
Korku
Kızıl Kitap, merakın karanlık sonuçlarını odağına alan, gerilimi yüksek bir doğaüstü hikaye sunuyor. Evde yalnız kaldıkları bir akşamı farklı bir eğlenceyle değerlendirmek isteyen üç genç arkadaş, tozlu raflar arasında buldukları "Kızıl Kitap" isimli gizemli bir oyunu oynamaya karar verirler. Ancak bu basit bir kutu oyunu ya da masum bir eğlence değildir; kitabın her sayfası, açılmaması gereken kapıların anahtarı niteliğindedir.
Gençler oyunun kurallarına göre kapağı açtıklarında, yıllar önce karanlık bir ayinde kurban edilen bir büyücünün hapsolmuş ruhunu farkında olmadan serbest bırakırlar. Şeytani varlık, özgür kalmak için yüzyıllardır beklediği fırsatı bu üç gencin merakı sayesinde yakalamıştır. Oyunun masum bir eğlenceden kanlı bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğü bu gecede, kahramanlarımız serbest bıraktıkları bu şeytani gücü tekrar hapsetmenin bir yolunu bulmak zorundadır.
Filmin başrollerini paylaşan Agustin Olcese, Bruno Giacobbe ve David White, karakterlerinin başlangıçtaki neşeli hallerinden, gecenin ilerleyen saatlerindeki dehşet dolu psikolojilerine geçişi oldukça etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Özellikle Agustin Olcese, grubun içindeki şüpheci ve korku dolu karakteri canlandırırken gösterdiği performansla izleyiciyi hikayeye bağlamayı başarıyor.
Oyuncu kadrosu, dar bir mekanda geçen hikayenin klostrofobik etkisini artırmak adına oldukça dinamik bir oyunculuk sergiliyor. Şeytani varlığın yarattığı baskı altında karakterlerin verdiği tepkiler, bir korku anlatısının gerektirdiği o samimiyeti ve paniği izleyiciye geçirmekte oldukça başarılı.
Üç farklı yönetmenin (Nicolas Onetti, Christopher Beyrooty, Dean Law) imzasını taşıyan bu yapım, antoloji tadında bir anlatı sunarak türün meraklılarını şaşırtmayı hedefliyor. Filmin temposu, oyunun başlamasıyla birlikte hiç düşmeden yükseliyor. Anlatım dili, klasik "yasaklı nesne" temasını modern bir korku estetiğiyle birleştiriyor. Özellikle ses tasarımı ve gölge oyunları, filmin bütçesini aşan bir atmosferik derinlik yaratarak izleyiciyi sürekli bir tetikte olma durumunda bırakıyor.
Bu yapım, özellikle "Ouija" veya "Evil Dead" tarzı doğaüstü ve ritüel odaklı korku filmleri hayranları için ideal bir tercih. Eğer kapalı bir mekanda, az sayıda karakterle kurulan o yoğun gerilimi ve gizemli objeler etrafında dönen hikayeleri seviyorsanız, bu film tam size göre. Klasik bir gerilim filmi arayanlar ve kadim lanetlerin modern dünyaya etkisini izlemekten keyif alan sinemaseverler listelerine eklemeli.
Kızıl Kitap, sadece bir "canavar" filmi değil, aynı zamanda seçimlerin ve merakın ne kadar tehlikeli olabileceğine dair bir ders niteliği taşıyor. Filmin birden fazla yönetmen tarafından yönetilmesi, görselliğe ve korku sahnelerine farklı perspektiflerin yansımasını sağlamış. Ayrıca, oyunun kuralları üzerinden ilerleyen kurgu, izleyiciyi de bir bulmacanın parçası haline getirerek merak duygusunu finale kadar diri tutuyor.
Merakın Bedeli: İnsan doğasının bilinmeyene olan ilgisinin getirdiği yıkım.
Kadim Kötülük: Geçmişte hapsedilen ruhların intikam hırsı.
Ritüel ve Ayin: Sözcüklerin ve sembollerin fiziksel dünya üzerindeki korkunç gücü.
Hayatta Kalma: Kapalı bir mekanda, bilinmeyen bir varlığa karşı verilen umutsuz mücadele.
Ritüel temalı korku hikayelerini seviyorsanız, Ölüm Defteri veya Hereditary gibi yapımlar bu filmle benzer bir tekinsizlik sunabilir. Ayrıca, gizemli bir oyunun gerçekliğe dönüşmesini anlatan Jumanji'nin karanlık ve korku odaklı bir versiyonu gibi düşünülebilecek Truth or Dare de bu kategoride iyi bir macera filmi ve gerilim örneğidir.
Film, uluslararası korku festivallerinde ilgi çeken bir proje olarak doğdu. "The Red Book Ritual" adıyla bilinen bu oyun, Latin Amerika ve Avrupa’da popüler olan gerçek bir kentsel efsaneye dayanmaktadır. Yönetmenler, filmin görsel dilini oluştururken 80'lerin kült korku sinemasından ilham aldıklarını ve pratik efektlerin gücünden faydalandıklarını belirtmişlerdir.
Evet, filmde anlatılan "Kızıl Kitap" oyunu, özellikle Latin Amerika kültüründe popüler olan ve sorulara cevap almak için bir kitap aracılığıyla ruhlarla iletişim kurulduğuna inanılan bir efsanedir.
Film, görsel şiddetten ziyade psikolojik gerilim ve ani korku (jump scare) unsurlarına odaklanmaktadır ancak bazı sahneler türün gereği sert görseller içerebilir.
Dar mekan kullanımı ve yoğun bir tempoda ilerleyen yapısı sayesinde filmin çekimleri oldukça kısa bir sürede, titiz bir ön hazırlık süreciyle tamamlanmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...