
Romantik, Komedi

Teresa

Kim

Dorothy

Joey
Dr. Rosenman

Priest

Teresa's Father
Teresa's Mother

Dutch Lover

Dutch Man with Pipe
New York'ta yaşayan genç ve kendi halinde bir diş hekimi asistanı olan Teresa, rutin hayatından kaçmak için sık sık Metropolitan Sanat Müzesi'ni ziyaret eder. Ancak Teresa'nın ilgisi tüm müzeye değil, 17. yüzyıldan kalma bir Hollanda tablosuna odaklanmıştır. Tabloda, bir pencerenin önünde duran genç ve yakışıklı bir adam resmedilmiştir.
Teresa, her ziyaretinde bu "Hollandalı Usta"nın fırçasından çıkan karaktere daha fazla çekilir. Zamanla bu hayranlık bir saplantıya dönüşür ve Teresa, tablodaki adamın kendisine baktığını, hatta kendisiyle iletişim kurduğunu hayal etmeye başlar. Bir noktadan sonra gerçek dünya ile tablonun içindeki dünya arasındaki sınır kalkar; Teresa tablonun içine girerek o dönemin atmosferinde adamla buluşur. Film, sanatın insan ruhu üzerindeki hipnotik etkisini ve hayal gücünün yalnız bir kadını nasıl özgürleştirebileceğini anlatır.
Ünlü yönetmen Susan Seidelman tarafından yönetilen bu yapım, 1994 yılında En İyi Kısa Film (Canlı Aksiyon) dalında Oscar adaylığı kazanmıştır. Seidelman, Desperately Seeking Susan filmiyle kazandığı dinamik tarzını bu kez daha sanatsal ve erotik alt metinli bir hikayeye taşımıştır.
Filmin en büyük başarısı, 17. yüzyıl Hollanda resim sanatının (özellikle Vermeer tarzı) ışık ve gölge oyunlarını, modern New York'un soğukluğuyla zıtlık içinde sunabilmesidir. Başrolde Mira Sorvino, Teresa'nın masumiyetini ve gizli tutkularını mükemmel bir dengede canlandırır. Sorvino'nun bu filmdeki performansı, onun gelecekteki parlak kariyerinin (ve Oscar ödülünün) ilk güçlü sinyallerinden biridir.
Sanat tarihine ilgi duyanlar, müzelerin o gizemli atmosferinden etkilenenler ve "sanat hayatı taklit eder" felsefesini sevenler bu filmi mutlaka izlemelidir. Sinemada estetik kareler görmekten hoşlanan ve kısa sürede yoğun bir atmosfer sunan bir platform filmi arayanlar için idealdir. Ayrıca Mira Sorvino'nun kariyerinin başındaki bu yetenekli halini görmek isteyen hayranları için de bir biyografi niteliğinde önemli bir duraktır.
Bu film, sanatın sadece izlenen bir şey değil, içine girilen bir deneyim olduğunu gösterdiği için izlenmelidir. The Dutch Master, bir tablonun yüzyıllar sonra bile bir insanın kalbine nasıl dokunabileceğini ve yalnızlığa nasıl bir çare olabileceğini anlatır. Mira Sorvino'nun büyüleyici performansı ve tablonun içine geçiş sahnelerindeki yaratıcı sinematografi, izleyiciye adeta bir rüya deneyimi yaşatır. Sanatın iyileştirici ama bir o kadar da tehlikeli olan hayal dünyasına kapı aralamak için bu 25 dakikalık şaheser harika bir fırsattır.
Sanatın Büyüsü: Bir sanat eserinin izleyicisiyle kurduğu derin, hatta bazen erotik bağ.
Gerçeklikten Kaçış: Rutin ve sıkıcı bir hayattan, hayal gücü ve sanat yoluyla uzaklaşma çabası.
Yalnızlık ve Tutku: İçsel boşluğun, ulaşılamaz bir imge ile doldurulması.
Gözetleme ve Bakış: İzleyicinin tabloya bakışı ile tablodaki karakterin izleyiciyi "görmesi" arasındaki etkileşim.
Eğer sanatın ve hayallerin iç içe geçtiği bu atmosferi sevdiyseniz şu yapımlara da göz atabilirsiniz:
Girl with a Pearl Earring (İnci Küpeli Kız): Vermeer'in ünlü tablosunun ardındaki hikayeyi anlatan büyüleyici bir dönem filmidir.
Midnight in Paris: Zamanda yolculuk ve sanatın altın çağlarına duyulan özlemi anlatan bir Woody Allen filmidir.
The Purple Rose of Cairo: Bir film karakterinin beyaz perdeden çıkıp gerçek dünyaya gelmesini konu alan bir başka "hayal ve gerçek" çatışmasıdır.
Film, o dönemde kaliteli kısa filmlere destek veren ünlü bir TV antolojisi projesi kapsamında çekilmiştir.
Filmde kullanılan tablo, Hollandalı usta ressamların tarzını yansıtmak üzere film için özel olarak tasarlanmıştır.
Mira Sorvino, bu filmden sadece birkaç yıl sonra Woody Allen'ın Mighty Aphrodite filmiyle Oscar kazanmıştır; The Dutch Master onun yeteneğinin tescillendiği ilk yapımlardan biridir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...