
İnsanlığın bildiği dünyanın sonu geldiğinde, geriye sadece hayatta kalma içgüdüsü kalır. The Girl with All the Gifts, alışılagelmiş zombi anlatılarını bir kenara iterek izleyiciyi etik ikilemlerle dolu, karanlık ve bir o kadar da duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Distopik bir gelecekte geçen film, yıkılmış bir medeniyetin küllerinden doğan yeni bir yaşam formunu odağına alıyor.
Bir mantar enfeksiyonunun insanlığı düşüncesiz canavarlara dönüştürdüğü bir dünyada, askeri bir üste tutulan bir grup çocuk, insanlığın kurtuluş anahtarını ellerinde tutmaktadır. The Girl with All the Gifts, bu çocukların diğerlerinden farkını ve özellikle Melanie karakterinin içsel çatışmalarını ustalıkla işliyor. Film, sadece bir korku öğesi olarak değil, aynı zamanda evrimin ve doğanın sert yüzünü gösteren bir dram olarak öne çıkıyor.
Film boyunca karakterlerin verdiği kararlar, "İnsanlığı kurtarmak için ne kadar ileri gidilebilir?" sorusunu her an canlı tutuyor. The Girl with All the Gifts içerisinde, bir öğretmenin şefkati ile bir bilim insanının soğuk rasyonalizmi arasındaki çatışma, hikayenin kalbini oluşturuyor. Melanie'nin masumiyeti ve taşıdığı karanlık potansiyel, izleyiciyi sürekli bir gerilim hattında tutmayı başarıyor.
Terk edilmiş şehirlerin doğa tarafından geri alındığı sahneler, The Girl with All the Gifts filminin görsel dilini oldukça güçlendiriyor. Sennia Nanua’nın büyüleyici performansı, tecrübeli isimler Glenn Close ve Gemma Arterton ile birleşince ortaya unutulmaz bir sinema deneyimi çıkıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...