
Hikaye, sevimli ayımız Winnie the Pooh'un her zamanki gibi karnının acıkmasıyla başlar. "Karnı zil çalan" dostumuz, bir damla bal bulabilmek için yola koyulur ancak bu arayış beklediğinden çok daha karmaşık bir hal alır. Filmin merkezinde yer alan bu masum açlık, karakterimizin en saf ve komik hallerini ortaya çıkarıyor.
Macera, kasvetli ama bir o kadar sevilen eşek Eeyore'un kuyruğunu kaybetmesiyle derinleşir. Baykuş'un önerisiyle, Eeyore’a yeni bir kuyruk bulmak için koca bir yarışma düzenlenir. Winnie the Pooh ve arkadaşları, yaratıcı (ve bir o kadar tuhaf) çözümlerle arkadaşlarının bu sorununu çözmeye çalışırken, izleyiciyi kahkahalara boğan bir dayanışma örneği sergilenir.
Christopher Robin’den gelen bir not, orman sakinleri tarafından yanlış yorumlanınca işler iyice karışır. "Hemen Döneceğim" (Back Soon) ifadesini korkunç bir canavar olan "Backson" olarak anlayan ekip, dostlarını kurtarmak için cesaret dolu (!) bir plan yapar. Winnie the Pooh, Piglet, Tigger ve diğerleri, hayali bir canavara karşı kurdukları tuzaklarla heyecan verici bir serüvene atılırlar.
Bu film, Disney'in 2D el çizimi tekniğine sadık kaldığı son başyapıtlardan biri olarak ayrı bir öneme sahip. Suluboya arka planları ve karakterlerin kitap sayfalarıyla kurduğu etkileşimler, izleyiciye adeta bir hikaye kitabının içinde geziyormuş hissi veriyor. Winnie the Pooh, modern dünyanın karmaşasından uzaklaşıp sadeliğin güzelliğini keşfetmek isteyen herkes için mükemmel bir tercih.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...