
Belgesel, adını Alfred Hitchcock’un ölümsüz eseri North by Northwest (Gizli Teşkilat) filminin final sahnesinden alır. O meşhur sahnede karakterler, Mount Rushmore anıtındaki başkan figürlerinin üzerinde kovalanırlar. İşte belgesele adını veren o devasa "Lincoln’ün burnu" ve üzerindeki set, Robert F. Boyle’un dahi zihninin bir ürünüdür.
Film, Boyle’un Hitchcock ile olan uzun soluklu iş birliğine (The Birds, Marnie, Saboteur vb.) ve Norman Jewison ile yaptığı çalışmalara (Fiddler on the Roof) odaklanır. Bir sanat yönetmeninin, sadece bir dekor kurmakla kalmayıp, bir filmin atmosferini, hikâye anlatımını ve yönetmenin vizyonunu nasıl temelden değiştirdiğini anlatır. Robert F. Boyle’un anlatımıyla ilerleyen belgesel, sinemanın "görünmez kahramanlarından" birine saygı duruşu niteliğindedir.
Yönetmen Peter Ratener, bu kısa belgeselde sinema sanatının teknik ve estetik mutfağına sızar. Robert Boyle, 90'lı yaşlarında olmasına rağmen inanılmaz bir berraklıkla; perspektif oyunlarını, optik illüzyonları ve o dönemde dijital efektler olmadan sadece çizim ve inşa yeteneğiyle nasıl mucizeler yarattıklarını anlatır.
2000 yılındaki Oscar adaylığı, sektörün bu büyük ustaya olan vefasını taçlandırmıştır. (Nitekim Boyle, birkaç yıl sonra sinemaya katkılarından dolayı Onur Ödülü de alacaktır.) Film, sinemanın sadece oyuncu ve yönetmenden ibaret olmadığını, her bir karenin arkasında muazzam bir mimari ve resim bilgisinin yattığını kanıtlar.
Sinema Öğrencileri ve Sinefiller: Film yapım sürecinin, özellikle sanat yönetimi ve "production design" kısmının nasıl işlediğini anlamak isteyenler.
Hitchcock Hayranları: Ustanın filmlerindeki o tekinsiz ve görkemli mekanların nasıl yaratıldığını merak edenler.
Mimari ve Tasarım Tutkunları: Mekanın hikâye üzerindeki etkisini ve görsel kompozisyonun gücünü keşfetmek isteyenler.
Bu belgeseli izlemek için en büyük sebep, sinemanın "altın çağına" bir ustanın gözünden bakmaktır. Yeşil ekranların ve dijital kurgunun olmadığı bir dönemde, bir dağı stüdyoya taşımak ya da binlerce kuşun saldıracağı bir kasabayı inşa etmek gibi imkansız görünen görevlerin nasıl dâhice çözüldüğünü görmek ilham vericidir. Robert Boyle’un nazik ve bilge anlatımı, izleyiciye adeta bir sinema dersi verir.
Yaratıcılık ve Çözüm Üretme: Teknik kısıtlamalar altında sanatsal dehanın nasıl parladığı.
Görsel Hikâye Anlatıcılığı: Dekorun, karakterlerin ruh halini ve filmin gerilimini nasıl desteklediği.
Usta-Çırak İlişkisi: Boyle’un Hitchcock gibi zorlu bir yönetmenle kurduğu yaratıcı ortaklık.
Sinema Tarihi: Klasik Hollywood döneminin set arkası sırları.
Robert F. Boyle, bu belgesel çekildiğinde hala aktif ve enerjik bir şekilde sanatını anlatmaktaydı; 100 yaşına kadar yaşamış ve arkasında devasa bir sinematografik miras bırakmıştır.
Belgesel, özellikle Mount Rushmore sahnesinin nasıl çekildiğine dair (gerçek anıtta çekim yapılmasına izin verilmediği için kurulan devasa setler) verdiği detaylarla ünlüdür.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...