
Emrullah / Emre

Hacı Feyzullah

Mehmet

Deli İsmail

Numan

Zehra

Şükrü

Şadiye

Mert

Haydar
The İmam, modern şehir hayatının parıltılı dünyası ile geleneksel değerlerin arasındaki o keskin çizgide yürüyen bir adamın hikâyesini odağına alıyor. Emrullah, başarılı bir bilgisayar mühendisidir; ancak geçmişine dair büyük bir "sırrı" vardır. İmam Hatip Lisesi mezunu olduğu gerçeğini, içinde bulunduğu sosyal çevreden dışlanmamak adına gizler ve adını "Emre" olarak değiştirerek kendine yeni bir kimlik inşa eder. Motosiklet tutkusu ve modern yaşam tarzıyla bu yeni kimliğine sıkı sıkıya tutunur.
Emre’nin kurduğu bu yapay dünya, liseden arkadaşı Mehmet Hoca’nın ziyaretiyle sarsılır. Kanser tedavisi gören Mehmet, Ramazan ayı boyunca köyündeki imamlık görevini devralması için Emrullah’tan yardım ister. Başta bu teklife şiddetle karşı çıksa da, vicdanı ve dostluk bağı onu o sapa köye sürükler. Emre, lüks cipi ve aykırı tarzıyla köye vardığında sadece köylülerin ön yargılarıyla değil, bizzat kendi bastırılmış kimliğiyle de mücadele etmeye başlar. Köyde kurduğu samimi ilişkiler, ona hayatın ve inancın sadece şekilden ibaret olmadığını hatırlatacaktır.
Filmin başrolünde, Emre/Emrullah karakterine hayat veren Eşref Ziya Terzi yer alıyor. Terzi, modern bir şehirli ile özündeki değerleri saklayan bir adam arasındaki o gerilimi ve içsel dönüşümü son derece vakur bir performansla sergiliyor. Karakterin yaşadığı kimlik bunalımı, oyuncunun sade ama derinlikli bakışlarıyla izleyiciye geçiyor.
Kadroda ayrıca Emin Olcay gibi usta isimler yer alarak filmin editoryal ağırlığını artırıyorlar. Köy halkını canlandıran yardımcı oyuncular, geleneksel Türk köy yapısındaki saflığı ve yer yer muhafazakar katılığı başarıyla yansıtıyor. Oyuncuların sergilediği performans, filmi didaktik bir dilden uzaklaştırıp insani bir keşif yolculuğuna dönüştürüyor.
Yönetmen İsmail Güneş ve usta kalem Ömer Lütfi Mete’nin imzasını taşıyan The İmam, Türk sinemasında "muhafazakar modernleşme" ve "mahalle baskısı" kavramlarına tersten bir bakış sunuyor. Film, genellikle dindar kesimin seküler dünya üzerindeki baskısının anlatıldığı hikâyelerin aksine, bir mühendisin inançlı kimliğini gizleme gereksinimi duyduğu bir toplumsal iklimi eleştiriyor. Sinematografik açıdan şehir sahnelerinin gri ve metalik havası ile köyün doğal sıcaklığı arasındaki tezat, karakterin iç dünyasındaki bölünmüşlüğü simgeliyor.
Kimlik karmaşası yaşayanlar, toplumsal önyargıların birey üzerindeki etkisini merak edenler ve samimi bir "öze dönüş" hikâyesi arayan herkes bu filmi izlemeli. Eğer inanç ve modernite arasındaki dengeyi sorgulayan nitelikli bir dram arıyorsanız, The İmam size derin düşünceler vaat ediyor. Kaliteli bir platform filmi seçeneği olarak, özellikle Ömer Lütfi Mete’nin felsefi dokunuşlarını seven izleyiciler için bu yapım bir başucu eseri niteliğindedir.
Filmi izlemek için en büyük sebep, "olduğun gibi görünmek" ile "göründüğün gibi olmak" arasındaki o kadim çatışmayı çok modern bir yerden anlatmasıdır. Emre’nin motosiklet kaskını çıkarıp sarığını takması, sadece bir kıyafet değişimi değil, bir ruhun özgürleşme çabasıdır. Film, izleyiciyi "Daha ne kadar saklanabilirsin?" sorusuyla baş başa bırakırken, önyargıların nasıl yıkılabileceğine dair umut dolu bir perspektif sunuyor.
Kimlik ve Maskeler: Toplumda kabul görmek için kuşanılan sahte kimliklerin bireye verdiği zarar.
Öze Dönüş: Şehrin gürültüsünden kaçıp, taşranın sadeliğinde kendi gerçekliğini keşfetme.
Önyargı ve Hoşgörü: Köylülerin modern bir imama, modern dünyanın ise geçmişine olan mesafesi.
Vefa: Bir dostun son isteğini yerine getirmek uğruna yapılan büyük fedakarlık.
Bu filmin sunduğu kimlik sorgulaması ve manevi derinliği sevdiyseniz, yine İsmail Güneş imzalı Gülün Bittiği Yer veya inanç temalı yapımlardan Uzaklara Türkü filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca, modern hayatın içinde kendi değerlerini korumaya çalışan karakterlerin anlatıldığı dram türündeki yapımlar benzer bir seyir zevki sunacaktır. Biyografi tadında gerçekçilik barındıran bu tarz filmler, toplumsal hafızada önemli bir yer tutar.
Senaryo, Türk düşünce dünyasının önemli isimlerinden Ömer Lütfi Mete tarafından kaleme alınmıştır.
Film, vizyona girdiği dönemde "motosikletli imam" imgesiyle büyük bir merak uyandırmış ve ezber bozan bir yaklaşım sergilemiştir.
Yapım, birçok yerel ve uluslararası festivalde "toplumsal barış" ve "anlayış" temalarıyla övgü toplamıştır.
Emrullah, iş hayatında ve sosyal çevresinde İmam Hatip mezunu olmasının bir "etiket" olarak yapışmasından ve bunun kariyerine engel olmasından çekindiği için "Emre" kimliğine sığınmıştır.
Hayır, film temelinde bir birey olma ve dürüstlük hikâyesidir. İnanç bu hikâyenin önemli bir parçası olsa da, asıl odak noktası insanın kendisiyle barışmasıdır.
Başlangıçta köylüler onun tarzını ve yaşam biçimini yadırgasa da, Emre’nin samimiyeti ve teknik bilgisini köy yararına kullanması aradaki buzları eritir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...