
Dram

Alice Howland

Anna Howland-Jones

Charlie Howland-Jones

Tom Howland

John Howland

Frederic Johnson

Lydia Howland

Dr. Benjamin

Jenny

Eric Wellman
Columbia Üniversitesi'nde dünyaca ünlü bir dilbilim profesörü olan Alice Howland, kelimelerle örülü parlak kariyerinin ve mutlu aile hayatının zirvesindedir. Ancak bir gün ders anlatırken kelimeleri unutmaya ve tanıdığı sokaklarda kaybolmaya başlamasıyla hayatı altüst olur. Yapılan tetkikler sonucunda, nadir görülen ve genetik geçişli bir Alzheimer türüne yakalandığını öğrenir. Film, Alice'in zihinsel yetilerini yavaş yavaş kaybetmesini, eşi ve üç çocuğuyla değişen ilişkilerini ve her şeye rağmen "hâlâ Alice" kalabilmek için verdiği içsel savaşı odak noktasına alır. Dilin ve hafızanın yok oluşunu, bir dilbilimcinin perspektifinden izlemek hikâyeye trajik bir derinlik katar.
Julianne Moore, Alice rolünde kariyerinin en iyi performansını sergileyerek En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ınıkazanmıştır. Moore, hastalığın ilerleyişini, Alice'in yaşadığı korkuyu, öfkeyi ve kabullenişi o kadar incelikli bir şekilde yansıtır ki, izleyici onunla birlikte zihninin içinde kaybolduğunu hisseder. Alice'in hırslı oyuncu kızı Lydia rolünde Kristen Stewart, annesiyle kurduğu en derin ve dürüst bağla şaşırtıcı bir performans sergilerken; eşi John rolünde Alec Baldwin, kariyeri ile eşine olan sevgisi arasında sıkışan adamın çaresizliğini yansıtır.
Yönetmenler Richard Glatzer ve Wash Westmoreland, filmi bir hastalık belgeseli tadında değil, Alice’in öznel deneyimine odaklanan duygusal bir yolculuk olarak kurgulamıştır. Filmin başarısı, Alzheimer’ı sadece bir yıkım olarak değil, insanın özündeki sevginin ve "an"da kalmanın kıymetini hatırlatan bir süreç olarak ele almasında yatar. Alice'in kendi kendine yaptığı bir konuşmadaki şu söz filmin ruhunu özetler: "Kaybetme sanatında ustalaşıyorum... ama ben acı çekmiyorum, mücadele ediyorum." Eleştirmenler, yapımı hastalığı sömürmeyen, dürüst ve son derece insani bir drama olarak nitelendirmektedir.
Bu yapım, özellikle insan psikolojisine ilgi duyan, hafıza ve kimlik kavramları üzerine kafa yoran ve güçlü kadın performanslarını izlemeyi seven her sinemasever için bir zorunluluktur. Aile içi dayanışma ve hayata tutunma temalarını işleyen hüzünlü ama ilham verici dramlardan hoşlananlar Still Alice’ten çok etkilenecektir. Ayrıca, Alzheimer hastalığına dair toplumsal farkındalığı artıran dürüst bir anlatım arayanlar için de en önemli referans kaynaklarından biridir.
Eğer bu filmin sunduğu hafıza kaybı ve aile dramı teması ilginizi çektiyse, bir babanın Alzheimer ile mücadelesini kızının gözünden anlatan Anthony Hopkins imzalı The Father veya yaşlı bir çiftin hastalıkla imtihanını işleyen Amour (Aşk) mutlaka listenizde olmalı. Benzer bir hüzün ve şefkat dengesi için Away from Her de güçlü bir alternatiftir.
2014 yapımı olan film (not: 2104 olarak yazdığınız yılı sistem 2014 olarak düzeltmiştir), Lisa Genova’nın aynı adlı çok satan romanından uyarlanmıştır. Filmin yönetmenlerinden Richard Glatzer, çekimler sırasında ALS hastasıydı ve ne yazık ki filmin başarısını tam olarak göremeden hayatını kaybetmiştir; bu durum filmin mücadele ruhuna ekstra bir anlam katmaktadır. Julianne Moore, role hazırlanırken Alzheimer hastalarıyla aylar geçirmiş ve onların deneyimlerini filme en doğru şekilde aktarmak için titizlikle çalışmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...