
Animasyon
Jan Švankmajer tarafından yönetilen bu kısa film, orijinal adıyla "Daisies" ya da "Talk, Talk, Talk" olarak da bilinir. Film, bir odada karşılıklı oturan iki adamın bitmek bilmeyen diyaloglarını odağına alır. Ancak bu bir sohbet değil, kelimelerin nesneleştiği ve fiziksel birer saldırı aracına dönüştüğü tuhaf bir deneydir. Karakterler konuştukça, ağızlarından çıkan kelimeler somut nesneler haline gelir ve masanın üzerini doldurmaya başlar.
Švankmajer, günlük hayattaki sıradan konuşmaların ne kadar boş ve anlamsız olabileceğini, karakterlerin birbirini dinlemek yerine sadece kendi gürültülerini üretmelerini sarsıcı bir görsel dille eleştirir. İletişimin bir köprü kurmak yerine, insanlar arasına nasıl duvarlar ördüğünü anlatan film, bürokrasiden ikili ilişkilere kadar her türlü yapıdaki "boş konuşma" kültürünü yerden yere vurur.
Filmin başrollerinde yer alan aktörler, Švankmajer’in karakteristik stop-motion teknikleriyle bütünleşen bir oyunculuk sergiliyor. Karakterlerin mekanik hareketleri, abartılı mimikleri ve sürekli tekrar eden jestleri, onları birer insandan ziyade kurmalı birer bebeğe benzetiyor. Bu performans tarzı, karakterlerin duygularından arınmış, sadece konuşmaya programlanmış varlıklar olduğu hissini pekiştiriyor.
Oyuncuların sesleri ve kelimelerin fizikselleştiği sahnelerdeki koordinasyonları, filmin editoryal başarısının temelini oluşturuyor. Bir belgesel titizliğiyle ama sürrealist bir hayal gücüyle yönetilen kadro, izleyiciye rahatsız edici derecede gerçekçi bir absürtlük sunuyor.
Çek sinemasının dahi ismi Jan Švankmajer, bu kısa metrajlı yapıtında stop-motion animasyon ile canlı aksiyonu kusursuz bir şekilde harmanlıyor. 1993 yılında "En İyi Kısa Animasyon" dalında Oscar adaylığı kazanan yapım, yönetmenin insan doğasına duyduğu derin şüpheyi ve mizahi eleştiriyi yansıtıyor. Filmin temposu, kelimelerin birikmesiyle artan bir klostrofobi hissi üzerine kurulu. Ses tasarımı, çiğneme, yutkunma ve kağıt hışırtısı gibi sesleri ön plana çıkararak izleyicinin duyularını kışkırtıyor.
Sürrealizmden hoşlananlar, absürt tiyatro meraklıları ve stop-motion sanatının sınırlarını merak eden izleyiciler bu filmi mutlaka görmeli. Özellikle biyografi niteliğinde karakter çalışmalarını değil de, toplumsal kavramları simgeler üzerinden anlatan yapımları sevenler için eşsiz bir dökümandır. İletişim kopukluğu üzerine kafa yoran sosyologlar ve sanat öğrencileri için de zihin açıcı bir görsellik sunar.
Bu film, kelimelerin havada uçuşan soyut kavramlar olmadığını, bazen birer çöp yığını gibi hayatımızı nasıl işgal edebileceğini gösteriyor. Švankmajer’in yaratıcılığı, izleyiciye bildiği dünyayı tamamen yabancılaştırarak sunmasında yatıyor. Sadece birkaç dakika içinde, yıllarca süren bir evliliğin veya bürokratik bir toplantının tüm anlamsızlığını bu denli güçlü anlatan başka bir yapım bulmak zordur.
İletişimin İmkansızlığı: Konuşmanın anlamı yok ettiği ve insanların birbirini duyma yetisini kaybettiği gerçeği.
Nesneleşme: Kelimelerin, duyguların ve hatta insanların fiziksel birer eşyaya dönüşmesi.
Kısırdöngü: Hiçbir yere varmayan, sürekli kendini tekrar eden eylemlerin absürtlüğü.
Jan Švankmajer’in diğer başyapıtları olan Alice veya Dimensions of Dialogue benzer bir görsel dili paylaşır. Ayrıca absürt sinemanın bir diğer ustası olan Roy Andersson’ın A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence gibi dram filmleri de aynı varoluşsal boşluk ve anlamsızlık temasını işler.
Film, yönetmenin 1982 yapımı başyapıtı "Dimensions of Dialogue" filmindeki bazı temaları daha farklı bir kurguyla yeniden ele alır.
Švankmajer, filmlerinde genellikle yiyecekleri, günlük nesneleri ve ağız hareketlerini kullanarak izleyicide fiziksel bir tiksinme ya da aşırı farkındalık yaratmayı amaçlar.
Filmdeki seslerin çoğu, stüdyoda hiper-gerçekçi bir yaklaşımla kaydedilmiş ve görüntünün etkisini artırmak için abartılmıştır.
Filmde kelimeler anlamlarından ziyade fiziksel varlıklarıyla yer aldığı için, izleyicinin karakterlerin ne söylediğini tam olarak anlamasına gerek yoktur; önemli olan konuşma eyleminin yarattığı gürültü ve birikimdir.
Oyuncuların konuşma hızları ve masada biriken nesnelerin hareketleri, kare kare fotoğraflanarak stop-motion tekniğiyle canlandırılmış, böylece gerçekliğin ritmiyle oynanmıştır.
Evet, Švankmajer’in pek çok eseri gibi bu film de özellikle totaliter sistemlerdeki boş retorikleri ve insanların birbirini anlamaktan koptuğu bürokratik yapıları sembolik olarak eleştirir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...