Deneyimli pilot Whip Whitaker, rutin bir uçuş sırasında uçağın mekanik bir arıza nedeniyle kontrolden çıkmasıyla imkansız bir durumla karşı karşıya kalır. Whitaker, soğukkanlılığını koruyarak uçağı ters uçurmak da dahil olmak üzere akılalmaz manevralar yapar ve büyük bir faciayı önleyerek uçağı yere indirmeyi başarır. Kazadan sonra Whip, kamuoyunun gözünde bir halk kahramanına dönüşür. Ancak bu parlak tablonun ardında, kimsenin bilmediği bir gerçek gizlidir.
Uçuş öncesinde ve sırasında Whip’in kanında bulunan yüksek oranda alkol ve uyuşturucu, kazadan sonra başlatılan soruşturma ile ortaya çıkar. Artık soru, uçağın teknik bir arıza nedeniyle mi düştüğü yoksa pilotun durumu yüzünden mi tehlikeye girdiği üzerinedir. Whip bir yandan hapse girme riskiyle yüzleşirken bir yandan da kendi içindeki şeytanlarla ve inkar ettiği bağımlılığıyla amansız bir kavgaya tutuşur. Bu psikolojik dram, bir kahramanlık hikayesinden çok, bir adamın kendi yalanlarıyla yüzleşme sürecini anlatır.
Denzel Washington, Whip Whitaker rolünde kariyerinin en sarsıcı ve katmanlı performanslarından birini sergiliyor. Washington, karakterin karizmatik profesyonelliği ile alkol batağındaki çaresizliği arasındaki uçurumu izleyiciye her zerresiyle hissettiriyor; bu rolüyle Oscar adaylığı kazanması şaşırtıcı değil. Kelly Reilly ise Whip’in yolunun kesiştiği ve benzer sorunlarla boğuşan Nicole karakterinde, hikayeye ihtiyaç duyduğu duygusal derinliği ve hassasiyeti katıyor.
Don Cheadle, Whip’i savunmakla görevli olan ve imkansız bir davayı kazanmaya çalışan avukat Hugh Lang rolünde soğukkanlı bir duruş sergiliyor. John Goodman ise Whip’in sadık dostu ve uyuşturucu tedarikçisi Harling Mays olarak filme kısa ama son derece etkileyici ve enerjik bir renk katıyor.
Yönetmen Robert Zemeckis, filmin ilk yirmi dakikasında sinema tarihinin en gerilimli ve teknik açıdan kusursuz uçak kazası sahnelerinden birine imza atıyor. Ancak bu adrenalin dolu başlangıç, aslında filmin asıl odak noktası olan karakter çalışmasına bir giriş niteliğinde. Film, bir aksiyon yapımı bekleyenleri şaşırtarak derinlikli bir bağımlılık dramı haline dönüşüyor. Zemeckis, vicdan, dürüstlük ve kurtuluş temalarını işlerken izleyiciyi sürekli bir etik ikilemde bırakmayı başarıyor.
Güçlü karakter analizlerini ve insan doğasının karanlık yönlerini keşfeden hikayeleri sevenler için Flight kaçırılmayacak bir film. Bağımlılıkla mücadele temasını dürüstçe işleyen yapımlara ilgi duyanlar ve Denzel Washington’ın devleşen oyunculuğuna tanıklık etmek isteyen her sinemasever bu yapımı listesine almalı. Eğer sadece bir kaza hikayesi değil, bir ruhun arınma sürecini izlemek istiyorsanız bu etkileyici film beklentilerinizi karşılayacaktır.
Flight, kahramanlık ve kusurluluk arasındaki o ince çizgiyi sorgulayan nadir yapımlardan biri. "Bir insanın yaptığı bir iyilik, onun işlediği tüm hataları örter mi?" sorusuna yanıt arayan film, samimi finaliyle izleyicinin kalbinde yer ediniyor. Uçuş sahnelerinin teknik başarısı bir yana, filmin asıl gücü yalanların insanı nasıl tutsak ettiğini ve gerçeğin ne kadar özgürleştirici olduğunu göstermesinde yatıyor.
Bağımlılık ve İnkar: Alkolizmin bir bireyin hayatını ve kararlarını nasıl manipüle ettiği.
Kefaret ve Dürüstlük: Hatalarla yüzleşmenin ve gerçeği söylemenin getirdiği ağır bedel ve huzur.
Kahramanlık Algısı: Toplumun yücelttiği bir figürün arkasındaki kusurlu insan gerçeği.
Bağımlılık temasını farklı açılardan ele alan Bir Rüya İçin Ağıt (Requiem for a Dream) veya Leaving Las Vegas filmleri bu dramatik tonu sevenler için önerilebilir. Bir pilotun gerçek hayat hikayesini ve zorlu bir inişi konu alan Sully de Flight ile tematik benzerlikler taşıyan nitelikli bir yapımdır. Ayrıca bir adamın etik çöküşünü işleyen Training Day de Washington severler için bir başka alternatiftir.
Filmdeki uçak kazası sahnesi çekilirken, oyuncuların baş aşağı durduğu sahnelerde gerçekçiliği artırmak için özel olarak tasarlanmış döner bir kabin seti kullanılmıştır.
Filmin senaristi John Gatins, bu hikayeyi geliştirmek için tam on yıl boyunca çalışmıştır.
Denzel Washington, Whip karakterinin alkol krizlerini ve fiziksel değişimlerini yansıtmak için çekim sürecinde özel bir hazırlık aşamasından geçmiştir.
Film kurgusal bir hikaye olsa da, uçuş sırasında uçağın ters uçurulması detayı, 2000 yılında gerçekleşen Alaska Airlines'ın 261 sefer sayılı uçuşunda pilotların benzer bir çabasından esinlenilmiştir.
Film, ana karakterin verdiği kritik bir karar ve dürüstlük sınavıyla sonuçlanarak adaletin ve vicdanın tecellisini izleyiciye bırakmaktadır.
Filmde "SouthJet 227" olarak adlandırılan uçak, kurgusal bir havayoluna ait olsa da görsel olarak Boeing 717 ve MD-80 serisi uçaklara benzemektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...