
The Importance of Being Earnest, iki genç centilmen olan Jack Worthing ve Algernon Moncrieff’in, sorumluluklarından kaçmak için uydurdukları "Ernest" kimliği etrafında dönen karmaşık ve komik olayları konu alır. Jack, kırsaldaki hayatında saygın bir vasiyken, şehirde hayali kardeşi Ernest’in peşinden giden başına buyruk birine dönüşür. Algernon ise Jack’in bu oyununu fark edince, Jack’in genç vesayeti Cecily ile tanışmak için kendisini "Ernest" olarak tanıtır.
Olaylar, her iki adamın da aşık olduğu kadınların sadece "Ernest" adındaki birine aşık olabileceklerini beyan etmesiyle içinden çıkılmaz bir hal alır. Kimliklerin birbirine karıştığı, sosyal sınıfların ve evlilik kurumunun alaycı bir dille sorgulandığı bu hikaye, ciddiyetin aslında ne kadar gülünç olabileceğini gösterir. Bu romantik komedi, edebi dehanın sinemadaki en saf hallerinden biridir.
Kurt Baker’ın yönettiği bu 1992 yapımı versiyonda, karakterler Wilde’ın metnine tam bir bağlılıkla canlandırılıyor. Jack Worthing rolünde gördüğümüz performans, karakterin şehirli züppe ile kırsal beyefendi arasındaki sıkışmışlığını başarıyla yansıtıyor. Algernon karakteri ise hayata karşı lakayıt tavrı ve hazırcevaplılığıyla filmin mizah yükünü sırtlanıyor.
Filmin en ikonik figürü olan Lady Bracknell, otoriter tavırları ve sınıfsal takıntılarıyla hikayenin asıl engelleyicisi ve mizah kaynağı olarak parlıyor. Cecily Cardew ve Gwendolen Fairfax rollerindeki oyuncular, dönemin kadın figürlerinin hem saflığını hem de manipülatif zekasını dengeli bir şekilde beyazperdeye taşıyorlar.
1992 yapımı bu uyarlama, büyük bütçeli prodüksiyonlardan ziyade bir tiyatro estetiğine yakın durmasıyla dikkat çeker. Yönetmenlik tercihi, Oscar Wilde’ın metnini ön plana çıkaracak şekilde minimalist bir yaklaşıma sahiptir. Filmin temposu, diyalogların ritmiyle paralel ilerlerken, dönemin kostüm ve dekor tasarımı izleyiciyi 19. yüzyıl İngiltere’sinin aristokrat salonlarına davet eder.
Klasik edebiyat uyarlamalarına ilgi duyanlar ve İngiliz mizahının ince zekasından hoşlananlar için bu film bir mücevher değerindedir. Eğer aile filmi kategorisinde, hem öğretici hem de eğlenceli bir yapım arıyorsanız, toplumsal maskeler üzerine kurulu bu hikayeyi mutlaka izlemelisiniz. Diyalog ağırlıklı ve entelektüel derinliği olan filmleri sevenler için ideal bir tercihtir.
Bu film, dildeki ustalığın ve hicvin sinemada nasıl etkili kullanılabileceğinin en iyi örneklerinden biridir. Oscar Wilde’ın "ciddi meseleler hakkında önemsizce, önemsiz meseleler hakkında ise ciddiyetle konuşmak" felsefesini kusursuz bir şekilde deneyimlemek için izlenmelidir. Ayrıca, toplumsal statü ve isimlerin insan karakterinden daha önemli görüldüğü bir dünyayı eğlenceli bir aynadan görmek oldukça keyiflidir.
Kimlik ve İsim: Bir ismin, bir insanın karakterinden daha fazla değer görmesinin absürtlüğü.
Toplumsal İkiyüzlülük: Victoria dönemi üst sınıfının katı ahlak kurallarının altındaki boşluk.
Evlilik ve Statü: Aşkın, aile geçmişi ve servetle olan çatışması.
Ciddiyetsizlik: Hayatın en ciddi yönleriyle dalga geçebilme becerisi.
Oscar Wilde uyarlamalarından hoşlananlar için An Ideal Husband veya A Good Woman benzer tatlar sunacaktır. Ayrıca Jane Austen eserlerinden uyarlanan Emma gibi dram filmleri, dönemin sosyal dinamiklerini ve romantik karmaşalarını benzer bir zarafetle işler. Zekice yazılmış diyaloglar arıyorsanız Gosford Park da iyi bir alternatif olabilir.
Film, orijinal oyun metnine en sadık kalan uyarlamalardan biri olarak kabul edilir.
Oscar Wilde, bu eseri "havai birileri için yazılmış ciddi bir komedi" olarak tanımlamıştır.
1992 versiyonu, daha sonra çekilen 2002 yapımı ünlü Hollywood versiyonuna kıyasla daha "sahne vari" bir dokuya sahiptir.
Algernon’un uydurduğu bu terim, sosyal görevlerden veya sıkıcı akrabalardan kaçmak için hayali bir arkadaşı (Bunbury) bahane ederek ortadan kaybolma eylemini temsil eder.
Lady Bracknell için bir damat adayının sosyal statüsü ve aile kökeni her şeyden önemlidir. Jack'in bir tren istasyonunda el çantasında bulunmuş olması, onun aristokratik kriterlerine tamamen aykırıdır.
Başlık, hem bir erkek ismi olan Ernest’e hem de "ciddi/dürüst" anlamına gelen "earnest" kelimesine gönderme yaparak, karakterlerin dürüstlükten uzak hayatları ile "Ernest" ismine olan takıntıları arasındaki ironiyi vurgular.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...