarkı söyleyen neşeli bir silahşörün maceralarıyla başlayıp, şanssız bir banka soyguncusuna, gezgin bir tiyatro kumpanyasına, yaşlı bir altın arayıcısına, zorlu bir kervan yolculuğuna ve gizemli bir posta arabası seyahatine kadar uzanan geniş bir yelpazeye sahip. Coen Kardeşler, her bir bölümde western türünün klasik kalıplarını alıp onları kendi özgün kara mizah süzgeçlerinden geçirerek yeniden yorumluyor.
Hikayelerin her biri, aslında insan doğasının en temel korkuları, hırsları ve yaşamın kaçınılmaz trajedileriyle yüzleşiyor. Bir bölümde kahkahalarla izlediğiniz absürt bir düello, bir sonraki bölümde yerini derin bir sessizliğe ve varoluşsal bir hüzne bırakabiliyor. Kitap sayfalarının çevrilmesiyle geçiş yapılan bu öyküler, Vahşi Batı'nın sadece silah seslerinden ibaret olmadığını, aynı zamanda büyük bir yalnızlık ve talihsizlik coğrafyası olduğunu hatırlatıyor.
Filmin en büyük kozlarından biri, her bölümü farklı bir yıldızla taçlandıran dev oyuncu kadrosudur. Filmin açılışını yapan ve karaktere ismini veren Tim Blake Nelson, Buster Scruggs rolüyle karikatürize ama ürkütücü derecede yetenekli bir kovboyu canlandırıyor. James Franco, talihsiz bir banka soyguncusu olarak karşımıza çıkarken; Liam Neeson, gezgin bir gösterici rolünde sessiz ama derin bir performans sergiliyor.
Tom Waits, doğanın kalbinde altın arayan yaşlı adam rolünde adeta devleşirken, Zoe Kazan kervan yolculuğundaki genç bir kadının kırılganlığını ve cesaretini başarıyla yansıtıyor. Brendan Gleeson ve Tyne Daly gibi usta isimler ise filmin final bölümünde diyalog ağırlıklı ve gizemli bir atmosfer kurarak kadronun gücünü perçinliyor. Her oyuncu, kendisine ayrılan kısa sürede karakterinin tüm derinliğini izleyiciye aktarmayı başarıyor.
Coen Kardeşler, bu western filmi ile türün sınırlarını zorlayarak sinematografik bir şölen sunuyor. Görüntü yönetmeni Bruno Delbonnel’in her hikaye için ayrı bir renk paleti ve atmosfer yaratması, filmi görsel bir antolojiye dönüştürüyor. Tempo, hikayeden hikayeye değişkenlik gösterse de, filmin alt metnindeki "ölümün kaçınılmazlığı" teması tüm parçaları bir arada tutan gizli bir tutkal görevi görüyor. Bazı bölümler oldukça dinamik ve eğlenceliyken, bazıları izleyiciyi ağır bir melankoliye sürüklüyor; bu da filmi klasik bir aksiyondan ayırıp edebi bir esere yaklaştırıyor.
Coen Kardeşler’in kendine has mizah anlayışını sevenler ve western türüne farklı bir pencereden bakmak isteyenler bu yapımı kaçırmamalı. Eğer geleneksel, doğrusal bir hikaye anlatımı yerine kısa öykülerin tadını çıkarmayı seven bir izleyiciyseniz, bu platform filmi sizin için ideal bir deneyim olacaktır. Ayrıca, kara komedi ve dramın iç içe geçtiği yapımlardan hoşlananlar için de film oldukça doyurucu bir seyir sunuyor.
Bu yapım, sadece bir kovboy filmi değil, aynı zamanda hayatın anlamsızlığı ve şansın insan kaderi üzerindeki etkisine dair felsefi bir deneme niteliğindedir. Sinema tarihinin en iyi yönetmenlerinden ikisinin, kariyerleri boyunca biriktirdiği fikirleri bu kadar rafine bir şekilde sunması filmi özel kılıyor. Her bir öykünün sonundaki şaşırtıcı ve çoğu zaman sert final vuruşları, izleyiciyi uzun süre üzerine düşünmeye itiyor.
Kader ve Talihsizlik: Karakterlerin planlarının dışında gelişen ve hayatlarını kökten değiştiren absürt olaylar.
Ölümün Sıradanlığı: Vahşi Batı'da yaşamın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğu ve ölümün ansızın gelmesi.
Yalnızlık: Uçsuz bucaksız arazilerde tek başına hayatta kalmaya çalışan insanların içsel dünyası.
Hikaye Anlatıcılığı: İnsan hayatının aslında anlatılan birer "balad" veya öyküden ibaret olduğu fikri.
Bu filmin sunduğu antoloji yapısını sevdiyseniz, yine bir Coen Kardeşler yapımı olan ve western öğeleri barındıran True Grit (İz Peşinde) veya absürt suç hikayeleriyle dolu Fargo ilginizi çekebilir. Ayrıca, farklı hikayelerin kesiştiği yapımları seviyorsanız Wild Tales (Asabiyim Ben) ve türün modern bir yorumu olan kara komedi türündeki A Million Ways to Die in the West benzer bir keyif verebilir.
Filmin bölümleri aslında Coen Kardeşler tarafından 25 yıllık bir süreçte yazılmış ve çekilmeyi bekleyen kısa hikayelerden oluşmaktadır. Başlangıçta Netflix için bir dizi olarak planlanmış olsa da, yönetmenler hikayelerin bir bütün olarak daha güçlü duracağına karar vererek projeyi uzun metrajlı bir filme dönüştürmüştür. "All Gold Canyon" bölümü, ünlü yazar Jack London'ın bir öyküsünden esinlenilerek beyazperdeye uyarlanmıştır.
Başlangıçta altı bölümlük bir mini dizi olarak duyurulmuş olsa da, daha sonra altı farklı hikayeyi içeren tek bir antoloji filmi olarak kurgulanmış ve yayınlanmıştır.
Hikayeler karakter veya olay örgüsü bakımından doğrudan bağlantılı değildir; ancak hepsi Vahşi Batı döneminde geçer ve ölüm, kader, absürtlük gibi ortak temaları paylaşır.
Hayır, Buster Scruggs ve filmdeki diğer karakterlerin çoğu kurgusaldır. Ancak film, o dönemin mitolojisinden, edebiyatından ve klasik western klişelerinden beslenmektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...