

Lillian

Caleb

Lawrence

Molly

Matthew

Ian

Mohammad

Abbot

Troy

Annabel
Güney Carolina’da yaşayan lise öğrencisi Lillian (Talia Ryder), sınıfıyla birlikte Washington D.C.’ye bir okul gezisine gider. Gezi sırasında çıkan bir karışıklık sonucu grubundan ayrılan Lillian, Amerika'nın doğu yakasında bir "tavşan deliğinden" içeri düşer gibi tuhaf bir yolculuğa başlar.
Lillian yol boyunca; aşırı solcu aktivistlerle, neo-Nazi bir akademisyenle (Simon Rex), bir korku filmi çekmeye çalışan yönetmenlerle ve dini tarikatlarla karşılaşır. Hiçbir yere ait olmayan ama her yere uyum sağlayan Lillian, bu absürt toplulukların arasında bir gözlemci gibi süzülürken; film aslında modern Amerika’nın parçalanmış, radikalleşmiş ve gerçeklik algısını yitirmiş yüzünü sert bir mizahla eleştirir.
Talia Ryder (Lillian): Filmin neredeyse her karesinde var. O kadar donuk ama bir o kadar da meraklı bir ifadesi var ki, izleyici onun gözünden bu "çılgın" dünyayı daha kolay kabulleniyor. Geleceğin büyük yıldızlarından biri olduğunu bu rolle kanıtladı.
Simon Rex (Lawrence): Red Rocket ile yakaladığı çıkışı burada da sürdürüyor. Lillian’ı yanına alan takıntılı, yalnız ve ırkçı bir profesör rolünde hem ürkütücü hem de trajikomik bir karakter yaratıyor.
Jacob Elordi (Ian): Bir film setinde karşılaşılan karizmatik ama yüzeysel bir aktör rolünde, kendi star imajıyla da bir nevi dalga geçiyor.
Ayo Edebiri: Lillian’ın yolunun kesiştiği "iddialı" sinemacılardan biri olarak filme müthiş bir enerji katıyor.
Editoryal açıdan; The Sweet East, Amerikan rüyasının bir "kabus" veya "halüsinasyon" gibi göründüğü bir film. 16mm film dokusuyla çekilmesi, ona hem nostaljik hem de kirli bir hava katıyor. Film, herhangi bir politik tarafı tutmak yerine, tüm ideolojilerin saçmalığını ve insanların kendi yarattıkları yankı odalarında nasıl kaybolduklarını bir kara mizah süzgecinden geçiriyor.
Sürprizlerle Dolu: Lillian’ın bir sonraki sahnede kiminle karşılaşacağını asla tahmin edemiyorsunuz; hikâye sürekli form değiştiriyor.
Görsel Stil: Sean Price Williams’ın görüntü yönetmeni kökeni, filmin her karesinde kendini hissettiriyor. Çekimler hem rüya gibi hem de rahatsız edici derecede gerçekçi.
Modern Bir Hiciv: Amerika’nın bugünkü halini (komplo teorileri, kültürel savaşlar, aşırı uçlar) anlamak için çekilmiş en "tuhaf" ayna.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...