Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)


Self

Self (uncredited)

Self (archive footage) (uncredited)

Self (archive footage) (uncredited)

Self (archive footage) (uncredited)

Self (archive footage) (uncredited)
Self (archive footage) (uncredited)

Self (archive footage) (uncredited)

Self (archive footage) (uncredited)

Self (voice) (archive footage) (uncredited)
The Fog of War, Kennedy ve Johnson dönemlerinde ABD Savunma Bakanlığı yapmış olan Robert S. McNamara ile gerçekleştirilen derinlemesine bir röportaj serisini temel alıyor. Film, 20. yüzyılın en kritik dönüm noktalarını; İkinci Dünya Savaşı'ndaki stratejik bombardımanlardan Küba Füze Krizi'ne ve Vietnam Savaşı'nın bataklığına kadar uzanan süreci bizzat karar vericinin ağzından aktarıyor. McNamara, 85 yaşında bir bilge edasıyla, modern savaşın doğasına dair çıkardığı 11 dersi izleyiciyle paylaşıyor.
Belgesel, sadece tarihi bir döküm sunmakla kalmıyor, aynı zamanda "savaşın sisi" (fog of war) olarak adlandırılan; kararların verildiği andaki belirsizliği, karmaşayı ve hatanın kaçınılmazlığını irdeliyor. McNamara’nın itirafları ve analizleri, izleyiciyi "adalet" ve "gereklilik" kavramlarını yeniden sorgulamaya itiyor. Bir atom bombasının ne zaman bir kurtuluş, ne zaman bir savaş suçu olduğu sorusu, filmin gerilim dolu atmosferinde yankılanıyor.
Bu yapım bir belgesel olduğu için klasik bir oyuncu kadrosu bulunmamaktadır ancak anlatımın gücü iki ana figür üzerinde yükselir.
Robert S. McNamara: Filmin ana karakteri ve anlatıcısı. Keskin zekası, matematiksel yaklaşımı ve zaman zaman sesine yansıyan pişmanlıklarıyla, tarihin en karmaşık politik figürlerinden birini tüm çıplaklığıyla yansıtıyor.
Errol Morris (Yönetmen): Görünmez bir karakter gibi hareket eden Morris, "Interrotron" adını verdiği özel bir kamera düzeneğiyle McNamara'nın doğrudan izleyicinin gözlerinin içine bakmasını sağlıyor. Bu teknik, izleyiciyi sorgulayan kişi konumuna getirerek performansa eşsiz bir derinlik katıyor.
Errol Morris'in yönettiği The Fog of War, belgesel sinemanın sınırlarını zorlayan teknik ve estetik bir başarıdır. Philip Glass’ın hipnotik müzikleri, arşiv görüntüleriyle birleştiğinde film bir belgeselden ziyade bir psikolojik gerilime dönüşüyor. Film, tarihi sadece bir bilgi yığını olarak değil, yaşayan ve ders çıkarılması gereken bir organizma olarak sunuyor. 2003 yapımı bu eser, devlet yönetimindeki rasyonalizmin bazen nasıl en büyük irrasyonaliteye (nükleer savaş gibi) yol açabileceğini soğukkanlılıkla kanıtlıyor.
Siyasi tarih, strateji, etik ve uluslararası ilişkilerle ilgilenen herkes için bu film bir başvuru kaynağıdır. Karar alma mekanizmalarının perde arkasını merak eden ve yabancı animasyon filmleri gibi kurgusal dünyalardan ziyade gerçek dünyanın sarsıcı realizmini arayan izleyiciler bu yapımdan çok etkilenecektir. Savaşın sadece sahada değil, masada nasıl kazanılıp kaybedildiğini anlamak isteyen her bilinçli sinemasever bu eseri mutlaka izlemelidir.
The Fog of War’u izlemek için en büyük neden, tarihin en güçlü adamlarından birinin yaptığı hataları ve kazandığı tecrübeleri açık yüreklilikle (ve bazen kendini savunarak) anlatmasıdır. Film, nükleer bir savaşın eşiğinden sadece şans eseri dönüldüğünü hatırlatarak izleyiciye unutulmaz bir ders veriyor. Teknik açıdan kusursuz kurgusu ve felsefi derinliği, onu gelmiş geçmiş en iyi belgesellerden biri yapıyor.
Empati Kurmak: Düşmanın zihnini anlamanın, savaşı önlemedeki kritik önemi.
Rasyonalite Yetmez: Çok akıllı ve mantıklı insanların bile dünyayı felakete sürükleyebileceği gerçeği.
Hata Payı: Nükleer çağda tek bir hatanın insanlığın sonunu getirebileceği gerçeğiyle yüzleşme.
Savaşın Sisi: Savaşın içindeyken olayları net bir şekilde görmenin imkansızlığı.
Eğer bu belgeselin analitik ve tarihi yaklaşımını sevdiyseniz, yine bir siyasi figürü inceleyen The Unknown Known veya Vietnam Savaşı'nın karanlık yüzünü anlatan Hearts and Minds belgesellerine göz atabilirsiniz. Kurgusal tarafta ise Küba Füze Krizi'ni anlatan Thirteen Days (Yakın Tehlike) benzer bir gerilim sunacaktır.
Film, 2004 yılında "En İyi Belgesel" dalında Oscar kazanmıştır.
Filmde kullanılan müzikler ünlü besteci Philip Glass’a aittir ve filmin gerilim dozunu artıran en önemli unsurdur.
Robert McNamara, filmin çekimleri sırasında yönetmen Errol Morris ile toplamda 20 saatten fazla röportaj yapmıştır.
Hayır, film İkinci Dünya Savaşı'ndaki stratejik kararlardan Küba Füze Krizi'ne kadar McNamara'nın hayatı boyunca dahil olduğu tüm kritik askeri olayları kapsamaktadır.
"The Fog of War" (Savaşın Sisi), askeri bir terim olup, savaş meydanındaki karmaşa, belirsizlik ve istihbarat eksikliğini ifade eder.
McNamara doğrudan "suçluyum" demese de, özellikle Vietnam ve Tokyo bombardımanları konusunda yapılan seçimlerin ahlaki sonuçlarını derinlemesine tartışmakta ve yer yer pişmanlık sinyalleri vermektedir.
Akademi Ödülleri (Oscar)
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...