
Wildling, çocukluğunu "Baba" dediği gizemli bir adam tarafından bir odada kilitli tutularak geçiren genç Anna'nın hikayesine odaklanıyor. Anna, dış dünyadan tamamen izole edilmiş bir şekilde büyürken, dışarıda çocukları yiyen korkunç yaratıkların olduğuna dair hikayelerle korkutulur. Ancak her kapalı kapı gibi, Anna’nın odası da sonsuza dek kilitli kalmayacaktır.
On altı yaşına geldiğinde yerel şerif tarafından kurtarılan Anna için asıl mücadele o zaman başlar. Wildling, Anna’nın modern dünyaya uyum sağlama çabasını ve sosyal kuralları öğrenmesini incelikle işliyor. Fakat Anna’nın bedeni değiştikçe, geçmişinde anlatılan o korkunç hikayelerin sadece birer masal olmadığına dair şüpheler uyanmaya başlar.
Filmin en güçlü yönlerinden biri, ergenlik dönemindeki fiziksel ve duygusal değişimleri doğaüstü bir metafor olarak kullanmasıdır. Wildling, izleyiciye "canavar" kavramını sorgulatırken, asıl tehlikenin ormandaki yaratıklardan mı yoksa insanların içindeki ön yargılardan mı kaynaklandığını merak ettiriyor. Anna, kendi doğasını keşfettikçe vahşi içgüdüleriyle insani duyguları arasında sıkışıp kalır.
Bel Powley’nin büyüleyici performansı, Wildling filmine derinlik katarken ona usta oyuncular Liv Tyler ve Brad Dourif eşlik ediyor. Film, karanlık atmosferi ve Toby Oliver’ın (Get Out) sinematografisiyle birleşerek izleyiciyi içine çeken melankolik bir dünya yaratıyor. Eğer türlerin iç içe geçtiği, klişelerden uzak bir fantastik drama arıyorsanız, bu film tam size göre.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...