
Film, bir kadının (Almodóvar’ın vazgeçilmezi Josele Román) iki büyük tutkusu arasında sıkışıp kalmasını anlatır: Bir yanda kendisini terk eden eski sevgilisi, diğer yanda ise dini bir bağlılık ve kurtuluş arayışı. Ancak Almodóvar bu klasik "melodram" konusunu o kadar abartılı, o kadar rüküş (kitsch) ve o kadar ironik bir dille ele alır ki, izleyici kendisini bir reklam kuşağı ile dini bir ayin arasında kalmış gibi hisseder.
Adındaki "Yasaklı" (Prohibido) vurgusu, yönetmenin hem cinselliğe hem de o dönem İspanya’sında hala çok güçlü olan dini baskılara yaptığı bir göndermedir. Almodóvar, "yasak" olanın çekiciliğini, 80’lerin parıltılı kostümleri ve ağdalı diyaloglarıyla harmanlar.
Almodóvar’ın "La Movida" dönemindeki en sadık ve renkli ekibi bu kısa filmde bir araya gelmiştir:
Josele Román: Filmin dramatik yükünü taşıyan, her an sinir krizi geçirmeye hazır o meşhur "Almodóvar kadını" tiplemesinin erken dönem örneklerinden birini sunar.
Bibiana Fernández (Bibi Ándersen): Yönetmenin en önemli ilham perilerinden biri olan Bibiana, zarafeti ve varlığıyla filme o "yasaklı" ve gizemli havayı katar.
Pedro Almodóvar: Yönetmen, bu yapımda sadece kamera arkasında değil, aynı zamanda anlatıcı veya küçük bir rol ile karşımıza çıkarak kendi evrenini bizzat tanıtır.
Tráiler para amantes de lo prohibido!, aslında Almodóvar’ın 1980’lerdeki ruh halinin bir özeti gibidir. Görsel dil, televizyon estetiğiyle dalga geçer; renkler bilerek fazla doygun, oyunculuklar bilerek fazla abartılıdır. Yönetmen, izleyiciye bir film vaat etmek yerine, filmin "ruhunu" bir fragman hızıyla sunar. Bu yapım, onun 1988’deki dünya çapındaki başarısı Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar'a giden yoldaki en eğlenceli ve cesur deneylerinden biridir.
Bir Pedro Almodóvar tamamlayıcısıysanız ve yönetmenin kısa filmlerini, Super 8 döneminden profesyonel sinemaya geçişteki o "vahşi" köprüyü merak ediyorsanız bu yapım sizin için bir zorunluluktur. Pop-art, kitsch estetiği ve toplumsal tabularla (özellikle din ve aşk) dalga geçen kısa yapımları sevenler bu 18 dakikadan büyük keyif alacaktır.
Bu kısa film, Almodóvar’ın "reklamcılık" ve "medya" ile olan ironik ilişkisini anlamak için harika bir örnektir. Ciddi trajedilerin nasıl birer "tüketim nesnesine" veya "eğlenceye" dönüşebileceğini, henüz 1985 yılında, bu kadar renkli bir dille anlatması onun vizyonerliğini kanıtlar. Ayrıca 80’lerin Madrid yer altı kültürünün o şatafatlı ve kuralsız havasını solumak için birebirdir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...