
Film, İstanbul'dan New York'a gitmek üzere havalanan 811 sefer sayılı uçağın içinde başlar. Yolcular arasında, paha biçilemez değerde bir elması New York'taki bir müzayedeye götürmekte olan Azra (Burcu Kara) ve kocası Cengiz (Emre Karayel) vardır. Ancak uçağın içinde yaşanan şüpheli bir ölüm, tüm seyahati bir kabusa çevirir.
Uçak içindeki gerilim tırmanırken; kimin masum, kimin suçlu olduğu sorusu uçağın dar koridorlarında yankılanmaya başlar. Yosi Mizrahi'nin hayat verdiği karakterin de dahil olduğu bu kapalı alan mücadelesinde, her bir yolcu şüpheli konumuna düşer. Film, sadece bir "hırsız kim?" bulmacası değil, aynı zamanda karakterlerin hırsları ve geçmişleriyle yüzleştiği bir "kapalı oda" (locked-room) dramasıdır.
Tek Mekan Başarısı: Hakan Kerim Karademir, kısıtlı bir alanda kamerayı nasıl kullanacağını bilerek, izleyiciye uçağın içindeki o nefessiz kalma hissini ve klostrofobiyi başarıyla geçiriyor.
Emre Karayel ve Burcu Kara Uyumu: Komedi işlerinden tanıdığımız Emre Karayel, bu kez ciddi ve gergin bir rolde karşımıza çıkarken; Burcu Kara, hikâyenin duygusal ve gizemli merkezini başarıyla dolduruyor.
Gizem ve Tahmin: Senaryo, izleyiciyi sürekli ters köşe yapmaya çalışarak son ana kadar merak duygusunu diri tutuyor.
Prodüksiyon Kalitesi: Gerçek bir uçak atmosferi yaratmak için kurulan set ve ses tasarımı, filmin inandırıcılığını artıran temel unsurlardan.
Gerilim Severler İçin: Non-Stop veya Flightplan gibi uçakta geçen gizem dolu filmleri seviyorsanız, bu yerli örneği mutlaka görmelisiniz.
Farklı Bir Yerli Film: Klasik komedi veya ağır dramlardan sıkılan, daha tempolu ve kurgu odaklı bir yerli yapım arayanlar için.
Karakter Analizi: Sıkışmışlık hissinin insan psikolojisi üzerindeki etkilerini ve maskelerin nasıl düştüğünü gözlemlemek için.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...